9. Hukuk Dairesi 2025/5557 E. , 2025/7245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/714 E., 2025/887 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... nezdinde alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken, ...'ın özelleştirilerek davalıya devredilmesi nedeniyle iş sözleşmesinin 18.06.2013 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin, 13.11.2013 tarihinde feshe bağlı işçilik alacaklarının tahsili amacıyla ... İş Mahkemesine dava açtığını ancak davanın reddedildiğini, diğer taraftan müvekkilinin, EÜAŞ'ın özelleştirilmesi nedeniyle iş kaybına uğradığından, sözleşmeli personel olarak istihdam edilmek için Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yazılı başvuruda bulunduğunu, başvurunun reddedilmesi üzerine ... 3. İdare Mahkemesinde dava açıldığını, Mahkemece dava konusu idari işlemin iptaline karar verildiğini ancak istinaf aşamasında kararın kaldırılarak davanın kesin olarak reddine karar verildiğini belirterek davacının iş sözleşmesinin 18.06.2013 tarihinde davalı işveren tarafından "kıdem tazminatına hak kazandıracak" şekilde feshedildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, yetki itirazında bulunduklarını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ... 1. İş Mahkemesinde davalı Şirkete karşı alacak davası açtığı, söz konusu davada "1475 sayılı yasanın 14/2 maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde, kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte her fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. Dosya kapsamında, davacının daha önceki işten çıkışlarına ilişkin, kıdem tazminatına hak kazanamadığına dair her hangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır" gerekçesi ile davacının 16.01.2012 ile 01.07.2021 tarihleri arasındaki çalışmalarının birleştirilerek taleplerin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın henüz istinaf incelemesinde olduğu, anılan dosyada yapılan değerlendirmenin sonucunun davacının talebini karşılayacak nitelikte olduğu bu nedenle yeniden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmas�� üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talep ettiği kıdem tazminatı ödenmesi konusunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 105. maddesi hükümleri gereğince açacağı bir eda davası ile mahkemeye taşıma imkânı bulunduğu, diğer taraftan; taraflar arasında görülen ... 1. İş Mahkemesinin 2021/49 esas, 2024/88 karar sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılamada da 18.06.2013 tarihinde iş sözleşmesinin feshedilip feshedilmediği iddialarının değerlendirildiği, eda davası açabilme durumu var iken davalı tarafça feshin kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde yapıldığının tespiti isteminde ne tür bir hukuki yarar olduğunun anlaşılamadığı, zira her eda davası aynı zamanda bir tespit talebini içerdiği, Mahkemece dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava açmakta hukuki yararının olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ef1d64237ea33ba4 5c1d964b9c2e9826