Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3228 E., 2025/5100 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3228 E., 2025/5100 K. (17.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3228
Karar No
2025/5100
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/3228 E. , 2025/5100 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2949 E., 2025/182 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Orhaneli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/421 E., 2022/191 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... AŞ'nin (............) alt ... nezdinde, aynı pozisyonda Kurum personeli de olmasına rağmen operasyon sorumlusu olarak çalıştığını ve talimatları davalı Kurum personelinden aldığını, davalı ile müvekkilinin kayden işvereni görünen şirketler arasındaki hizmet alımına dayalı hukuki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı asıl işveren ile alt işverenler arasındaki muvazaalı hukuki ilişkinin tespitiyle buna bağlı olarak davacının asıl işveren davalı Kurumun işçisi olduğunun tespiti ile kıdem tazminatı farkı, ücret farkı alacağı ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı, müvekkili İdarenin işçisi olmadığından müvekkilinin talep konusu yapılan işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığını ve davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini; ayrıca görev, yetki, derdestlik, kesin hüküm, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü süre itirazında da bulunduklarını, talep konusu yapılan alacakların zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, esasa ilişkin olarak davacının yapmış olduğu işin elektrik üretim işinden tamamen bağımsız olduğunu, bu nedenle muvazaa iddiasının yerinde olmadığını, açılan davada müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların müvekkili Teşekkülden hizmet alım ihalesi sonucu ihaleyi alan firmalar ile iş sözleşmesi imzaladığını, işverenlerinin bu firmalar olduğunu, davacının müvekkili Kurumdan talep edebileceği bir alacağın bulunmadığını savunarak davanın öncelikle usulden reddine Mahkeme aksi kanaatte esasa ilişkin değerlendirme yapılacaksa esasa ilişkin olarak belirttiği nedenlerle reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.dava dilekçesinde talep edilen kıdem tazminatı farkı ve tediye alacağı talepleri bakımından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, ücret farkı alacağı ve muvazaanın tespiti talepleri yönünden dosya tefrik edilerek yargılamaya bu alacak talepleri yönünden devam edilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları ve hizmet döküm cetvelinin celbedildiği, elektrik mühendisi, makine mühendisi ve hesap bilirkişi refakatiyle mahallinde keşif icrasıyla rapor alındığı, keşif mahallinde tanık beyanlarının alındığı, emsal nitelikteki 2019/153 Esas sayılı dosyaya sunulan bilirkişi raporundan bir suretin usul ekonomisi gereği işbu dosya arasına alınarak taraflara tebliğ edildiği, asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerektiği, 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un (4628 sayılı kanun) 5. maddesine 09.07.2008 tarih ve 5784 Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ve 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren fıkrasının; "Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri, gerekli hâllerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler.” düzenlemesini içerdiği; ilgili hüküm 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14.03.2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı kanun) 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 6446 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile "Lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler. Ancak, bu durum ilgili lisans sahibi tüzel kişinin lisanstan kaynaklanan yükümlülüklerinin devri anlamına gelmez. Hangi faaliyetlerin hizmet alımı yoluyla yaptırılabileceği Kurul tarafından belirlenir." şeklinde düzenleme getirildiği, 4628 sayılı Kanun gerekli hâllerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerinin hizmet alımı yoluyla verilebileceğini düzenlemiş olup 6446 sayılı Kanun'un ise bu hükmü yürürlükten kaldırarak Kurul tarafından belirlenecek işlerin hizmet alımı yoluyla verilebileceğini öngördüğü, Kurul tarafından hazırlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 29/2 hükmünde "Lisans sahibi, lisanstan kaynaklanan yükümlülükleri saklı kalmak koşuluyla, lisansı kapsamındaki faaliyetlerinden, bu Yönetmelik ile belirlenenleri hizmet alımı yolu ile gördürebilir." düzenlenmesinin bulunduğu, aynı Yönetmelik'in "Hizmet Alımı" başlıklı 48. maddesinde ise lisans sahibi tüzel kişilerin, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabileceklerinin düzenlendiği, ...'ın 27.07.2006 tarih ve 26241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ana Statüsü'nde, Şirketin amacının aynen "kamu yararını gözeterek, karlılık ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde, güvenli sürekli, kaliteli, verimli, düşük maliyetli, çevreyi gözetir elektrik enerjisi üretimi ve satışı faaliyetinde bulunmak" olarak belirtilmiş olduğu, SGK kaydından ve tanık beyanlarından davacının 01.04.2013-22.06.2015 tarihleri arasında ... Çimento İnşaat San. ve Tic. AŞ (...Şirket) bünyesinde çalıştığının anlaşıldığı, davacı her ne kadar ... çalışanı olduğu hâlde muvazaalı olarak SGK kayıtlarında alt işverende çalışıyor olarak gösterildiğini ileri sürmekteyse de Mahkemece dinlenen tanık beyanlarından, davacının kül cüruf (kül serpme) görevlisi olarak çalıştığı, davacının yaptığı işin tesisteki külün tahliyesi işlemleri olduğu, davalı Şirket ile...Şirketi arasında gerçek bir satış sözleşmesi bulunup bulunmadığının tespiti için tarafların ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve 03.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun denetlenmesi neticesinde davalı Şirket ile dava dışı Şirket arasında kül satımına ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu, davacının...Şirketi çalışanı olduğu ve yaptığı işin kül cüruf işi olduğu anlaşılmakla; davacının davalı Şirketin çalışanı olduğunun tespitine yönelik talebinin reddi gerektiği, ........ işçisi olduğunun tespitine bağlı olan ücret farkı alacağı talebinin de reddi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının yasal süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya sunulan 20.02.2007 tarihli Uçucu Kül Satış Sözleşmesi içeriğine göre dava dışı Şirket ile...Şirketinin davalı Şirketten kül satın alacağının kararlaştırıldığı, Mahkemece yapılan keşifte dinlenen tanık beyanlarından, davacının kül cüruf görevlisi olarak çalıştığı, davacının yaptığı işin tesisteki külün tahliyesi işlemleri olduğu, aynı mahiyetteki uyuşmazlıkta verilen ret kararının temyiz dentiminden geçerek kesinleştiği, davalı Şirket ile dava dışı Şirket arasında gerçek bir satış sözleşmesi bulunup bulunmadığının tespiti için tarafların ticari defterleri üzerinde Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve 03.12.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı Şirket ile dava dışı Şirket arasında kül satımına ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmakta olup bu doğrultuda Mahkemece, dava dışı...Şirketi ile ... arasında kül alım satımına dayalı ticari ilişki mevcut olduğu, davacının...Şirketi çalışanı olduğu ve yaptığı işin kül cüruf işi olduğu dikkate alınarak davacının muvazaa iddiasının ve buna bağlı fark işçilik alacaklarının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının, baştan itibaren davalı ...'ın işçisi sayılmasını gerektiren şartlar mevcut olmasına rağmen talebin reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, 2. Tanıkların davacının kül sepere tesisinde çalıştığını ve davacının yaptığı iş yapılmamış olsa asıl işin aksayacağını belirttiklerini, 3. Keşif sırasındaki gözlem ve tespitler ile tanık beyanları doğrultusunda dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da alt işveren Şirket işçilerinin Kurum işçileriyle beraber çalıştıkları ve aynı eşdeğer işi yaptıkları, talimatları Kurum yetkililerinden aldıkları, bu işçiler olmazsa hizmetin duracağı, alt işveren firma işçilerinin Kurum yetkililerinin verdiği işleri yaptıkları, alt işverene verilen işin işletmenin ve işin gereği ve teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler kapsamında olmadığının mütalaa edildiğini, 4. Davacının yapmış olduğu işin, asıl işin, yani elektrik üretiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu, emsal mahiyetteki dosyalara sunulan bilirkişi raporlarında,...Termik Santrali Üretim Hattı Şeması ve Üniteleri tablosunda da görüldüğünü, 5. Davalı Kurum ve dava dışı alt işveren Şirket arasındaki hizmet alımına dayalı hukuki ilişkinin muvazaalı olduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğunu, Kurumun asıl işi olan kül sepere işini alt işverenler eliyle gördürerek muvazaalı işlem yaptığını ve davacının başından itibaren Kurum işçisi sayılması gerektiğini, 6. Somut olayda davacı tarafın, kül serpme işçisi olarak ... çalışanı olduğu hâlde muvazaalı olarak SGK kayıtlarında alt işverende çalışıyor olarak gösterildiğini, tüm dosya kapsamına ve kesinleşen yargı kararlarına rağmen ret kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişkinin geçerli olup olmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile Mahkemece dosya kapsamına uygun gerekçeyle karar verilip verilmediği konularına ilişkindir. Dosya içeriğine göre davacı 01.04.2013-31.05.2014 tarihleri arasında dava dışı .............. Güvenlik ve Güvenlik Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. bünyesinde, 01.04.2014-07.09.2015 tarihler arasında ise yine dava dışı ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. nezdinde çalışmış olup...Şirketi nezdinde herhangi bir çalışma kaydı görünmemektedir. Bu durumda karar gerekçesinde yer alan "... davacının 01.04.2013- 22.06.2015 tarihleri arasında...Çimento İnşaat San. ve Tic. AŞ bünyesinde çalıştığının anlaşıldığı" yönündeki açıklama dosya kapsamına uygun olmayıp kararın bu yönüyle denetimi yapılamamaktadır. Şu hâlde Mahkemece yapılması gereken iş, davacının SGK kayıtlarına göre işvereni olarak görünen dava dışı şirketler ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin dosya kapsamına uygun bir biçimde ortaya konulması, varsa hizmet alım sözleşmelerinin de getirtilerek davacının uyuşmazlık konusu yapılan dönemde hangi ihale kapsamında çalıştığının belirlenmesi ve sonucuna göre dosya içeriğine uygun bir karar verilmesidir. Bu yön gözetilmeden eksik araştırma ve incelemeyle, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı