8. Hukuk Dairesi 2025/509 E. , 2025/4821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1384 E., 2024/1704 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/55 E., 2024/87 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, Amasya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 2085 parsel sayılı ve 320,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 120 ada 12 parsel numarasıyla ve 346,65 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 2086 parsel sayılı ve 690,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 120 ada 14 parsel numarasıyla ve 681,04 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 2277 parsel sayılı ve 245,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 120 ada 11 parsel numarasıyla ve 332,97 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 2278 parsel sayılı ve 1.380,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 120 ada 15 parsel numarasıyla ve 1.315,56 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait taşınmazların yüzölçümlerinin azaldığını ve sınırlarının yanlış belirlendiğini, eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, uygulama kadastrosunun iptali ile taşınmazların eski sınırlarının korunarak davalılara ait taşınmazlara dahil edilen kısımların ifrazı ile müvekkiline ait taşınmazlara eklenmesini, iyi niyetli müvekkilinin taşınmaz üzerine yapmış olduğu ahır ve samanlığa ait kısmın taşkın yapı nedeniyle bedelinin taşınmazın bedelinden fazla olduğundan, ifraz sonucu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilinin binasına isabet eden arsa bedeli karşılığında müvekkili adına tescil edilmesini, tescil ve tespit mümkün olmadığı takdirde iyi niyetli müvekkili tarafından yapılan yapı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya ait parsellerin tamamında azalma olmadığını, davacının yaptırmış olduğu samanlığın müvekkiline ait arazi içinde işgal durumunda olduğunu, mülkiyeti başkasına ait olan arazide yapılan yapıların yıkılması gerektiğini, samanlığın değerinin arazinin değerinden düşük olduğunu, bu nedenle taşkın yapı iddiasının mümkün olmadığını, davacı ile davalılar arasında sınırları belirli olan herhangi bir ağacın bulunmadığını belirterek, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle usulden, aksi durumda ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "çekişmeli taşınmazların sınırını ayırt edici, kalıcı veya sabit bir tesisin bulunmadığı, her iki taşınmaz sınır izinin kaybolduğu, keşif icrası sırasında hazır bulunan taraflardan ayrı ayrı sınırın gösterilmesinin istenildiği ve hazır bulunan tarafların müşterek bir noktayı sınır olarak gösterdikleri, bu noktaların bilirkişi marifetiyle tespit ettirildiği, dava konusu taşınmazlardan davalılar adına kayıtlı olan taşınmazların elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, dava konusu istemin tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olması nedeni ile bölünemeyen bir menfaate ilişkin olduğu, elbirliği mülkiyete tabi taşınmazda her ne kadar bir kısım davalılar taşınmaz başında yapılan keşifte bilirkişi raporunda tespit edilen yeşil sınırı göstermiş ve bu anlamda sınır yönünde davacılar ile bir kısım davalılar arasında niza bulunmamakta ise de davanın yenileme çalışmasının iptali ile bu kısmın ifraz edilerek davacılara ait taşınmaza eklenmesine ilişkin olduğu, bölünemeyen bir menfaatte davalıların elbirliği malik olduğu taşınmaz yönünden birlikte hareket etmelerinin gerektiği, keşfe katılan davalılar dışındaki davalıların davaya cevap vermediği, keşfe katılmadığı ve bir kısım davalılarca keşif sırasında gösterilen sınır yönünden kabul edilen vakıaları inkar etmiş sayıldıkları, keşif icrasından sonra davacı vekilince davanın sınır hattını davacının talebine göre gösteren davalılar beyanı doğrultusunda tesis kadastrosuna yönlendirilmek istendiği, bilirkişi raporuna vaki itiraz dilekçesinde tesis kadastrosunun da hatalı olup taraflar arasında niza kalmayan sınırın tespit edilerek müvekkili davacılara aidiyeti gereken kısıma ilişkin tesis kadastrosunun da iptalini talep etmiş ise de tesis kadastrosunun üzerinden 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve bir kısım davalıların davaya cevap vermemesi sebebiyle davayı inkar etmiş olmaları hususu gözetildiğinde hak düşürücü sürenin göz önüne alınması gerektiği, bilirkişi raporuna göre tesis ve yenileme çalışmalarında usul ve uygulama yönünden bir hata tespit edilmediği, sınırların hali hazırda doğru tespit edildiği, tesis ve yenileme kadastrosu yönünden bir hata bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi heyet raporu ile taşınmazlar arasındaki tesis kadastrosu öncesinde ve buna en yakın tarihli hava fotoğraflarında taşınmazlar arasında herhangi bir sabit sınırın belirlenmediği, yine yapılan bilirkişi incelemesinde tesis kadastrosunun tesciline esas teknik belgelerde hata olmadığının belirlenmesine, bu nedenle çekişmeli taşınmazlar arasındaki sınırın geçerli sınır olduğu kabul edilerek yapılan değerlendirmede tesis kadastrosu paftası ile uygulama kadastro paftasının çakıştırılması neticesinde uygulama kadastro paftası ile tesis kadastro paftasının birbirleri ile uyumlu olmasına göre mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle; Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5d781507d1f4afc2 cb3a51bd08404bbb
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/509 E., 2025/4821 K. (23.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/509
- Karar No
- 2025/4821
- Karar Tarihi
- 23.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/993 E., 2025/4817 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/967 E., 2025/4818 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/930 E., 2025/4819 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4939 E., 2025/4706 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1063 E., 2025/4707 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6028 E., 2025/4708 K. 19.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı