Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6105 E., 2025/7711 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6105 E., 2025/7711 K. (13.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6105
Karar No
2025/7711
Karar Tarihi
13.10.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/6105 E. , 2025/7711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/290 E., 2025/813 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/48 E., 2024/218 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... takımında 2017-2018 sezonunda sporculuk yaptığını, buna ilişkin özel sözleşme imzaladığını, müvekkilinin ... ile sözleşme imzaladığını, imzalanan sözleşme gereği görevini ifa ederken Kulübün gayri faal duruma düşürüldüğünü ve sözleşme gereği olan bedelin müvekkiline ödenmediğini belirterek ücret alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava konusu ettiği sözleşmenin diğer davalı ... ile imzalamış olduğunu, Derneğin ve Şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, diğer davalı ... Derneğine sadece müvekkili Derneğe ait logonun kullanım hakkının verildiğini, idari, mali ve diğer tüm yönlerden bağımsız olarak idare edilen davalı ... Derneğinin müvekkilleri ile hiçbir bağının bulunmadığını, davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 48. maddesinde öngörülen teminat yatırılmasına ilişkin dava şartının ihlal edilerek dava açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ile imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alındığında davanın tahkim şartına uygun şekilde ikame edilmemesi nedeniyle de usulden reddi gerektiğini, alacaklara ilişkin arabuluculuk süresinin usulüne uygun şekilde yürütülmediğini, davacının talep etmiş olduğu tutarın hangi döneme ve neye ilişkin olduğunun hem dilekçe içeriğinden hem de sonuç ve istemden anlaşılamadığını, bu sebeple davanın esastan da reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ..., davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Derneğinin 06.11.2008 tarihli ve 189 sayılı Yönetim Kurulu kararı diğer davalı ... Basketbol Kulübü Derneğine Kulübün ismini ve logosunu kullanım izni verildiği, her üç davalının adreslerinin ve iletişim numaralarının dava konusu dönemde aynı olduğu, davalılardan Trabzonspor Kulübü Derneğinin ve davalı ... Derneğinin yöneticilerin ortak olduğu, aynı kişilerin farklı zamanlarda her iki Dernekte de görev aldığı, güven teorisi davalıların ücret alacağı yönünden davacıya karşı birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü site sayfasında yer alan 1954 tarihli Lahey Sözleşmesi ile teminat muafiyeti tanındığı, karşılıklılık esasına göre sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında ...'nın da yer aldığı, davacı Litvanya vatandaşı olduğundan teminat yatırmadan muaf olduğu, buna göre davacının toplam 46.500,00 USD alacağından davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline dair davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emsal dosyalara ilişkin verilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/12620 Esas, 2024/15294 Karar ve 2024/9332 Esas, 2024/15295 Karar sayılı ilâmlarında; "İş sözleşmesinin kurulması sırasında davacı sporcunun alacaklarının davalı ... tarafından karşılanacağı hususunda söz ve davranışlarla davacı tarafta güven oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla güven teorisi uyarınca, davacının alacaklardan davalı ... Derneğinin sorumlu tutulması yerindedir. Dairenin uygulamasına göre sadece organik bağdan söz edilerek işçilik alacaklarından aralarında bağlantı bulunan işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidilmesi veya birden fazla işverende geçen çalışmalar için sadece bir işverenin sorumluluğunun yeterli görülmesi mümkün değildir. Tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunması, çalışma döneminin tamamına ilişkin alacaklardan işçinin çalışmış olduğu her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Zira sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir. İşçilik alacaklarının hesabında, hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için işverenler arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir. Davalı ... ... ile diğer davalılar arasında salt organik bağ bulunması, davacı ile davalı ... ... arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu sonucunu doğurmaz. Davalı ... ... ile diğer davalılar arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam gibi davalı ... ...'nin birlikte sorumlu tutulmasını gerektirecek bir hukuki ilişkinin varlığı ispat edilmiş değildir. Ayrıca salt organik bağın varlığı, davalılar arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli de değildir. Şu hâlde davalı ... ..., davacının diğer davalı ... ... geçen çalışmalarından sorumlu tutulamaz. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir," şeklinde davalıların sorumluluk durumlarının belirlendiği, buna göre İlk Derece Mahkemesince davalı ... ... ile müteselsil sorumluluğuna karar verilmesi yerinde ise de, davalı ... ...'nin dava konusu alacaklardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve 46.500,00 USD ücret alacağının davalılar Trabzonspor Kulubü Derneği ve Trabzonspor Basketbol Kulübü Derneğinden müştereken ve müteselsilen tahsiline; davalı ... ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... ... yönünden husumetten ret kararı verilmesine rağmen müvekkili aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkili bakımından davanın husumetten reddi gerektiğini, zira davalı ... ile aralarında organik bağ bulunmadığını, salt organik bağın varlığının dahi davalılar arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli olmadığını, diğer davalı ... ... alacaklardan sorumlu tutulması gerektiğini, b. Davacının 5718 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca teminat yatırma zorunluluğunu yerine getirmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, c. Davacının talep etmiş olduğu tutarın hangi döneme ve neye ilişkin olduğu hem dilekçe içeriğinden hem de sonuç ve istemden anlaşılamadığını, d. Dosya içerisinde yer alan 09.05.2022 tarihli mütalaa ile İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararlarının çeliştiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılardan ... pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı ve bu bağlamda dava konusu ücret alacağından sorumlu olup olmadığı, 5718 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca davacı tarafça teminat yatırılma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı ve davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... ... Derneği vekilinin tüm; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin(Tarife) 7/2 hükmünde; "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesi yer almaktadır. Davacı ve davalılar ... ile ... vekillerinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, Dairemizin 26.11.2024 tarihli ve 2024/12620 Esas, 2024/15294 Karar; 2024/9332 Esas, 2024/15295 Karar sayılı emsal ilâmları uyarınca yerinde olarak ... yönünden husumetten ret kararı verilmiş ise de; bu ret sebebiyle davacı aleyhine Tarife'nin 7/2 hükmü gözetilmeden vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... Kulubü Derneğinin tüm; davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "Davalı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözetilerek belirlenen 254.728,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...'ye ödenmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 hükmü gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...'ye verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı ... Derneğine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0423281ae8aa7cbf a5888ccf64eec215

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı