Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/5562 E., 2025/7223 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5562 E., 2025/7223 K. (01.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5562
Karar No
2025/7223
Karar Tarihi
01.10.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/5562 E. , 2025/7223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/57 E., 2025/113 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ...'daki şantiyelerinde 05.03.1997 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar saha kalfası/inşaat teknikeri olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... (Eski ünvan:...) vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette belirli süreli olarak çalıştırıldığını, uyuşmazlığın ... kanunlarına tâbi olduğunu, iş sözleşmesinin belirli süre ve projenin sona ermesi ile kendiliğinden sona erdiğini, tazminatlara hak kazanamadığını, tüm hak ve alacakların ödendiğini ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunarak müvekkili Şirketin 02.04.2008 tarihinde kurulduğunu, hangi ülke ve işyerinde çalışıldığının somut olarak açıklanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesi haklı neden olmadan feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıldığı, davacının ödenmeyen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 16.05.2023 tarihli kararıyla; somut olayda yurda giriş ve çıkış kayıtları, konsolosluk yazıları, banka kayıtları, ... sitesi çıktıları ve Yargıtaydan geçerek kesinleşen emsal davalar ile tüm dosya kapsamından davalıların davacının işçilik alacaklarından birlikte sorumlu oldukları, kabul edilen hizmet süresinde bir hata bulunmadığı, taraflar arasında yabancı hukuk seçimi yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi bu hususun açık istinaf sebebi yapılmadığı, davacının ücretinin ve hüküm altına alacakların doğru belirlendiği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.12.2023 tarihli kararıyla; taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunmadığından mutad işyeri hukuku olan ... hukukunun tüm çalışma dönemi bakımından uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği, buna göre uzman bir bilirkişiden de denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek dava konusu alacaklar hakkında, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2024 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ... iş mevzuatı hükümlerinin dosyaya kazandırıldığı, ... hukukunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alındığı, usuli kazanılmış hakların da dikkate alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.11.2024 tarihli kararıyla; dava konusu alacak talepleri hakkında 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, dava dilekçesinde talep edilen miktarlar da dikkate alındığında, davalı tarafın ıslaha karşı yasal süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyarak yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, b. Anayasa Mahkemesi kararının somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiğini, c. Mutad işyeri hukukunun ..., daha sıkı ilişkili hukukun da Türk hukuku olduğunu, d. Somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, e. ... hukukunda zamanaşımına ilişkin bir düzenleme olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili vekili temyiz dilekçesinde; a. Husumet itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, b. Kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, c. Rus hukukuna göre tazminat hesaplamasında davacının başka bir işte çalışıp çalışmadığının araştırılmadığını, d. Hizmet süresinin ve ücretinin hatalı hesaplandığını, e. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, f. Tanıkların davacıyla birlikte çalışmadıklarını, davacının alacaklarının ödendiğini ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. ... hukukuna göre hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, b. Davacının hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, c. Salt davacı iddiası ile ücret tespiti yapılmasının ve davacının davaya konu alacaklarının hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini, d. Alacaklarının ödendiğini, e. Tanıkların davacıyla birlikte çalıştıkları dönem için tanıklık edebileceğini, f. Ayrıca davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanına itibar edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı noktalarında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f1eb6972e8663901 71de48086d0b8a2a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı