9. Hukuk Dairesi 2025/2747 E. , 2025/4868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2087 E., 2024/2442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/644 E., 2023/575 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin %61 fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ve fark fazla çalışma ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili maddesinde davacının aylık ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme bulunduğu, sözü edilen kuralın her asgari ücret artış dönemi yönünden bağlayıcı olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu ettiği fark ücretlerinin eksik ödendiği sabit olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kamu hukuku ilke ve kurallarına göre sürekli işçi kadrosuna geçen davacının artık kamusal bir statü içine girdiğinden bu statünün öngördüğü haklardan yararlanabildiğini, davacının ücretinin İdare tarafından mevzuata uygun bir şekilde belirlendiğini ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 2. Müvekkili İdare ile davacı arasında asgari ücretin belli oranda fazlasının ödeneceğine dair bireysel iş sözleşmesi hükmü olmadığını, davacı işçinin tamamen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine tâbi olduğunu, 3. Davacı ile imzalanan bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümleri karşılaştırıldığında işçilere bireysel iş sözleşmesinden fazla olarak toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödeme yapıldığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin daha lehe olduğunu, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki artış hükmünden, diğer yandan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden aynı anda yararlanmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ve fark fazla çalışma alacaklarının bulunup bulunmadığı ve hükmedilen faiz konusundadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlave tediye alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun ile öngörülmüş bir alacak kalemi olup bu alacağa uygulanması gereken faiz oranı, kanunen yasal faizdir. Talebin toplu iş sözleşmesine dayalı olarak ileri sürülmesi sonucu değiştirmeyecektir. İlave tediye alacağına uygulanması gereken faiz oranı, kanunen yasal faiz olduğundan ve davacı tarafça ıslah dilekçesinde ilave tediye alacak miktarının tamamı yönünden bu alacağa uygulanması gereken faiz oranının talep edildiği de görülmekle İlk Derece Mahkemesince yasal faize hükmedilmesi gerekirken en yüksek banka mevduat faizi uygulanması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan “Net 1.203,54 TL fark ilave tediye alacağından 100,00 TL' sinin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 13/10/2021 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine “Net 1.203,54 TL fark ilave tediye alacağından 100,00 TL'nin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 13.10.2021 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d1f9c87f21badfa4 f57262cd9ef7f901