Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/4120 E., 2025/5371 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4120 E., 2025/5371 K. (24.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4120
Karar No
2025/5371
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/4120 E. , 2025/5371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/538 E., 2025/642 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, Dairenin bozma kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen 175.029,91 TL'nin, 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 22. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1 hükmüne eklenen 3. fıkra uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesinin bozulan karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işçinin müvekkili Bankanın ............... Şubesinde çalışmakta iken yaptığı suistimal niteliğindeki işlemler nedeniyle meydana gelen zararının tahsilini teminen, davacı Banka lehine davalıya ve davalının eşine ait taşınır ve taşınmazlar üzerinde tesis edilen ipotek ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yasal takip başlatıldığını, söz konusu yasal takip dosyasından davalıya ödeme emri tebliği sonrası davalı tarafından borca itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı tarafından davalı işçinin suistimal nitelikli işlemleri nedeniyle yapılan ödemelerin belli olduğunu, ayrıca davalı hakkında yaptıkları suç duyurusu üzerine İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/323 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini, yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporunda müvekkili Bankanın zarara uğradığının ve zararın meblağının belirlendiğini, kaldı ki davalının eylemine ilişkin hiçbir inkarının bulunmadığını, davalının araçlarını ve taşınmaz mallarını müvekkili Banka yararına rehin ve ipotek vermiş olmasının, bir kısım malını satarak müvekkili Bankaya ödemede bulunmuş olmasının bu durumu açıkça gösterdiğini ileri sürerek, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünün 2009/4483 Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine davalıların haksız yere yapmış olduğu itirazının iptali ile %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Karşıyaka 3. İş Mahkemesinin 26.12.2022 tarihli kararıyla; davacı ile davalılardan ... arasında görülmüş olan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/323 Esas sayılı dosyasının bozma sonrasında İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/243 Esas numarasını aldığı ve sanık ...'in yapılan yargılama sonucunda cezalandırılmasına karar verilerek hüküm kurulduğu, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2018/7570 Esas, 2018/9936 Karar sayılı ilâmı ile hükmün onandığının görüldüğü, bahse konu ceza dosyasına konu eylemler nedeniyle davacı ... Bankasının zararının karşılanması adına davalılar ... ve ... adına Karşıyaka 3. İcra Dairesinin 2009/4483 Esas, davalı ... adına Karşıyaka 3. İcra Dairesinin 2009/4485 Esas ve yine davalı ... adına Karşıyaka 3. İcra Dairesinin 2009/4484 Esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığı ve itirazlar üzerine sırayla itirazların iptali için Mahkemenin 2010/332 Esas, 2010/331 Esas ve 2010/333 Esas sayılı dosyalarının açıldığı, bunlardan 2010/333 Esas sayılı dosyada verilen karar istinaf incelemesinden geçtikten sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/3119 Esas, 2021/9514 Karar sayılı ilâmı ile hükmün bozulmasına karar verildiği ve bozma ilâmı ile söz konusu dosyadaki bilirkişi raporu değerlendirilerek somut olayda uygulanması gereken kriterlerin tespit edildiği, buna göre davalıların davacı Bankaya 258.142,21 TL asıl alacak ve 18.736,51 TL yasal faiz olmak üzere toplam 276.878,72 TL borçlu olduğu, davalının suistimalinden kaynaklı borcunun likit olduğu ve davacının icra inkar tazminatını hak ettiği gerekçesiyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 30.05.2023 tarihli kararı ile; Dairenin 12.02.2021 tarihli gönderme kararında belirtildiği üzere bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi, Sermaye Piyasası Kurumu uzmanı bilirkişi ile Ticaret ve Bankacılık Hukuku öğretim üyesi bilirkişilerinden oluşacak daha önce rapor vermemiş farklı üçlü bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınarak ve tarafları ve konusu aynı olan aynı Mahkemenin 2021/405 (eski 2010/333) Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/3119 Esas, 2021/9514 Karar sayılı ve sonrasında 24.01.2023 tarihli ve 2022/17315 Esas, 2023/1262 Karar sayılı kararları ile bozulması neticesinde bozma kararları da gözetilerek bunun yanında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmesinin hukuka uygun olması, delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalılar lehine reddedilen miktardan fazla vekâlet ücretine hükmedildiği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı Bankanın yaşanan zimmet olayı ile ilgili zararının tahsili amacı ile 16.06.2009 tarihinde Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünün 2009/4483 Esas, 2009/4484 Esas, 2009/4485 Esas sayılı dosyaları ile davalılardan almış olduğu teminatlarla ilgili ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin üç ayrı icra takibi başlattığı ve takiplere yapılan itirazlar neticesinde üç ayrı itirazın iptali davası açıldığı, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünün 2009/4484 Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz üzerine açılmış olan itirazın iptali davasında ise Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sonucunda verilen 25.05.2021 tarihli ve 2021/3119 Esas, 2021/9514 Karar sayılı; 24.01.2023 tarihli ve 2022/17315 Esas, 2023/1262 Karar sayılı kararlar ile takip tarihine kadar yapılan ödemelerin eksik dikkate alındığı gerekçesiyle zarar miktarından mahsup edilecek ödeme miktarlarına yönelik bozma yapılarak asıl alacak ve faizin yeniden tespit edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bahsi geçen icra dosyalarının farklı taşınır veya taşınmazların teminat gösterilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere ilişkin olmasına rağmen uyuşmazlık konusunu oluşturan zimmet olayı ile zarar miktarının, yapılan ödemelerin ve takip tarihlerinin aynı olduğu gözetildiğinde Mahkemece yapılacak işin Dairemizin 24.01.2023 tarihli ve 2022/17315 Esas, 2023/1262 Karar sayılı bozma ilâmı doğrultusunda tespit edilecek olan davalılarca yapılan ödemenin tam tutarı ile bu miktarın mahsubu neticesine göre ve özellikle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, hükme esas alınan heyet raporu doğrultusunda ve asıl alacak üzerinden davalıların % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hisse senetlerinin paraya çevrilmesinde esas alınan tarihin hatalı olduğunu, b. Mükerrer ödemeler dâhil edilerek hesaplama yapıldığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. c. Hesaplamaların ticari faiz oranı dikkate alınarak yapılması gerekirken yasal faizin esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılardan yapılan tahsilat ile davacının alacaklı olduğu miktara ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalıların Temyizi Yönünden Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı