8. Hukuk Dairesi 2025/1063 E. , 2025/4707 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/62 E., 2024/721 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/85 E., 2021/165 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Sivas ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davalılar adına kayıtlı olan eski 1219 parsel sayılı 4.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yeni 119 ada 85 parsel numarasıyla ve 5.754,82 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonu tarafından ret edilen davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davalılara ait taşınmazda gelen miktar artışının komşu yoldan ihdas edilmek suretiyle meydana getirildiğini ve yolun daraldığını iddia ederek dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "....Taşınmazın kadim köy yolu ile olan güncel sınırı ile tesis'e ait hava fotoğrafları ve bilirkişi beyanlarının birebir uyumlu olduğu, yolun sınır ve güzergah değiştirmediği, çekişmeli taşınmazın herhangi bir parselden ve kadim köy yolundan bir kazanımının olmadığı, tesis kadastrosundaki yüzölçüm ile güncel yüzölçüm farkı ise taşınmazın kıvrımlarının düzgün ölçülmediği, düz bir hat ile birleştirildiği, tesis kadastrosundaki alan hesaplama yöntemi ile güncel ölçüm yöntemi arasındaki hata payının farklı olmasından kaynaklandığı, taşınmaza yapılan uygulama kadastro tespitinin yönetmelik hükümlerine uygun olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 119 ada 85 parselin uygulama kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzeerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesi uyarınca yapılan çalışmanın mevzuatına uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de aynı gerekçeyle davacı Hazinenin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ise de dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge incelendiğinde, hükme esas alınan raporun denetlenmeye ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda taşınmazdaki yüzölçümü farklılığının tecviz sınırları dışında kaldığı belirlenmiş olup raporda tesis paftası ile ölçü krokisinin uyumlu olmadığı belirtildiği halde, bu uyumsuzluğun nereden kaynaklandığı kroki üzerinde açıkça gösterilmediğinden denetlenememiş; yine her ne kadar rapor içeriğindeki krokilerden ikincisinde tesis ölçü krokisi ile kadastro paftasının; üçüncüsünde tesis kadastro ölçü krokisi ile kadastro paftası ve zemin durumunun; dördüncüsünde ise tesis kadastro ölçü krokisi ile 22/2-a uygulaması - kadastro paftası ve zemin durumunun çakıştırılarak harita üzerinde gösterildiğinden bahsedilmiş ise de; anılan krokilerin incelenmesinde tesis kadastro sınırı dışındaki diğer sınırların nereler olduğu anlaşılamadığından raporun denetimi mümkün olamamış; yine uyuşmazlık konusu olan taşınmazın güney sınırındaki yol ile ara sınırı arasında kot farkı bulunduğu, bu nedenle bu sınırın sabit kabul edilmesi gerektiği, taşınmazın genişleyecek bir yerinin bulunmadığı bildirilmiş ise de; raporun 21. sayfasında, çekişme konusu 119 ada 85 parsel ile köy yolu arasında -rapordaki değerlendirmenin aksine- hiç bir kot farkının bulunmadığı, bilakis neredeyse hemzemin( aynı düzeyde) olduğu görülmüş olup rapor ile eki fotoğraf bu hususta çeliştiği halde bu da tartışılıp değerlendirilmemiştir. Yine her ne kadar kadim köy yolu ile dava konusu taşınmazın tesis kadastrosuna en yakın 1975 tarihli hava fotoğrafında da belirgin olup değişmediği bildirilmiş ise de; anılan hava fotoğrafına ilişkin olarak raporun 17. sayfasında yapılan çakıştırmanın incelenmesinde; bilirkişi görüşünün aksine, hava fotoğraflarında görülen sınırın, tesis kadastrosunda belirlenen ve mavi ile gösterilen sınırla daha uyumlu olduğu gözlenmenmiş olup bu husus da dikkate alınmamış; belirtilen çelişkilerin giderilmesi yönünde ek rapor dahi alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, bilirkişi heyetinden, dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu paftası, tesis ölçü krokisi ile uygulama kadastrosu paftasını ölçekleri eşitlenerek üste üste çakıştıran ve tesis kadastrosuna ait teknik evraklarda ölçü, hesap ve tersimat hatası olup olmadığını var ise bunların ne olduğunu ayrıntısı ile açıklayan; hatalı ve doğru sınırların nasıl olması gerektiğini kroki üzerinde gösteren ve ayrıca taşınmazın, varsa yol ile arasındaki kot farkını bilimsel verilere dayalı ve denetime imkan verecek şekilde yan kesit krokisi ve fotoğraflarla destekler tarzda ek rapor düzenlemesi istenmelidir. Bu şekilde düzenlenecek bu rapor sonucunda; tesis kadastrosunda ölçü, hesap ve tersimat hatasının bulunmadığı ve zeminde sabit sınır oluşturacak bir kot farkının da yer almadığının anlaşılması halinde, tesis kadastrosu sonucu oluşan sınırlardan ayrılmayı gerektiren bir durumun bulunmadığı ve tesis kadastrosu ile oluşan sınırların esas alınması gerektiği dikkate alınmalı; mahkemece karar verilirken uyuşmazlığın kapsamının, yalnızca taşınmazın güney sınırında bulunan yol ile olan müşterek sınırına ilişkin olduğu da gözetilerek toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda gösterilen nedenlerle, Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1063 E., 2025/4707 K. (19.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1063
- Karar No
- 2025/4707
- Karar Tarihi
- 19.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/930 E., 2025/4819 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/509 E., 2025/4821 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4939 E., 2025/4706 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6028 E., 2025/4708 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4677 E., 2025/4710 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/324 E., 2025/4711 K. 19.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı