Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/463 E., 2025/4867 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/463 E., 2025/4867 K. (27.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/463
Karar No
2025/4867
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/463 E. , 2025/4867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2305 E., 2024/2369 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. İş Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 19.10.2022 SAYISI : 2018/310 E., 2022/224 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına kimse gelmedi. Davalı vekili Avukat .. ... .. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.2015 tarihinden 08.02.2016 tarihine kadar davalıya ait okul işyerinde müdür-eğitmen-idareci olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde sona erdirildiğini, en son ücretinin aylık net 1.750,00 USD olduğunu, müvekkilinin davalıya ait işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, söz konusu çalışmaların karşılığının davalı tarafça ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını; ayrıca ödenmeyen ücret alacağı ile asgari geçim indirimi alacağının da bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile asgari geçim indirimi alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre davacının davalıya ait okul işyerinde 01.04.2015-08.02.2016 tarihleri arasında 10 ay 7 gün süre ile çalıştığı, davacının kıdemi bir yılı aşmadığından kıdem tazminatına hak kazanamadığı ancak iş sözleşmesinin ihbar tazminatına hak kazandırmayacak şekilde sona erdirildiğinin davalı tarafça ispatlanmadığı dikkate alındığında davacının ihbar tazminatı alacağına hak kazandığı; ayrıca davacının ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirim alacaklarının da bulunduğu; ancak tanıklarından birinin davalı aleyhine davasının bulunması diğerinin ise aynı işyerinde çalışan olmaması sebepleri ile davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığını ispatlayamadığı, kıdem süresi bir yılı doldurmayan davacının yıllık izin ücretine de hak kazanamadığı gerekçesi ile davacının ihbar tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi alacaklarının kabulüne, diğer taleplerinin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ek kararı ile; gerekçeli kararın davalıya 20.06.2022 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı kanun) 35. maddesine göre tebliğ edildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin de aynı usulle 16.07.2022 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, buna rağmen davalı tarafın istinaf talebinin 17.10.2022 tarihinde sunulduğu; her ne kadar davalı tarafça tebligatların usulsüz olduğu ileri sürülmüş ise de tebligatların "... Mah. 63.Sk. No: 15/1 ..../İstanbul" adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca yapıldığı, bu adresin davalı Şirketin İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı adresi ile aynı olduğu, bu sebeple yapılan tebligatlarda usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet süresine ilişkin iddialarını ispat edemediği, SGK hizmet cetveli, işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri dikkate alınarak belirlenen hizmet süresinde hata bulunmadığı, davacının kıdem süresi bir yılın altında olduğundan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının reddinin yerinde olduğu, davacının davalıya göndermiş olduğu ihtarda ücretinin 1.500,00 USD olduğunu ileri sürdüğü dikkate alındığında davacının aylık ücretinin net 1.500,00 USD olduğu yönündeki Mahkeme değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında dinlenen tanıklardan birinin işyerinde çalışmıyor olması, diğer tanığın davalıya karşı davasının olması ve davacının iddialarını ispat eder başkaca delilin de dosya kapsamında olmadığı hususları dikkate alındığında reddedilen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin davacı istinafının yerinde olmadığı; davalı tarafça ek karara yapılan istinaf başvurusu bakımından ise tebligatların "... Mah. 63.Sk. No: 15/1 .../İstanbul" adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca yapıldığı, bu adresin İstanbul Ticaret Odasında kayıtlı davalı Şirket adresi ile aynı olduğu, bu durumda davalıya çıkarılan tebligatların usulüne uygun olduğu davalının süresi içinde istinaf talebinde bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesin 19.10.2022 tarihli ek kararının da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilinin 01.02.2015-08.02.2016 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı hususunun davalı işveren yazısı ile sabit olduğunu, kıdem tazminatı talebinin de kabulü gerektiğini, b. Aylık ücretin eksik hesaplandığını, c. Bilirkişi raporu, tanık anlatımları ve dosya kapsamı ile okulda kurucu müdür ve eğitmen olarak görev yapan müvekkilinin fazla çalışma yaptığının, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığının sabit olduğunu, d. Davacının yıllık izinleri kullandırılmadığından yıllık izin ücreti alacağının da hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalıya yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2020 tarihli ve 2017/22-166 Esas, 2020/401 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere müvekkilinin adresinin tespiti için Millî Eğitim Bakanlığından gerekli araştırmaların yapılması gerekirken eksik araştırma ile yapılan tebligatlar nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, b. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, c. Davacının aylık ücret almadan uzunca süre çalıştığı iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, d. İş sözleşmesi sona erdikten 2.5 yıl sonra açılan davada, davacının kötüniyetli olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıya yapılan tebligatların usulüne uygun olup olmadığı ve buna bağlı olarak adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği, İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ek kararının hukuka uygun olup olmadığı hususları ile davacının hizmet süresi, buna bağlı olarak kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretine hak kazanılıp kazanılmadığı, aylık ücretin miktarı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatlanıp ispatlanmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7d72278f29687ebe def7a86eff598e37

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı