Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6250 E., 2025/7481 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6250 E., 2025/7481 K. (07.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6250
Karar No
2025/7481
Karar Tarihi
07.10.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/6250 E. , 2025/7481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/72 E., 2025/163 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ...'daki işyerinde 20.08.20 12... .06.2014 tarihleri arasında ekskavatör operatörü olarak net 2.000,00 USD ücretle çalıştığını, işyerinde 06.30-17. 30... .30-05.30 arasında iki vardiya hâlinde çalışma yapıldığını, ancak müvekkilinin gündüz vardiyasında 19.30-20.00'ye kadar, gece vardiyasında ise 07.30-08.00'e kadar çalışmaya devam ederek fazla çalışma yaptığını, davacının bir ayda üç hafta tatilinde çalıştığını, dinî bayramların ilk gün haricinde tüm diğer ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, ancak pasaportun iade edilmeyerek müvekkilinden ailevi sebeplerle istifa ettiğine dair imzalı yazı alındığını belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 29.07.2012 tarihinde davalı Şirketin ...ortağı olarak faaliyet gösterdiği ...'ndaki işyerinde çalışmaya başladığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre ... hukukunun uygulanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının eşinin hastalığından dolayı işi bırakmak zorunda kaldığını, iş sözleşmesinin istifa ile sonlandığını, hak ettiği tüm alacakların ödendiğini, davacının da tüm alacağını aldığına ilişkin ibraname imzaladığını, davacının iş sözleşmesine göre fazla çalışma ücretinin ücretin içinde belirlendiğini, daha fazla çalışma yaptığı durumlarda yaptıkları çalışmanın ücretinin o ayki ücretleri ile birlikte ödendiğini, hafta tatili olan cuma günleri çalışma yapılmışsa bunun da yine puantaj cetvelinde belirtildiğini ve yine ücretinin aynı şekilde ödendiğini, davacıya sözleşmesine uygun olarak hafta tatili kullandırıldığını, çalıştığı hafta tatili ücretlerinin de kendisine o ay itibarıyla ödendiğini, ...'daki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde izin verildiğini ve tatil yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... ile diğer davalı ... arasında hiçbir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, müvekkili Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği çalışma şart ve koşullarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının talep etmiş olduğu alacaklar zamanaşımına uğradığından reddi gerektiğini, davacıya ait hiçbir bilgi ve de belgenin müvekkili Şirket bünyesinde bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli kararı ile; davacının 28.03.2012-10.06.2014 tarihleri arasında davalı yanında iş sözleşmesi ile en son aylık net 2.000,00 USD ücretle çalıştığı, davacının, iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi ve geç ödenmesi nedeniyle haklı olarak feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davalı Şirketlerin alacaklardan birlikte sorumlu oldukları, emsal içtihat doğrultusunda davada Türk mevzuatının uygulandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 04.07.2023 tarihli kararı ile; taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinin İngilizce dilinde yapılması ve davacının bu dili bildiğinin ileri sürülüp kanıtlanamaması, Türkçe çevirisinde davacının imzasının ve kabulünün bulunduğunun kanıtlanamaması nedenleriyle taraflarca bir hukuk seçimi yapıldığının kabul edilemeyeceği, davacının davalı Şirket tarafından yurt dışında çalışmak üzere gönderildiği, yurt dışı işyerinde davalının organik bağ içerisinde bulunduğu ve o yer mevzuatına göre kurulmuş Şirkette çalıştırıldığı sabit olduğundan Türk hukukunun uygunlanmış olmasının hukuka uygun olduğu, davacının ödenmemiş işçilik alacağı bulunduğundan kıdem tazminatını hak ettiği, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tanık beyanları ile uyumlu olarak hukuka uygun belirlendiği gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunan çalışma döneminde Umman Sultanlığı hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... İş Kanunu'na göre dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalılar tarafından usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, davacının talep ettiği tüm işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı ... Şirketinin cevap dilekçesinde yabancı hukuk uygulanması yönünde itirazının bulunmadığını, bu nedenle bu Şirket yönünden Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Anayasa Mahkemesi iptal kararına göre sıkı ilişkili hukukun uygulanması gerektiğini, sıkı ilişkili hukukun uygulanması gerektiğini, sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı noktalarında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen ve yukarıda açıklanan gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ef550fe0696507cb 2f2f02ad7b8409ad

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı