9. Hukuk Dairesi 2025/2707 E. , 2025/4864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2624 E., 2025/304 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/272 E., 2024/326 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde 02.11.2015-19.06.2023 tarihlerini arasında çalıştığını, çalışmalarının 02.01.2016 tarihine kadar davalının acentesi olan dava dışı D.K. üzerinden bildirildiğini ve bilahare iş sözleşmesinin davalı Şirkete devredildiğini, 2017 yılından itibaren insan kaynakları uzmanı olarak çalıştığını, 9.500,00 TL ücrete ilaveten yol ve yemek yardımı ile asgari geçim indirimi gibi ayni ve nakdi yardımların da davalı işverence karşılandığını, davacının fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmasına rağmen karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığı gibi karşılığının da ödenmediğini, işyerinde yol ücreti uygulamasının işçilerden onay alınmaksızın kaldırılacağının söylendiğini, 2023 yılı Haziran ayı yol ücretinin ödenmediğini, iş sözleşmesini bu nedenlerle ihtarname keşide etmek suretiyle haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, yol ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, haklı fesih iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı nedeniyle müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının fazla çalışma yapmayıp yasal çalışma saatleri içerisinde çalıştığını, aynı şekilde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmadığını, arızi olarak çalışması hâlinde karşılığı ücretlerinin bordroda tahakkuk ettirilerek kendisine ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı yıllık izinlerin son ücret bordrosunda tahakkuk ettirilerek ödendiğini, 2023 yılı Haziran ayı ücret bordrosundan da görüleceği üzere yol ücretinin ödendiğini, davacının fiilen çalıştığı günlere ilişkin yol ücreti ödendiğinden davacının yol ücreti talebinin ve bu nedenle çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapıldığına ilişkin iddiaların reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin işçilik alacakları ödenmediği gerekçesiyle işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği, 2023 yılı Haziran ayı ücret bordrosuna göre aylık brüt ücretin 11.176,50 TL olduğu, giydirilmiş brüt ücretinin ise 13.989,50 TL olduğu, 2023 yılı Haziran ayı ücret bordrosuna göre yol yardımı olarak yazılı tahakkuk tutarının banka kanalıyla ödendiği, bakiye 61,5 gün kullanılmamış izni olduğu, davalı işyerinde fazla çalışma yapıldığını söyleyen iki tanığın da davacıyla aynı ortamda çalışmadıklarını beyan ettikleri; tanık L.Z'nin davalı Şirketin ... şubesinde çalıştığını belirttiği, davalıya karşı davasının olduğunu beyan eden tanık Ş.Ç'nin ise beyanında; davacının Konya Bölge Müdürlüğüne bağlı olarak insan kaynakları uzmanı ünvanı ile çalıştığı, kendisinin davalı Şirketin Kayseri operasyon sorumlusu olarak çalıştığı, davacının bir dönem Karaman ilinde işten ayrılan şube müdürünün yerine çalışması olduğunu bildiği ancak Karaman'da kendisi ile birlikte hiç çalışmadığını beyan etmekle fazla çalışma iddiasının usulüne uygun olarak ispat edilemediği, tanık beyanlarına göre davacının dinî bayramlar ile 1 Ocak, 1 Mayıs ve 15 Temmuz dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılarak yapılan ödemelerin mahsup edildiği, ücret bordrolarında imza bulunan ayların dışlandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın davalıya ait işyerinde toplamda 7 yıl 228 gün süre ile aylık en son brüt 13.989,50 TL ücret ile çalıştığı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çıkış kodunun 48 (işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.) olarak Kuruma bildirildiği, dinlenen davacı tanıklarının davacı ile birlikte ve aynı dönemde çalışmasının bulunmadığı, buna göre davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığı yönündeki iddiasını usule uygun şekilde ispatlayamadığı anlaşılmakla fazla çalışma alacağı talebinin reddi yerinde ise de ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğu, davacının iş sözleşmesinin feshinde ve kıdem tazminatı bakımından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmiş olduğunu davalı işveren iddia ediyorsa ispat yükünün davalı işverende, davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği iddia ediliyorsa ispat yükünün işçiye ait olduğu, iş sözleşmesini fesheden tarafın bu fesih sebebiyle bağlı olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ileri sürülen istinaf sebepleri ve ihtarname içeriği dikkate alındığında davacı tarafça her ne kadar mevcut iş sözleşmesinin haklı sebeple feshettiği yönünde iddiada bulunulmuş ise de tüm dosya içeriğine göre davacının muaccel hâle gelip de ödenmemiş işçilik alacağının bulunmadığı, ihtarnamede ve dava dilekçesinde ileri sürülen diğer hususların davacı tarafça ispatlanamadığı, buna göre davacı tarafça yapılan feshin, haklı fesih kapsamında bulunmayacağı ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağı anlaşılmış olmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin yerinde bulunduğu, yıllık ücretli izin alacağına ilişkin olarak davalı vekilinin, yol yardımı alacağına yönelik olarak ise davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen sebeple sınırlı olarak kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne; yıllık ücretli izin alacağı talebinin kabulüne, diğer talepler yönünden ise davanın reddine dair karar verilmiştir:
V. TEMYİZ Davacı vekili temyiz başvurusunda; 1. Kıdem tazminatı talebinin reddilmesinin hatalı olduğunu, zira davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının dosya kapsamıyla ve dinlenen tanıkların anlatımlarıyla sabit olduğunu, bu bağlamda Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki tespitlerinin hatalı ve sehiv neticesi olduğunu, 2. Davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının ispat edilmesine rağmen karşılığı hak ettiği ücretlerinin ödenmediğini ve iş sözleşmesini bu yüzden haklı nedenle feshettikleri için kıdem tazminatına hak kazandıklarını, talebin reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 3. Talep konusu yapılan ve hüküm altına alınmayan tüm alacaklar yönünden kararı temyiz ettiklerini, kararın davacının anayasal haklarını ihlal ettiğini beyanla ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yol yardımı alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile bu bağlamda iş sözleşmesini feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığına ve buna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta; her ne kadar davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlayamadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de dosya içeriğindeki bir kısım ücret bordrolarında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya ilişkin tahakkukların bulunduğu ve bordroda tahakkuk ettirilen ücret tutarının davacıya ödendiği, davacının ücreti konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gibi davacının bu çalışmaların karşılığında tarafına eksik ücret ödendiği yönünde de bir iddiası bulunmadığının anlaşılması karşısında bu husus sonuca etkili görülmemiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla isabetlidir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıdaki paragrafta yer alan ilave gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a85d77694fb6fa68 21895c3a73ed3fbd