9. Hukuk Dairesi 2025/4837 E. , 2025/5361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2210 E., 2025/683 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesinde Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilere de uygulanacağının hüküm altına alındığını, taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacıya her ay brüt asgari ücretin belirli bir oran fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılması gerektiğinin düzenlendiğini, ayrıca davacının ücretine toplu iş sözleşmesi uyarınca 6 aylık dönemlerde %4 oranında zam yapılması gerektiğini ancak davalı tarafça iş sözleşmesi dikkate alınmaksızın ücretlerin ödendiğini iddia ederek fark ücret, fark ilave tediye ile fark ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, 01.01.2019 tarihinden itibaren işçilerin 31.12.2018 tarihinde almakta oldukları ücretlerinin %4 zamlı hâli ile ödendiğini, davacının herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını, ikramiye ve ilave tediye ücretlerinin ödendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kocaeli 3. İş Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 9. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 10.10.2023 tarihli kararı ile; davacı işçinin kadroya geçişi aşamasında imzalanan ve dosyaya ibraz olunan 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin "Ücret" başlıklı 9. maddesindeki "İşçiye yapılacak ödemelere ilişkin hesap dönemi, her ayın 15'i ile bir sonraki ayın 14. günüdür. İş bu sözleşme süresince işçiye her ay 30 günlük asgari ücretin %22 fazlası üzerinden ödeme yapılır." şeklindeki düzenleme ile davacıya temel ücret olarak asgari ücretin %22 fazlasının ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığı, kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde ücretin her ay için ileriye etkili şekilde asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceği kararlaştırılmışsa sözü edilen kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, davacının ücretinin 01.01.2019 tarihinden itibaren anılan sözleşme hükmünün uygulanmaması nedeniyle eksik ödendiği, dosya içinde bulunan bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi hükümlerine göre asgari ücretin %22 fazlası bulunduğu ve uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre %4 zam yapılarak alacakların hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince davacının fark ücret alacağı, ilave tediye alacağı ve ikramiye fark alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, uygulanan faiz oranı ve faiz başlangıç tarihlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı Kurumun harçtan muaf olduğu gözetilmeden yargılama harcı ile yükümlü tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarihin her hâlükârda 01.11.2020 tarihi olması gerektiği, 01.11.2020 tarihinden sonraki dönem yönünden ise dava konusu taleplerin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda öngörülen prosedüre uygun olarak bağıtlanan toplu iş sözleşmeleri için sözleşmeden yararlanmanın sendika üyeliği, aidat ödeme gibi belirli şartlara tâbi olduğu gözden kaçırılmadan ve varsa işverence yapılan ödemeler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafın yargı harçlarından istisna veya muafiyeti bulunmamasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafın harçtan muaf olduğu gerekçesiyle yargılama harçlarından sorumlu tutulmamasının da hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı ile yapılan bireysel iş sözleşmesindeki asgari ücretin %22 fazlasına ilişkin ücret hükmünün yalnızca kadroya geçiş anındaki ücretin tespitine ilişkin olduğunu, 2. İş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesinin birlikte uygulanmasının mümkün olmadığını, 3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 4. Hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu, 5. Arabuluculuk ücreti ödenmiş olmasına rağmen arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 6. Lehlerine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosyanın duruşmalı olarak incelendiğini, taraflarınca bütün duruşmalara katılım sağlandığını, taraflarına ayrıca duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması ile istinaf duruşma vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda; taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi hükümlerine göre asgari ücretin %22 fazlası bulunarak 01.11.2020 tarihine kadar 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'ne göre belirlenen zamlar yapılmak suretiyle davacının ücretinin belirlendiği; 01.11.2020 tarihinden sonraki dönem yönünden ise İçişleri Bakanlığına Bağlı Yatırım izleme ve Koordinasyon Dairesi Başkanlıkları ve Bağlı İşyerleri için ... ve ... ... Sendikası (TÜHİS) ile Türkiye Kooperatif, Ticaret, Eğitim ve Büro İşçileri Sendikası (Koop-İş Sendikası) arasında imzalanan 22.10.2019 imza tarihli ve 15.07.2019 - 14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre hesaplama yapıldığı görülmektedir. TÜHİS ile Koop-İş Sendikası arasında imzalanan 22.10.2019 imza tarihli ve 15.07.2019 - 14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi'nin ücret artışlarını düzenleyen 38. maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "... d) İkinci yıl ikinci altı ay zammı: İşçilerin 14.01.2021 tarihindeki günlük brüt çıplak ücretlerine 15.01.2021 tarihinden geçerli olmak üzere %3 oranında zam yapılacaktır. Ancak, Türkiye İstatistik Kurumunun 2003=100 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Türkiye Geneli Haziran 2021 indeks sayısının, Aralık 2020 indeks sayısına göre değişim oranının %3’ü aşması halinde aşan kısmın tamamı, ikinci yıl ikinci altı ayının son günündeki ücrete takip eden ayın birinci gününden geçerli olmak üzere ilave edilecektir." Davacının 15.01.2021 tarihi ve sonraki dönem ücreti belirlenirken, 22.10.2019 imza tarihli ve 15.07.2019 - 14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre 14.01.2021 tarihindeki ücretine %3 oranında zam uygulanması gerekirken, bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmesi hükmü hatalı değerlendirilerek enflasyon farkının da zam oranına eklendiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde bu hatalı tespite değinilerek bu hatanın düzeltilmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna göre iş sözleşmesine göre davacının ücretinin asgari ücretin %22 fazlası (4.364,55 TL) olarak belirlendiği, bu miktara %3 zam uygulandığında davacının 2021 yılı Şubat ayındaki ücretinin 4.495,49 TL olduğu sonucuna varıldığı, ek hesap raporunun fark ücret alacağı kısmında bu şekliyle düzeltme yapıldığında davacının brüt 15.951,10 TL fark ücret alacağının bulunduğu, ek hesap raporu gerekçeli, denetime elverişli ve kapsamlı olduğundan belirtilen hesap hatası düzeltilmek suretiyle hükme esas alındığı, buna göre davacının brüt 15.951,10 TL ücret alacağının, brüt 385,70 TL ikramiye alacağının ve brüt 2.375,30 TL ilave tediye alacaklarının hüküm altına alındığı açıklanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, 22.10.2019 imza tarihli ve 15.07.2019 - 14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre davacının 2021 yılı ücretine yalnızca %3 oranında zam uygulanması gerektiği yönündeki kabulü yerinde ise de belirlenen ücret esas alınarak hüküm altına alınan brüt 15.951,10 TL ücret alacağı tutarının nasıl hesaplandığı açıklanmadığından, hüküm denetime elverişli değildir. Bölge Adliye Mahkemesince denetime everişli olacak şekilde fark ücret alacağı hesabının yapılması gerektiğinden karar bu yönüyle hatalıdır. 3. Diğer yandan, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının 2021 yılı ücreti belirlenirken bilirkişi ek raporunda hatalı şekilde hesaplama yapıldığı tespit edilmiş ise de; ilave tediye alacağı yönünden hatalı hesaplama içeren bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı görülmektedir. Belirtilen sebeple; ilave tediye alacağı da yapılacak ücret tespitine göre yeniden hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. 4. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2/4 hükmüne göre "Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur." Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı sonrasında duruşmalı yapılan inceleme neticesinde hüküm verilmesine göre davalı lehine istinaf duruşma vekâlet ücreti takdir edilmemesi de hatalıolmuştur.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.