Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/3047 E., 2025/4377 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3047 E., 2025/4377 K. (06.02.2025) – 6831 sayılı Kanun

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3047
Karar No
2025/4377
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
6831 sayılı Kanun, 5658 sayılı Kanun, 6100 sayılı Kanun

8. Hukuk Dairesi 2024/3047 E. , 2025/4377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/246 E., 2024/451 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/523 E., 2023/655 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Tokat ili ... ilçesi ... ... mevkiinde kain davacının hissedarı olduğu 101 ada 41 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde bulunan yaklaşık 600 m² yüzölçümündeki tescil harici taşınmazın 50 yılı aşkın bir zamandır davacı tarafından kullanılmakta olduğunu, bu yerin davacının zilyetliğinde olduğunu ve imar - ihyasının yapılmış olduğunu, 50 yılı aşkın zamandan beri nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatı ile zilyetliğin devam ettiğini belirterek, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 26.05.2022 tarihli ve 2020/401 Esas, 2022/205 Karar sayılı kararla; "... dava konusu taşınmazın davacı ... ailesi tarafından 50 yıldan uzun süredir tarım yapmak sureti ile kullanıldığı, taşınmazın davacıya babasından intikal ettiği, dava konusu taşınmazın imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığı, senetsizden başkaca taşınmaz edinmediği, zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleştiği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/1162 Esas, 2022/1309 Karar sayılı kararıyla; "... çekişmeli taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının belirlenmediği, orman kadastrosu veya 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmasının yapılıp yapılmadığının belirlenmediği, varsa işe başlama, iş bitirme, orman tespitine ilişkin tutanaklar, askı ilan tutanakları ve diğer belgelerin getirtilmediği, taşınmazın orman kadastrosu sırasında orman alanı içerisinde kalıp kalmadığının değerlendirilmediği, kesinleşmiş kadastro paftasının getirtilmediği, doğu komşusu olan taşınmazların ada parsel numaralarının belirlenmediği, komşu parsellere ait varsa kadastro tutanakları ve bu tutanakların tespitine esas diğer belgelerin getirtilmediği, hükme esas alınan orman ve harita bilirkişi raporlarında taşınmazın orman ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmasında durumunun rapor eklerindeki haritalarda gösterilmediği, yine taşınmaz bölümünün orman tahdit noktaları ile birlikte konumunun gösterilmediği, mahalli bilirkişi beyanlarında taşınmazda su taşkınları olduğunun belirtilmesine rağmen taşınmazın aktif dere yatağında kalıp kalmadığı, dere yatağından elde edilip edilmediği, dere yatağına toprak taşıma yapılıp yapılmadığı yönünde keşif mahallinde jeolog bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmadığı ve bu eksikliklerin giderilmesi gerektiği açıklanarak, taşınmazları gören en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile varsa 15-20-25 yıl öncesine ait bulunmuyorsa önceki 4 döneme ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir jeodezi mühendisi bilirkişi sıfatına haiz harita, 1 jeolog bilirkişi, bir fen bilirkişi refakatinde yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, mahallinde yapılmış bir orman ve 2/B kadastrosu varsa 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı “Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında, en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; çekişmeli taşınmazın çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesinin yapılması, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediğinin belirlenmesi, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, orman ve harita bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, taşınmaz bölümünün orman ve 2/B tahdidi içinde bir kısmının veya tamamının kalıp kalmadığının belirlenmesi, orman ve 2/B tahdidi içinde kalıyorsa davanın askı ilan süresinden önce açılıp açılmadığı nazara alınarak görev ve orman idaresinin davada taraf olup olmayacağı hususlarının değerlendirilmesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, zilyetlik yolu ile kazanma koşulları araştırılarak, yapılacak keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, davacının zilyetliğinin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınması, taşınmazda aktif dere yatağında kalıp kalmadığı, hiç su basması olup olmadığı, davacının bu yere toprak taşıyıp taşımadığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın orman olmadığı, ... Nehri ve ... Deresinin ıslah çalışmaları neticesinde dava konusu taşınmazın aktif-pasif dere etkisinde olmadığı, dava konusu taşınmazın davacıya babasından kaldığı, 50-60 yıldır tarımsal faaliyet yapmak sureti ile toprağın işlendiği, taşınmazın imar ve ihyasının tamamlandığı zilyetlikle kazanma koşulları sağlandığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... vekili tarafından, "dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, ihyanın ne zaman gerçekleştiği hususunun tespit edilemediği, kazandırıcı zamanaşımı süresinin tamamlanmadığı iddiasıyla istinaf ^yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili tarafından, "istinaf dilekçesinde belirtilen iddialarla" temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. Maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 61f1ca8c3a2830c7 7c84184f18736ecf

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı