Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2025/319 E., 2025/4400 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/319 E., 2025/4400 K. (06.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/319
Karar No
2025/4400
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/319 E. , 2025/4400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1371 E., 2024/1687 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/545 Esas 2024/403 Karar Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve Arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve Arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Sinop ili ... ilçesi ... köyünde bulunan dava konusu 125 ada 290 parsel sayılı taşınmaz, beyanlar hanesinde, (2/B) uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 19.02.2003 yılından beri 2/8 hisse ile ... kızı ..., 3/8 hisse ile ... ve 3/8 hisse ile ...'nun kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı vekili; vekil edeninin dava konusu 125 ada 290 parsel sayılı taşınmazın 1975 yılından beri kullanıcısı olduğu halde davalılar adına kullanıcı şerhi verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, taşınmazda davacının kullanıcı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; davacının taşınmazdaki kullanımın muvafakata dayalı olduğunu, taşınmazın kök muris tarafından 45 yıl kadar önce satın alındığını, taşınmaz bir süre kullanıldıktan sonra Almanya’ya gitmeleri sonucu boş kalmaması için davacıya kullanımının bırakıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; "keşif mahallinde dinlenen tanıkların taşınmazı hep davacının kullandığını, davalıların bu taşınmazla ilgili kullanımı olmadığını beyan ettikleri, yine tanık ve mahalli bilirkişilerin, davacının taşınmazda kullanımı olduğunu gördüklerini, davalıların kullanımı olup olmadığını bilmediklerini, taşınmazı ...'nun 1970'li yıllardan beri sürekli kullandığını beyan ettikleri, dava konusu taşınmazın ecrimisil kayıtlarının gönderildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 125 ada 90 parsel sayılı taşınmazda beyanlar hanesinde davalılar ..., ... ve ... adına şagil olarak tescil edilen taşınmaz için yapılmış bulunan (2/B) hak sahipliği tespitinin iptali ile taşınmazın zilyedinin ve hak sahibinin davacı ... olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği" belirtilerek, davanın kabulü ile, Sinop ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 125 Ada 90 parsel sayılı taşınmazda beyanlar hanesinde davalılar ..., ... ve ... adına şagil olarak tescil edilen taşınmaz için yapılmış bulunan (2/B) hak sahipliği tespitinin iptali ile taşınmazın zilyedinin ve hak sahibinin davacı ... olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün davalı ... ve Arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Mahkemece yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile dava konusu taşınmazın davacının kullanımında olduğu, yaklaşık 20 seneden fazla süredir davacı tarafından tarım arazisi olarak kullanımının bulunduğunun anlaşılmasına, davanın kabulüne karar verilmesinde bir usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından davalı ... ve arkadaşları vekilinin ve davalı Hazine vekilinin istinaf istemlerinin reddi gerektiği, ne var ki dava konusu parsel 290 parsel olduğu halde maddi hata sonucunda 90 parsel hakkında hüküm kurulmuş olmasının isabetsiz olduğu, ayrıca davacının, 2/B şerhi ile orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tapuya kaydedilen taşınmazın eylemli orman olmadığını ve kendi kullanımında olduğunu öne sürerek beyanlar hanesine yönelik dava açtığı, diğer bir anlatımla, talebinin mülkiyete yönelik olmayıp kullanım hakkının kendisinde olduğunun belirlenmesi ve tapunun beyanlar hanesine işlenmesine yönelik olduğu, hal böyle olunca; davacıdan maktu harç alınması ve davacı lehine vekalet ücretinin de maktu olarak belirlenmesi gerekirken davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek harcın nispi olarak hesaplanmasının, ayrıca kullanım kadastrosuna ilişkin davalarda, Hazinenin yasal hasım olup Hazinenin davada yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle vekalet ücreti de dahil hiç bir yargılama giderinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden, davalı Hazine aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin, yine Hazine harçtan muaf olduğu halde kendisine diğer davalılarla beraber peşin harç yüklenmesinin isabetsiz olduğu" belirtilerek tüm istinaf başvurularının bu açıdan kabulü ile, ... ve ... vekili, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, Sinop ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 125 ada 290 parsel sayılı taşınmazda beyanlar hanesinde davalılar ..., ... ve ... adına şagil olarak tescil edilen taşınmaz için yapılmış bulunan (2/B) hak sahipliği tespitinin iptali ile taşınmazın zilyedinin ve hak sahibinin davacı ... olduğunun tespitine, alınması gerekli 427,60 TL harçtan, peşin alınan 85,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 342,21-TL harcın (Davalı Hazine harçtan muaf olması nedeniyle) davalılar ... ve ...'dan alınarak alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yapılan 85,39-TL peşin harcın davalılar ... ..., ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı ve 14.143,90-TL posta ve keşif giderinden oluşan toplam 14.179,80-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve Arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d5f0bb62b929c9ba 664c8609de7ffe24

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı