Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/4087 E., 2025/6028 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4087 E., 2025/6028 K. (29.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4087
Karar No
2025/6028
Karar Tarihi
29.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/4087 E. , 2025/6028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1843 E., 2023/681 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/3 E., 2022/9 K. Taraflar arasındaki Orman Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 2 19... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar arsa vasfıyla davacılar adına tapuda kayıtlı olup, taşınmazların geldisini teşkil eden 215 nolu parsel sayılı taşınmaz davacıların bayisi ...adına 6 Kasım 1980 tarihinde hükmen tapuya tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 04.10.1948 tarihli Resmi Gazetede ilan edilerek keşinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 sayılı Kanuna göre makiye ayırma işlemi, 01.02.2013 tarihinde ilan edilip eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılmış ormanlarda aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Davacılar dava dilekçesinde özetle; tapu maliki oldukları taşınmazların orman kadastro çalışması ile orman sınırları içersine alındığını, orman vasfında olmadıklarını öne sürerek, orman ve orman dışı 2/B olarak vasıflandırılan tespitlere vaki itirazlarının kabulü ile yapılan kadastro tespitlerinin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. Karşı davacı ... İdaresi dava dilekçesinde özetle; taşınmazların orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları içinde bırakıldığını öne sürerek davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile dava konusu taşınmazların tamamının orman niteliğinde olduğundan davalılar adına mevcut olan tapu kayıtlarının iptali ile orman olan kısımların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahalenin önlenmesine ve şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince karşı davacı ... İdaresinin tapu iptali ve tescil, orman kadastrosuna itiraz ve müdahalenin önelenmesi yönündeki davaları yönünden tefrik kararı verilerek, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Beldesi 2 19... , 2 ve 3 nolu parsellerin geldisini teşkil eden 215 nolu parsel sayılı taşınmazın davacıların bayii ...adına 6 Kasım 1980 tarihinde hükmen tescil edildiği, tapu müdürlüğünce tescile ilişkin ilamın kayıtlarda bulunamadığı gerekçesi ile gönderilemediği, ... Tapulama Mahkemesinin 1978/45 Esas, 1978/50 Karar sayılı ilamında ... ..., ... ve ...'ın davacı, ..., ... ve diğer ... soyadlı kişilerin ve ... köyü muhtarlığının davalı oldukları, bozma sonrası mahkemece verilen 13.12.1978 tarihli karar ile davacılar ...ve ...'ın davasının sübut bulmaması nedeniyle reddedildiği, Hazinenin hem davacı hem davalı sıfatına haiz olduğu, dava konusu 157, 2 15... nolu parsellerin davacı ve davalı Hazine adına tesciline karar verildiği, söz konusu dosyaların 25.06.1979 tarihinde tapu müdürlüğüne sicil numarası alınmadan teslim edildiği, 6 Kasım 1980 yılında dava konusu taşınmazın ...adına hükmen tescil edildiği, hatanın ... ...'in aynı zamanda davacı sıfatını taşıması, hüküm kısmında davacı ve davalı ... adına tesciline şeklinde yazılan tümcenin yanlış anlaşılması sonucu tapuya bu şekilde kayıt yapılmış olabileceği, ilk orman tahdidine göre de dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası sınırları içinde kaldığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tapu maliklerinin iyi niyetli olduğunu, taşınmazların orman vasfında olmadığını, mahkemece araştırılması istenilen dosyanın yangın ve deprem nedeniyle bulunamamasının mahkemece davanın reddine karar verilmesinde gerekçe olarak belirtildiğini, dosyanın bulunmaması yada tescile ilişkin bir dahlinin söz konusu olmadığını öne sürerek, kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "çekişmeli taşınmazların geldisi 215 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, her ne kadar taşınmazın Hazine adına tesciline dair karar verilmesine rağmen idarece tescil davacının bayii ...adına yapılmış ise de anılan tescilin yolsuz nitelikte olup yolsuz oluşturulan sicilin taraflara bir hak bahşetmeyeceği, anılan kararda davacıların bayi taraf olmakla hükmün kayden intikaller ile taşınmazı edinen davacıları da bağlayacağında kuşku bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 688ba19459489d8d a6af89c71792c677 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2023/4087 E. , 2025/6028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1843 E., 2023/681 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/3 E., 2022/9 K. Taraflar arasındaki Orman Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 2 19... