8. Hukuk Dairesi 2023/6028 E. , 2025/4708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1063 E., 2023/888 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/183 E., 2021/11 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen dosya davacısı ...'ın davasının ise reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7569 ada 29 parsel sayılı 325,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (2/B) maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve işbu kargir bina ve arsasının 1990 yılından beri ... oğlu ...'nın kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Asıl davada davacılar ... ve müşterekleri özetle; ... ilçesi ... Mahallesinde kain 7569 ada 29 parsel sayılı taşınmazda kendilerinin de fiili kullanımı ve zilyetliği bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın kullanıcısı olarak kendilerinin de şerh edilmesine karar verilmesini talep etmişler, yargılama sırasında ... da davacılar ile aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır. Birleşen 2019/625 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain dava dilekçesinde bildirdiği taşınmazların geldisi olan ... Mahallesi, 28 pafta, 709 parsel sayılı taşınmazın 1967 yılında kadastro çalışmalarında ..., ... vd. adına tespit edildiğini, akabinde Hazine tarafından Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda taşınmazın (2/B) olduğuna karar verildiği, 1985 yılında taşınmazın davacıya satış vaadi sözleşmesiyle satıldığını, Pendik Kadastro Mahkemesinin kararı ile taşınmazın Hazine adına orman olarak tapuya tesciline karar verildiğini, 1985'ten sonra davacı tarafından emlak vergilerinin ödendiğini ileri sürerek davacı aleyhine yapılan kullanıcı tespitinin iptaline, davacının kullanıcı olarak şerhine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ın ... Mahallesindeki 200 parseli aşkın taşınmaza ilişkin hak talep ettiği, satış vaadi sözleşmesine ve emlak vergi ödemelerine dayandığı ve aynı parseller olması nedeniyle dava konusu parseller yönünden bu esas ile birleştirilen bu davada; delillerin tespitinin ve zilyetliğin varlığının keşif yapılmaksızın anlaşılamayacağından, verilen kanuni kesin süreye rağmen birleşen dosya davcısının kesin süre içinde keşif avansını mahkeme veznesine yatırmamakta ısrarlı davrandığı, keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağının kabulü ile dosya münderecatında ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiş; asıl davada ise; dava konusu taşınmaz üzerine bina olduğunu, her bir davacının (ve asli müdahilin) hisseleri oranında dava konusu taşınmazın adına tespitini talep ettiği, keşif ücretini süresinde yatıran davacılar yönünden keşif yapıldığı, keşifte taşınmazda zemin artı dört katlı bina bulunduğu ve bu binada davacılar, müdahil davacı ve davalının ikamet ettiğinin anlaşıldığı, keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza ilişkin bina tespit formu ve taraf beyanları dikkate alınarak tüm davacıların taşınmazdaki haklarının tespit edildiği, hal böyle olunca davacıların dava konusu taşınmaza ilişkin belediye sicil kayıtlarının olduğu ve taşınmazda ikamet ettikleri, her birinin fiilen bina ve arsa olarak kullandığı taşınmaza ilişkin bu durumun zilyetlik iradesini ortaya koymaya yeterli olduğu, bu nedenle, davacıların yeterli şekilde ispat ettiği belirtilerek; "...Birleşen dosya davacısı ...'ın davasının reddine, 2-Davacıların davasının kabulüne, 3-Dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi, 7569 ada 29 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile “dava konusu taşınmazın zemin ve 4 kat olmak üzere toplam 5 katlı binanın ve arsasının: Zemin kattaki 1 dükkanın ve 1/42 arsa payının ...’in, Zemin kattaki 1 dükkanın ve 1/42 arsa payının ...’in, Zemin kattaki 1 dükkanın ve 1/42 arsa payının ...’in, Zemin kattaki 1 dairenin ve 3/42 arsa payının ...’in, 1. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’in 1. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’un 1. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’in 2. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’in 2. Kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’ün 2. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’nın 3. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’nın 3. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’ın 3. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’nın 4. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının Şemşi Kement’in 4. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’ın 4. kattaki bir dairenin ve 3/42 arsa payının ...’nın kullanımındadır” şeklinde şerhine, Kadastro Kanunu ek 4. maddesi gereğince hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir. Karara karşı birleşen dosya davacısı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur. Mahkemece birleşen dosya davacı vekiline istinaf harçları ve istinaf giderlerinin yatırılması için muhtıra çıkarılmış olup ilgili giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle 10.03.2021 tarihli ek kararıyla; kararın davacı ... vekili Avukat ... tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, ek karar birleşen dosya davacı vekiline tebliğ edilmiş ve istinaf edilmediği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince; "... Somut olayda dinlenen tanık beyanlarına ve sunulan bilirkişi raporuna göre asıl dosya davacıları tarafından 7569 ada 29 parseldeki binanın davacılar ve davalı ...'nın müşterek olarak kullanıldığının bildirildiğine, kadastro çalışmaları sırasında da aynı şekilde kullanıldığının anlaşıldığına, zilyetlik olgusu davacı tarafça ispatlandığına, yerel mahkemece taşınmazın asıl dosya davacılarının kullanımında olduğunun ispatlandığı gerekçesiyle yazılı şekilde dava konusu taşınmaza yönelik asıl davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve yine kamu düzenine ilişkin aykırılık halleri bulunmadığı..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf nedenlerinin esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, mahkemece sadece çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan "İş bu kargir bina ve arsası 1990 yılından beri ....TC nolu ... oğlu ...'nın fiili kullanımındadır" şerhinin iptaline karar verilmesi gerekirken, beyanlar hanesindeki "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır." şerhini de içerecek şekilde beyanlar hanesindeki şerhin iptaline şeklinde karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekili ve davalı Menteşe Belediye Başkanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) no.lu bendinde yer alan "Dava konusu ... İlçesi, ... Mahallesi 7569 ada 29 parsel sayılı taşınmazın" ibaresinden sonra gelen "beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile" ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine "beyanlar hanesinde yer alan ""İş bu kargir bina ve arsası 1990 yılından beri ....TC nolu ... oğlu ...'nın fiili kullanımındadır."" şeklindeki şerhin iptali ile" cümlelerinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6028 E., 2025/4708 K. (19.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6028
- Karar No
- 2025/4708
- Karar Tarihi
- 19.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/509 E., 2025/4821 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4939 E., 2025/4706 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1063 E., 2025/4707 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4677 E., 2025/4710 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/324 E., 2025/4711 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/738 E., 2025/4712 K. 19.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı