9. Hukuk Dairesi 2025/5790 E. , 2025/8450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/650 E., 2025/136 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ...’daki ... Projesinde personel şefi olarak 18.07.2012-17.04.2016 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça sona erdirildiğini, ilk iki sene haftanın 7 günü 08.00-00.00 saatleri arasında çalıştığını, işyerinde manyetik kart ile giriş-çıkış yapıldığını, sonraki dönemde haftanın altı günü, 08.00-21.00 arasında, iki haftada bir hafta sonu çalıştığını pazar günleri ise 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, 01.08.2014 tarihine kadar 1.800,00 Amerikan doları (USD) 01.08.2014 ile fesih tarihine kadar ise net 2.500,00 USD ücret aldığını, kıdem tazminatı olarak 5.209,00 USD ödendiğini, ihbar tazminatı olarak 8 haftalık ihbar tazminatı bulunduğunu, bunun dört haftası için 2.529,00 USD ödendiğini, kalan dört haftasının ödenmediğini, davacının çalıştığı süre göz önüne alındığında 2.500,00 USD ihbar tazminatı alacağının bulunduğunu, 30 günlük ücretli izni bulunduğunu ve işveren tarafından 1.389,00 USD ödendiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının tüm hak edişlerinin ödendiğini, davacının 18.07.2012-17.04.2016 tarihleri arasında puantör olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin geçerli nedenlerle feshedildiğini, iş sözleşmesinde davacının ücretinin 778,00 USD olarak belirlendiğini, 01.11.2012 tarihinden itibaren 833,00 USD olduğunu, 01.08.2014 tarihinden itibaren 1.389,00 USD olarak belirlendiğini, iddia edilen çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kullanmadığı izinlerinin karşılığı olan ücretin eksiksiz şekilde ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli tarihli kararı ile; dosyada mevcut tanık anlatımları ücret ödemesine ilişkin banka kayıtları, davalı tarafından sunulan banka ekstreleri, emsal ücret araştırma sonuçları ve personel değişiklik formu örneği ve davacı tarafından sunulan "ücret listesi" başlıklı belge hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının net 2.500,00 USD ücret aldığı, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından feshedildiği, davacı tarafça dosyaya sunulan 28.04.2012- 31.05.2015 tarihlerini kapsayan giriş çıkış kayıtlarına göre fazla çalışma alacağının tespit edildiğini, ulusal bayram ve genel tatil alacağı bakımından bu kayıtlar ve 2012 Temmuz, 2015 Kasım-Aralık, 2016 Ocak-Şubat-Mart aylarını kapsayan puantaj kayıtlarına göre davacının ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının belirlendiğini, davacı tarafça sunulan 2014 Temmuz-Ağustos-Eylül aylarına ilişkin puantaj kayıtları ile kayıt bulunmayan 2015 Kasım ayı dönemine ilişkin tanık beyanlarına göre hafta tatili alacağının hesaplandığını, davalı tarafça davacıya 30 gün karşılığında 1.389,00 USD ödeme yapılması nedeniyle davacının 30 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının mevcut belirlenen ücretinin 2.500,00 USD olduğu, bu yönüyle davacının bakiye 1.111,00 USD yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 21.05.2024 tarihli kararı ile davacının ücretinin net 2.500,00 USD olduğu, bilirkişi tarafından bizzat davalı işverence sunulan giriş çıkış kayıtları ile puantaj kayıtlarına itibar edilerek yapılan fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacak hesaplarının dosya kapsamına uygun olduğu, kayıtlara dayalı olarak hesaplama yapıldığından indirim yapılmamasında isabetsizlik bulunmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı hususunun davacıya 06.05.2016 tarihinde 5.209,68 USD kıdem tazminatı ve yine aynı tarihte 2.529,00 USD ihbar tazminatı ödeyen işverenin de kabulünde olduğu, davacının kabul edilen 2.500,00 USD ücreti üzerinden hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatından davalı işverence ödenen kıdem ve ihbar tazminatının mahsubu ile tespit edilen bakiye kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alındığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile davacının çalıştığı süre göz önüne alındığında 2.500,00 USD ihbar tazminat alacağı bulunduğunu belirttiği, bu beyanın davacı tarafı bağlayacağı gözetilmeden hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan net 2.969,94 USD ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Somut uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Davacının ücretinin hatalı olarak hesaplandığını, 3. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına dayanılarak hükmü kurulduğunu, 4. Bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, 5. Davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacağının bulunmadığını, 6. Davacının bir defa Türk lirası üzerinden seçim hakkını kullandıktan sonra artık bundan dönerek yabancı para talep edebilmesinin mümkün olmadığını, 7. Süresi içinde sunulmayan hiçbir bilgi ve belgeye muvafakatlerinin olmadığını yargılama esnasında beyan ettiklerini, ancak Mahkemece kanunen öngörülen sürelerin sona ermesinden sonra sunulan ve hukuken delil niteliğini haiz olmayan belgelere göre hüküm tesis edildiğini, 8. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ihbar tazminatı noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı temyiz giderinin karşı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.