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar arsa vasfıyla davacılar adına tapuda kayıtlı olup, taşınmazların geldisini teşkil eden 215 nolu parsel sayılı taşınmaz davacıların bayisi ...adına 6 Kasım 1980 tarihinde hükmen tapuya tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 04.10.1948 tarihli Resmi Gazetede ilan edilerek keşinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 sayılı Kanuna göre makiye ayırma işlemi, 01.02.2013 tarihinde ilan edilip eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılmış ormanlarda aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Davacılar dava dilekçesinde özetle; tapu maliki oldukları taşınmazların orman kadastro çalışması ile orman sınırları içersine alındığını, orman vasfında olmadıklarını öne sürerek, orman ve orman dışı 2/B olarak vasıflandırılan tespitlere vaki itirazlarının kabulü ile yapılan kadastro tespitlerinin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. Karşı davacı ... İdaresi dava dilekçesinde özetle; taşınmazların orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları içinde bırakıldığını öne sürerek davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile dava konusu taşınmazların tamamının orman niteliğinde olduğundan davalılar adına mevcut olan tapu kayıtlarının iptali ile orman olan kısımların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahalenin önlenmesine ve şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince karşı davacı ... İdaresinin tapu iptali ve tescil, orman kadastrosuna itiraz ve müdahalenin önelenmesi yönündeki davaları yönünden tefrik kararı verilerek, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Beldesi 2 19... , 2 ve 3 nolu parsellerin geldisini teşkil eden 215 nolu parsel sayılı taşınmazın davacıların bayii ...adına 6 Kasım 1980 tarihinde hükmen tescil edildiği, tapu müdürlüğünce tescile ilişkin ilamın kayıtlarda bulunamadığı gerekçesi ile gönderilemediği, ... Tapulama Mahkemesinin 1978/45 Esas, 1978/50 Karar sayılı ilamında ... ..., ... ve ...'ın davacı, ..., ... ve diğer ... soyadlı kişilerin ve ... köyü muhtarlığının davalı oldukları, bozma sonrası mahkemece verilen 13.12.1978 tarihli karar ile davacılar ...ve ...'ın davasının sübut bulmaması nedeniyle reddedildiği, Hazinenin hem davacı hem davalı sıfatına haiz olduğu, dava konusu 157, 2 15... nolu parsellerin davacı ve davalı Hazine adına tesciline karar verildiği, söz konusu dosyaların 25.06.1979 tarihinde tapu müdürlüğüne sicil numarası alınmadan teslim edildiği, 6 Kasım 1980 yılında dava konusu taşınmazın ...adına hükmen tescil edildiği, hatanın ... ...'in aynı zamanda davacı sıfatını taşıması, hüküm kısmında davacı ve davalı ... adına tesciline şeklinde yazılan tümcenin yanlış anlaşılması sonucu tapuya bu şekilde kayıt yapılmış olabileceği, ilk orman tahdidine göre de dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası sınırları içinde kaldığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tapu maliklerinin iyi niyetli olduğunu, taşınmazların orman vasfında olmadığını, mahkemece araştırılması istenilen dosyanın yangın ve deprem nedeniyle bulunamamasının mahkemece davanın reddine karar verilmesinde gerekçe olarak belirtildiğini, dosyanın bulunmaması yada tescile ilişkin bir dahlinin söz konusu olmadığını öne sürerek, kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "çekişmeli taşınmazların geldisi 215 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, her ne kadar taşınmazın Hazine adına tesciline dair karar verilmesine rağmen idarece tescil davacının bayii ...adına yapılmış ise de anılan tescilin yolsuz nitelikte olup yolsuz oluşturulan sicilin taraflara bir hak bahşetmeyeceği, anılan kararda davacıların bayi taraf olmakla hükmün kayden intikaller ile taşınmazı edinen davacıları da bağlayacağında kuşku bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 688ba19459489d8d a6af89c71792c677 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı