Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/881 E., 2025/4890 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/881 E., 2025/4890 K. (27.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/881
Karar No
2025/4890
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/881 E. , 2025/4890 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2720 E., 2024/3542 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 43. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/125 E., 2024/348 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat .. .... ile davalı vekili Avukat ... ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde 09.06.2012-29.12.2017 tarihleri arası alçı seramik ustası olarak aylık net 1.800,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız şekilde feshedildiğini, müvekkilinin haftanın 7 günü 07.00-19.00 saatleri arası çalıştığını, iş yoğunluğuna göre gece 23.00'e kadar çalışmasının olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil döneminde de çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... Gayrimenkul Yat. İnş. Turz. İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti. (... Gayrimenkul Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki, husumet ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı işçi ve davalı Şirket arasında hiçbir zaman iş ilişkisinin söz konusu olmadığını, davalı Şirketin yurt dışı şantiyesinin ve faaliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 09.06.2012- 29.12.2017 tarihleri arasında aylık net 1.500,00 USD ücret ile çalıştığı, hizmet süresine göre toplam 70 gün yıllık ücretli izne hak kazandığı, davalı tarafça iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağı şekilde sonlandırıldığının ispatlanamadığı, tanık beyanlarına göre fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki ilâmına göre yurt dışında kurulan firmanın hâkim ortağı Türk firması ise yurt dışında bu işyerinde çalıştırılan işçilerin hâkim ortağa karşı dava açmalarının mümkün olduğu, somut olayda davacı tarafından davalı Şirketin, davacının yurt dışında çalıştığı dava dışı OOO .. Şirketinin hâkim ortağı olduğunun iddia ve ispat edilmediği, organik bağ iddiasında tek delil olarak davalı Şirketin ve dava dışı OOO ... Şirketinin bir ortağının/temsilcisinin aynı kişi olmasına dayanıldığı, bu açıklanan gerekçeyle davalı ile dava dışı OOO ....... Şirketi arasındaki ilişki davalının sorumluluğu yönünden ispat edilemediğinden açıklanan nedenlerle davalı ... Gayrimenkul Şirketi hakkında açılan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın tarafı sıfatı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Davalı Şirkete karşı açılan emsal davalarda davalı Şirket ile dava dışı Şirket arasında fiilî ve organik bağ olduğu, işçileri birlikte istihdam ettiği hususlarının ispatlandığını, 2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin emsal kararında davalı Şirket ile dava dışı Şirket arasında fiilî ve organik bağın bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinden bozma kararı verildiğini, 3. Davalı Şirket ile dava dışı Şirketinin yetkililerinin ve faaliyet alanlarının aynı olduğunu, davacının çalıştığı projeyi birlikte yürüttüklerini, davacının işe alım sürecinin davalı Şirket tarafından yürütüldüğünü, vb durumlara göre davalı Şirket ile dava dışı Şirket arasında fiilî ve organik bağın mevcut olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş sözleşmesine uygulanması gereken hukuk, davacının dava dışı OOO ... Şirketi nezdinde geçen çalışmalarından davalı ... Gayrimenkul Şirketinin sorumlu tutulup tutulamayacağı hususlarındadır. 1. Grup şirketleri veya holdingler bünyesinde yer alan çalışmalar açısından; çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında grubun başka şirketlerine hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan bu şirketler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Sadece şirketler arasında organik bağdan söz edilerek işçilik alacaklarından aralarında bağlantı bulunan işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidilmesi veya birden fazla şirkette geçen çalışmalar için sadece bir şirketin sorumluluğunun yeterli görülmesi mümkün değildir. Belirtmek gerekir ki aynı gruba ait olan şirketlerin aralarında organik bağ bulunması olağandır. İşçilik alacaklarının belirlenmesi noktasında, kural olarak aynı gruba ya da holdinge bağlı farklı tüzel kişiliği haiz şirketlerde geçen hizmetlerin birleştirilmesi mümkün olmaz. Bu gibi durumlarda işçilik alacaklarının hesabında, hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için şirketler/işverenler arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir. 2. Tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunması, çalışma döneminin tamamına ilişkin alacaklardan işçinin çalışmış olduğu her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Zira sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir. 3. Türk uyruklu kişilerin yabancı ülkelerde o ülke vatandaşları ya da şirketleriyle birlikte kurdukları şirketler aracılığıyla aldıkları işler kapsamında çalıştırdıkları Türk işçilerinin alacaklarından yabancı kişinin şirketteki pay durumuna göre Türk firmasının sorumluluğunun irdelenmesi gerekir. Yabancı kişinin ortaklığı; gerçek bir ortaklık olmayıp o ülkede iş yapabilmek amacıyla salt bir formalitenin yerine getirilmesinden ibaret ise işçilik alacaklarına karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınmak hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Bu durumda Türk firmasının sorumluluğu söz konusu olur. 4. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili; davacının, davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde aralarında organik bağ olan alt işveren OOO ...hstroy Şirketine bağlı olarak çalıştığını, iki Şirketin ortaklarının aynı olduğunu ve aynı iştigal konusunda faaliyet gösterdiklerini bu nedenle davacının işçilik alacaklarından davalı ... Gayrimenkul Şirketinin de sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise davacının işvereninin dava dışı OOO .. adlı Şirket olduğunu, davacı ile davalı Şirket arasında herhangi bir iş ilişkisi mevcut olmadığını, organik bağ bulunmadığını savunarak davanın husumet yönünden reddini istemiştir. 5. Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafından davalı Şirketin, davacının yurt dışında çalıştığı dava dışı OOO ... Şirketinin hâkim ortağı olduğu iddia ve ispat edilmediği, organik bağ iddiasında tek delil olarak davalı Şirketin ve dava dışı OOO ... Şirketinin bir ortağının/temsilcisinin aynı kişi olmasına dayanıldığı, bu açıklanan gerekçeyle davalı ile dava dışı OOO ... Şirketi arasındaki ilişki davalının sorumluluğu yönünden ispat edilemediği gerekçesiyle davalı Şirketin davacının alacaklarından sorumlu olmadığı kabul edilmiş ise de yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. 6. Davacı taraf, dava dilekçesine ekli delil listesinde ticari sicil kayıtlarına ve işyeri kayıtlarına dayanmış, davalı taraf da cevap dilekçesinde işyeri kayıtlarının istenmesini talep etmiştir. Ancak delil listesinde yer alan bu deliller toplanmamıştır. Davacının bildirdiği banka hesabına ait hesap hareketlerinden uyuşmazlık döneminde ''... öztürk aylık ücret- ...'' açıklamalı ödeme yapıldığı görülmüştür. Bu hâlde öncelikle davalı Şirketin ve OOO ... isimli Şirketin ortaklarını gösterir ticaret sicil kayıtları ve davacının işyeri kayıtları yöntemince temin edilmelidir. 7. Yukarıda (6) numaralı paragrafta belirtilen eksiklikler giderildikten sonra (1), (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan ilkeler doğrultunda davacının iddiası değerlendirilip sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi yerine, deliller tam olarak toplanmadan eksik inceleme ile emsal olduğu belirtilen Dairemizin kararına atıf yapılarak davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5832a97a2d541296 b8af87d92c7eb3ff

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı