9. Hukuk Dairesi 2025/3806 E. , 2025/4503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/536 E., 2025/89 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.04.2005-19.08.2009 tarihleri arasında asgari ücretle halk otobüsü şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin siyasi nedenlerle işverenlikçe sona erdirildiğini, davacıya dört günlük ücret ve ihbar tazminatı olarak 1.420,70 TL ödeme yapıldığını belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.05.2013 tarihli kararı ile; yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 21.05.2013 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince, davacı hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasının sonucu beklenilerek davacının usulsüz eyleminin kesinleşmesi hâlinde kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesinde nöbetçi olduğu günlerde, 07.00-19.00, 21.30-01.00 saatleri arasında 15 saat 30 dakika çalıştığını beyan ettiği, buna göre nöbetçi olunan bu dönemde günlük 15 saat 30 dakika çalıştığının kabul edilmesi gerekirken, talep aşılarak günlük 18 saat çalıştığının kabulünün yanlış olduğu, ücret bordroları, banka kayıtları ve işyeri belgeleri ile davacının alacak talep ettiği aylar karşılaştırılarak, iddia edilen aylarda ücret alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile ücret alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 25.03.2016 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, davacının bakiye ücret alacağının bulunduğu, bozma doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporuna göre alacakların hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 25.03.2016 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile davacı işçiye yüklenen eylemin ceza davası konusu olduğu, ... ve fesih arasındaki illiyetin ceza davası sonunda maddi olgu olarak kesinleşeceği, ayrıca tarafların temyiz dilekçesindeki beyanlarında ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmeleri de dikkate alındığında söz konusu ceza davasının sonucu beklenmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının dava dilekçesinde ücret alacağı bakımından ödenmeyen ayları belirttiği, ayrıca dava açmadan önce davalı işverene gönderdiği ihtarnamede de ücret alacağı bakımından ödenmeyen aylar sayılarak toplamda 6.720,00 TL ücret alacağının ödenmediğini ileri sürdüğü, Mahkemece davacının ücret alacağına ilişkin ödenmediğini ileri sürdüğü aylar dikkate alınarak bu aylara ilişkin olarak davalı tarafından ödendiği ispatlanan miktar mahsup edilerek bakiye ücret alacağının hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı hakkında zimmet suçunu işlediğinden bahisle ceza davası açıldığı, davanın beraat kararı verilerek kesinleştiği, davalının feshin haklı nedene dayandığını ispatlayamadığı, davacının iddia konusu suçtan beraat ettiği de göz önüne alınarak kıdem tazminatına hak kazandığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacakları bakımından 12.10.2015 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre, ücret alacağının 19.01.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm altına alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Beraat kararının hangi nedenle verildiğinin kararın gerekçesinde açıklanmadığını, 2. Davacıya ücretlerinin ödendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ile ücret alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.