Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/788 E., 2025/3502 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/788 E., 2025/3502 K. (07.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/788
Karar No
2025/3502
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/788 E. , 2025/3502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/39 E., 2022/203 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Mersin.................Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 110 ada 20 parsel sayılı 12.580,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 10.377,88 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 110 ada 12 parsel sayılı 14.139,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 16.707,96 metrekare yüzölçümlü olarak; iştiraken davalı ..., ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 110 ada 13 parsel sayılı 7.087,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, aynı ada ve parsel numarasıyla 7.148,13 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait .................Mahallesi 110 ada 20 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, taşınmazın yüzölçümünün eski yüzölçümüne göre düzeltilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Hukuk Dairesinin 19.12.2018 tarihli ve 2016/4223 Esas, 2018/7965 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... somut olayda, davacı Hazinenin komşu parsel maliki olduğunu belirttiği şahısları davalı olarak gösterdiği ancak bu şahısların hangi taşınmaz maliki olduğunu yani kendi taşınmazındaki azalmanın hangi taşınmazdan kaynaklandığını açıklamadığı, mahkemece de komşu taşınmazların tapu kayıtları getirtilerek davalı gösterilen şahısların hangi taşınmazın maliki olduklarının araştırılmadığı, ayrıca mahkemece, fen bilirkişi İbrahim Doğan tarafından sunulan rapor hükme esas alınarak, taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın, ilk tesis kadastrosu sırasında ........... nolu OS noktasının yanlış tersimatından ve ölçüm teknikleri arasındaki farktan kaynaklandığı, 3402 Sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan hesaplamayla bu hatanın giderildiği, son yapılan ölçümün gerçek durumu yansıttığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, dosya içerisinde bulunan ölçü krokisinde ..............numaralı OS noktasının bulunmadığı görülmekle, hükme esas bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı açıklanarak öncelikle davacı Hazine’ye davalı olarak gösterdiği şahısların hangi taşınmazın maliki olduklarını yani Hazine taşınmazındaki azalmanın hangi komşu taşınmazdan kaynaklandığının iddia edildiğinin açıklattırılması, buna göre tapu kayıtları getirtilerek taraf teşkilinin kontrol edilmesi, sonrasında dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılan çekişmeli taşınmaza ait ada raporu, tesis kadastro paftası, hesap cetvelleri, ölçü cetvelleri ve hava fotoğraflarının ilgili yerlerden getirtilerek dosya içerisine alınması, bundan sonra harita veya Jeodezi mühendisi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli, önceki raporu da irdeler şekilde rapor alınması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... Dava konusu 110 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tüm sınırları yönünden sabit sınır esasına göre belirlenebilecek bir sınır hattının bulunmadığı, keza .................. nolu OS noktalarının ise, taşınmazın kadim doğal yapısı bozulup tarım arazisine dönüştürüldüğünden zeminde bulunamadığı, bilirkişi kurulu raporundan ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; dava konusu 110 ada 20 parsel ile 110 ada 12 parsel arasındaki ............... nolu kutupsal noktanın güncelleme kadastro çalışmalarında (110/191 nolu koordinat noktası) hatalı koordinatlandırıldığı, diğer köşe noktaları yönünden hatalı bir tespitin bulunmadığı, bilirkişi kurulunun uzmanlık alanına ilişkin teknik ve bilimsel verilere dayalı raporuna itibar olunarak 110 ada 12 ve 13 parseller yönünden husumet yaygınlaştırılmak ve taraf teşkili sağlanmak suretiyle davacı ... Hazinesinin davasının kısmen kabulü gerektiği ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 110 ada 12, 13 ve 20 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitinin iptali ile 20.01.2022 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu eki krokide; (A) harfi ile gösterilen 237,51 metrekarelik alanın 110 ada 13 parsel sayılı taşınmazın alanından çıkarılarak 110 ada 20 parsel sayılı taşınmazın alanına eklenmesine, (B) harfi ile gösterilen 15,14 metrekarelik alanın 110 ada 12 parsel sayılı taşınmazın alanından çıkarılarak 110 ada 20 parsel sayılı taşınmazın alanına eklenmesine, bu haliyle; 110 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 16.692,82 metrekare, 110 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 6.910,62 metrekare, 110 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 10.630,53 metrekare yüzölçümü ve bilirkişi kurulu raporu eki krokideki geometrik şekliyle tapu kütüğüne aktarılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2ee684f192ca24be 7e525be7a5f918ca

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı