9. Hukuk Dairesi 2024/12621 E. , 2025/74 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/406 E., 2024/942 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/377 E., 2021/546 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.08.2013–07.02.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde işyeri hekimi olarak çalıştığını, davacının son ücretinin net 12.196,80 TL olduğunu, davacının çalışma dönemi boyunca görevi ve yasal düzenlemeler gereği yaptığı uygulamalar nedeniyle davalı Şirketin insan kaynakları direktörü ile ters düştüğünü, kasıtlı olarak oluşturulan huzursuz bir ortamda çalışmak zorunda bırakıldığını, psikolojik baskı altında tutulduğunu, söz konusu işveren yetkilisinin son olarak davacının ücretinde 2019 yılı başında yapılması gereken artışı yapmadığını, davacının 2018 yılı başındaki ücretinin net 11.088,00 TL net olduğunu, davalı işyerindeki diğer tüm çalışanlara yapıldığı gibi 2018 yılı Ekim ayında ücretinde %10’luk bir iyileştirme yapıldığını, ancak ücretinde 2019 yılı Ocak ayında zam yapılacağı belirtilmesine rağmen diğer tüm çalışanların aksine ücretinde artış yapılmadığını, davacının yaptığı fazla çalışma karşılığında fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin bu nedenlerle müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının fesih sebepleri mesnetsiz olduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, iş sözleşmesinin sonlandırılmasının haklı fesih olarak değerlendirilemeyeceğini, davacıya baskı yapıldığı ve ücret zammı yönündeki iddiaların yersiz ve haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin, davalı işyerinde kasıtlı olarak huzursuz çalışma ortamı oluşturulduğu, baskı altında tutulduğu ve ücretinde 2019 yılı başında yapılması gereken ücret artışının yapılmadığına ilişkin iddialarını ispatlayamadığı, davacının hizmetinin uyuşmazlık konusu dönem boyunca Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık 30 gün üzerinden bildirildiği hususu göz önünde bulundurularak davacının tam zamanlı çalıştığının kabul edildiği ve bu doğrultuda davacının fazla çalışma ücretine hak kazanamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Ücret hesabına ilişkin kayıtlar, bordrolar ve davalı tanığı K.G'nin beyanları ile müvekkilinin ücretine 2019 yılında artış yapılmadığının sabit olduğunu, aksine bir yorumla sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatiyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Müvekkilininin belirli sayıda işçiye belirli süreler ile hizmet veren kısmi süreli bir çalışan olduğunu, bu hususun işyeri hekimi olan müvekkilinin işinin nevi gereği olduğunu, bu itibarla müvekkilinin fazla süreli çalışma yaptığının aşikar olduğunu, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince bu husus dikkate alınmadan fazla çalışma ücreti alacağının reddine dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, 3. Müvekkilinin iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu ve sözleşmesinin de açık şekilde kısmi süreli olarak belirlendiği hususları sabit olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücret alacağı bulunup bulunmadığı, 2019 yılında ücretine zam yapılması gerekip gerekmediği, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ddef1286fc342fc3 2c1162f071314b22