9. Hukuk Dairesi 2025/3453 E. , 2025/4502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/890 E., 2025/111 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... Ortaklığına bağlı avukatlık bürosunda 28.04.2003-01.05.2013 tarihleri arasında avukat olarak çalıştığını, son ücretinin aylık 11.250,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin 01.05.2013 tarihinde davalı tarafından usulsüz şekilde feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işe başlama tarihinin 01.07.2009 olduğunu, işyerinde 16.04.2013 tarihine kadar sigortalı çalıştığını, 16.04.2013 tarihinde %0,55 pay ile Ortaklığa kabul edildiğini ve bu tarihten itibaren ortak statüsüne geçerek ortak olarak çalışmasına devam ettiğini, davacının işçi statüsünden ortak statüsüne geçmesinin kendi ... iradesi ile gerçekleştiğini, davalı tarafından feshedilen bir iş sözleşmesi söz konusu olmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı doğmadığını, davacının işe devamsızlığı, görevini yerine getirmemesi, bu konudaki uyarılara kayıtsız kalması gibi nedenlerle davalı ... Ortaklığının 31.03.2016 tarihinde aldığı karar ile 01.06.2016 tarihinden geçerli olmak üzere Ortaklıktan çıkartıldığını, davacının hak ettiği yıllık izinleri kullandığını, davacının İngiltere’deki bir avukatlık bürosunda çalıştığı 15.12.2011-15.12.2012 tarihleri arasındaki dönem için davalı ... Ortaklığından talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli kararı ile davacının talebinin sigortalı işçi olarak çalıştığı 01.05.2013 tarihine kadar olan döneme ilişkin olduğu, bu tarih itibarıyla işçi statüsünden ortak statüsüne geçişi yapılan davacının iş sözleşmesinin feshinin söz konusu olmadığı, karşılıklı irade mutabakatı ile davacının ortak statüsüne geçirildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verildiği, dosyası içerisinde mevcut ve davacının imzasını hâvi 08.03.2013 tarihli izin formunda davacının 08.03.2013 tarihi itibarıyla bakiye yıllık izninin 49,5 gün olduğunun belirtildiği, davacı işyerinde avukat olarak görev yaptığından 08.03.2013 tarihi itibarıyla bakiye yıllık izninin 49,5 gün olduğuna dair kendi imzasını taşıyan belgeye geçerlilik tanınması gerektiği, davacının 08.03.2013 sonrası 15.03.2013 tarihinden itibaren 3 gün daha yıllık izin kullandığının imzalı izin kayıtları ile sabit olduğu, işe giriş tarihine nazaran 28.04.2013 tarihi itibarıyla 20 gün daha yıllık izne hak kazanmış olduğundan bakiye 66,5 günlük yıllık izin ücreti alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 23.11.2023 tarihli kararı ile davacının avukat olarak çalışmaya başladığı davalı Ortaklık bünyesinde kendisine teklif edilen ortaklığı kabul etmesi nedeniyle 01.05.2013 tarihinde işten çıkışının yapıldığı, dosya arasında yazılı bir belge yer almıyor ise de davacının kendisine yapılan bu teklif nedeniyle önceki pozisyonundan daha kârlı bir duruma geçtiğinin kendisine ödemesi yapılan kâr paylarından anlaşıldığı, tüm dosya kapsamına göre davacının bu tarih itibarıyla iş sözleşmesinin tarafların ortak iradelerine uygun olarak sona erdiğine ilişkin Mahkeme kabulünde hata olmadığı, davacının 08.03.2013 tarihli bakiye yıllık izninin 49,5 gün olduğuna dair imzalı belge ile bu tarih sonrası kullanılan 3 gün izin ile yılın tamamlanması ile hak kazanılan 20 günlük izin durumuna göre davacının bakiye yıllık izin alacağının hüküm altına alınmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 23.11.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile davacının iş sözleşmesinin haksız şekilde davalı işveren tarafından feshedildiğinin kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, kabule göre de reddedilen alacak miktarına göre İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin isabetli olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği gerekçesi kıdem ve ihbar tazminatı hüküm altına alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Davacının iş sözleşmesinin feshedilmediğini, kendi rızası ile Şirket ortaklığına geçtiğini ve çalışmaya devam ettiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3af0fb459253e6bf 72b703b2cc61fba2 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/3453 E. , 2025/4502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/890 E., 2025/111 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... Ortaklığına bağlı avukatlık bürosunda 28.04.2003-01.05.2013 tarihleri arasında avukat olarak çalıştığını, son ücretinin aylık 11.250,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin 01.05.2013 tarihinde davalı tarafından usulsüz şekilde feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işe başlama tarihinin 01.07.2009 olduğunu, işyerinde 16.04.2013 tarihine kadar sigortalı çalıştığını, 16.04.2013 tarihinde %0,55 pay ile Ortaklığa kabul edildiğini ve bu tarihten itibaren ortak statüsüne geçerek ortak olarak çalışmasına devam ettiğini, davacının işçi statüsünden ortak statüsüne geçmesinin kendi ... iradesi ile gerçekleştiğini, davalı tarafından feshedilen bir iş sözleşmesi söz konusu olmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı doğmadığını, davacının işe devamsızlığı, görevini yerine getirmemesi, bu konudaki uyarılara kayıtsız kalması gibi nedenlerle davalı ... Ortaklığının 31.03.2016 tarihinde aldığı karar ile 01.06.2016 tarihinden geçerli olmak üzere Ortaklıktan çıkartıldığını, davacının hak ettiği yıllık izinleri kullandığını, davacının İngiltere’deki bir avukatlık bürosunda çalıştığı 15.12.2011-15.12.2012 tarihleri arasındaki dönem için davalı ... Ortaklığından talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli kararı ile davacının talebinin sigortalı işçi olarak çalıştığı 01.05.2013 tarihine kadar olan döneme ilişkin olduğu, bu tarih itibarıyla işçi statüsünden ortak statüsüne geçişi yapılan davacının iş sözleşmesinin feshinin söz konusu olmadığı, karşılıklı irade mutabakatı ile davacının ortak statüsüne geçirildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verildiği, dosyası içerisinde mevcut ve davacının imzasını hâvi 08.03.2013 tarihli izin formunda davacının 08.03.2013 tarihi itibarıyla bakiye yıllık izninin 49,5 gün olduğunun belirtildiği, davacı işyerinde avukat olarak görev yaptığından 08.03.2013 tarihi itibarıyla bakiye yıllık izninin 49,5 gün olduğuna dair kendi imzasını taşıyan belgeye geçerlilik tanınması gerektiği, davacının 08.03.2013 sonrası 15.03.2013 tarihinden itibaren 3 gün daha yıllık izin kullandığının imzalı izin kayıtları ile sabit olduğu, işe giriş tarihine nazaran 28.04.2013 tarihi itibarıyla 20 gün daha yıllık izne hak kazanmış olduğundan bakiye 66,5 günlük yıllık izin ücreti alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 23.11.2023 tarihli kararı ile davacının avukat olarak çalışmaya başladığı davalı Ortaklık bünyesinde kendisine teklif edilen ortaklığı kabul etmesi nedeniyle 01.05.2013 tarihinde işten çıkışının yapıldığı, dosya arasında yazılı bir belge yer almıyor ise de davacının kendisine yapılan bu teklif nedeniyle önceki pozisyonundan daha kârlı bir duruma geçtiğinin kendisine ödemesi yapılan kâr paylarından anlaşıldığı, tüm dosya kapsamına göre davacının bu tarih itibarıyla iş sözleşmesinin tarafların ortak iradelerine uygun olarak sona erdiğine ilişkin Mahkeme kabulünde hata olmadığı, davacının 08.03.2013 tarihli bakiye yıllık izninin 49,5 gün olduğuna dair imzalı belge ile bu tarih sonrası kullanılan 3 gün izin ile yılın tamamlanması ile hak kazanılan 20 günlük izin durumuna göre davacının bakiye yıllık izin alacağının hüküm altına alınmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 23.11.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile davacının iş sözleşmesinin haksız şekilde davalı işveren tarafından feshedildiğinin kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, kabule göre de reddedilen alacak miktarına göre İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin isabetli olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği gerekçesi kıdem ve ihbar tazminatı hüküm altına alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Davacının iş sözleşmesinin feshedilmediğini, kendi rızası ile Şirket ortaklığına geçtiğini ve çalışmaya devam ettiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3af0fb459253e6bf 72b703b2cc61fba2 ... ...