Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/3305 E., 2025/6027 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3305 E., 2025/6027 K. (29.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3305
Karar No
2025/6027
Karar Tarihi
29.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/3305 E. , 2025/6027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/39 E., 2025/42 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 48... , 14, 15, 16, 17, 18, 19... parsel sayılı taşınmazlar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre yapılan çalışmalarda 10.04.2007 tarihinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir. Bu tespit 04.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; 1937 tarihli ve ... tahrir numarasıyla Hazine adına kayıtlı tarla vasfındaki 2 hektar 10'ar (21.000 m²) yüzölçümünlü taşınmaz kapsamındaki dava konusu taşınmazların davalılar adına yapılan tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve arkadaşları cevap dilekçesinde özetle; Aralık 1938 tarihli ve cilt no: 4 sayfa no: 67 sıra no: 37'de kayıtlı bulunan tapu kaydı ile irsen intikal ve zilyetlik hükümlerine dayanarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "keşif mahallinde mahalli bilirkişiye sorulduğunda davalılarca sunulan tapu kaydı sınırlarının dava konusu taşınmazların sınırlarına uyduğunu ifade ettiği, diğer yandan her ne kadar davalılar ortak murislerince bu yerlerin miras yoluyla intikal edilerek kendilerine kaldığını ileri sürüp, buna ilişkin olarak tapu senedini sunmuş olsalar da dava konusu yerlerin evvelinin Hazine arazisi olarak tarla vasfıyla 1937 tarihli vergi kaydı ve ... tahrir numarasıyla işlem gördüğü, bu şekilde Hazineye kalan bir yerin olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesinin mümkün olmayacağı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 48... , 14, 15, 16, 17, 18, 19... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2018/1856 Esas ve 2018/4031 karar sayılı ilamıyla; '' Hazinenin dayanağı vergi kaydının dava konusu yere uyup uymadığı tam olarak belirlenmediği gibi davalıların yargılama sırasında dayandığı tapu kaydının da uygulamasının yeterli olmadığı ayrıca tapu kaydı uymadığı kabul edilse bile zilyetlik ile kazanım koşulları oluşup oluşmadığının mahkemece değerlendirilmemesinin doğru olmadığı, o halde; mahkemece, dayanak tapu ve vergi kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm tedavüllü evraklarının istenmesi, bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı ile yeniden keşif yapılarak, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; orman olup olmadığı araştırılmalı, keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydı usulüne uygun olarak uygulattırılmalı, komşu parsellerin tutanakları ve dayanaklarının taşınmazı ne olarak okuduğu değerlendirilmeli, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, keşfi takibe imkan veren kroki düzenlettirilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, taşınmazın orman olup olmadığının belirlendiği, dayanak tapu kaydı dava konusu taşınmazlara uymadığı takdirde iradi terk durumunun bulunup bulunmadığı zilliyedlik durumları da dikkate alınarak tüm deliller toplandıktan sonra birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi'' gereğine değinilerek karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; "davacı Hazinenin dayanak vergi kayıtının dava konusu taşınmaza uymadığı ancak davalıların dayanağı olan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza birebir uyduğu, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından da 40-50 seneden beri taşınmazın tarım arazisi olarak bilindiğinin anlaşıldığı, gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, taşınmazlarda fındık ağaçlarının olduğu, dava konusu taşınmazların 3116, 4785, 56 58... sayılı Kanun'ların 1. maddeleri gereği orman sayılmayan yerler olduğu " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı