8. Hukuk Dairesi 2023/855 E. , 2025/4405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1880 E., 2022/313 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/4 E., 2021/2 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ..., ..., ..., ...'ın açmış oldukları davanın reddine, Hazinenin talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar kayyımı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar kayyımı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kütahya ili ... ilçesi ... köyü ... (...) mevkinde bulunan dava konusu 774 parsel sayılı taşınmaz komisyonda 2.236,00 m² yüzölçümü ile iki taşlı ahşap değirmen vasfında tapu kayıtlarına dayalı olarak davacılar/davalılar adına, 775 parsel sayılı taşınmaz ise komisyonda 5.105,00 m² yüzölçümü ile mera olarak sınırlandırılarak tespit edilmiştir. Davacılar ..., ..., ..., ... vekili, dava konusu 774 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarındaki bir kısım hisselendirmenin ve yapılan satışların hatalı değerlendirilerek tespit yapıldığını ayrıca 775 parsel sayılı taşınmazın da kendi taşınmazlarının sınırı içinde kaldığını belirterek, 774 ve 775 parsel sayılı taşınmazların tespitini iptali ile dava dilekçesinde belirtildiği şekilde adlarına tescil kararı verilmesini istemişlerdir. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Davalı Hazine vekili 17.11.2020 tarihli dilekçesinde; çekişmeli 147 ada 19 parsel sayılı taşınmazın mera olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, "mahalli bilirkişi beyanına göre dava konusu taşınmaza uyduğu belirtilen tapu kaydı hudutlarının hiçbirinin uymadığı komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanak belgelerinin incelenmesinden anlaşıldığı, sırf mahalli bilirkişinin soyut beyanı esas alınarak düzenlenen fen bilirkişi raporunun bu nedenle hükme esas alınmadığı ve sonuç olarak dayanak tapu kayıtlarının dava konusu 774 parsele uymadığı, mahalli bilirkişi dava konusu taşınmazlarda kimsenin zilyetliğinin olmadığını, evveliyatından beri taşınmazlarda hayvanların otlatıldığını beyan ettikleri, dolayısıyla dava konusu taşınmazlar üzerinde yirmi yılı aşkın süredir malik sıfatıyla kimsenin zilyetliğinin bulunmadığının tespit edildiğini, yargılama devam ederken taşınmazların toplulaştırma çalışmalarına dahil edildiği ve her iki taşınmazın birleştirilmek suretiyle toplulaştırma sonucu 147 ada 19 nolu parsel numarasını aldığı, mevcut krokilerin ve komşu parsel tutanaklarının incelenmesinden taşınmazların batı hududunda 1133, 1134, 1157 no.lu mera niteliğinde orta mallarının bulunduğu, ziraat bilirkişinin dava konusu 774 ve 775 parsel sayılı taşınmazların; köpekdişi ayrığı, yabani yonca, yabani karunga, koyun yumağı, ingiliz çimi, kılçıksız brom, yer yer kofa ve benzeri mera bitkileri ile kaplı olduğunu, çevresinde bulunan 1157, 1134, 1133 mera parselleri ile benzer toprak yapısı özelliği gösterdiğini, çevresinde bulunan bu mera parselleri ile dava konusu taşınmazlar arasında belirgin bir kot farkı bulunmadığını, dava konusu taşınmazların bu mera parselleri ile bir bütünün devamı niteliğinde ve bir bütünün parçaları gibi görülmekte olduğunu belirttiği, bu nedenlerle taşınmazların orta malı vasfında olduğu dolayısıyla zilyetlikle kazanılmaya elverişli taşınmazlar olmadığını, her ne kadar jeodezi ve fotogrametri mühendisinin 1954 ve 1956 tarihli hava fotoğrafları incelemesi sonucu düzenlediği raporda, (A) ve (B) harfi ile göstermiş olduğu bölümlerde imar ve ihya işlemlerinin yapıldığını belirtmiş olsa dahi Kadastro Kanunu'nun yukarıda belirtilen maddeleri ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları nazara alındığında orta malı niteliğinde bulunan taşınmazların imar ve ihyaya konu olamayacağı; orta malların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zaman aşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, dava konusu taşınmazların mera niteliğinde olduğu, davacı ve davalıların dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymaması, mahalli bilirkişinin dava konusu taşınmazlarda evveliyatından beri hayvan otlatıldığı ve kimsenin zilyetliğinin olmadığını beyan etmesi, zirai bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların mera niteliğinde olduğunun belirtilmesi gözetildiğinde davacıların davasını ispatlayamadığı" gerekçesiyle davacı ..., ..., ..., ...'ın açmış oldukları davanın reddine, Hazinenin talebinin kabulüne, çekişmeli Kütahya ili ... ilçesi ... köyü 774 parsel numaralı taşınmazın (toplulaştırma sonucu 147 ada 19 parsel) kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi gereğince mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, çekişmeli Kütahya ili ... ilçesi ... köyü 775 parsel numaralı taşınmazın (toplulaştırma sonucu 147 ada 19 parsel) tespit gibi mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hükmün davalılar ... ve arkadaşları kayyımı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacıların çekişmeli taşınmazların tespitlerinin iptali istemiyle dava açtığı, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde toplulaştırma çalışması yapıldığı ve çekişmeli her iki taşınmazın birleştirilerek 147 ada 19 parsel numarasını aldığı, davalı Hazinenin 17.11.2020 tarihli dilekçesinde 147 ada 19 parsel sayılı taşınmazın mera olarak tesciline karar verilmesini talep ettiği, Hazinenin harçtan muaf olduğu gözetildiğinde esasen Hazinenin iş bu dilekçesinin çekişmeli eski 774 yeni 147 ada 19 parsel sayılı taşınmaz yönüyle davaya katılma istemi niteliğinde olduğu, yine istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve arkadaşları kayyımı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde "kayyım atanma süreci, Mahkemenin karar özeti açıklandıktan sonra davalılar aleyhine eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini" bildirdiği, bu haliyle istinaf dilekçesinde nedeni, sebepleri ve gerekçesi açıklanmadan sadece eksik inceleme ve araştırma yapıldığı şeklindeki belirtimin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 342/2. maddesi anlamında istinaf başvuru sebep ve gerekçesi olarak değerlendirilemeyeceği, sonuç olarak davalılar ... ve arkadaşları kayyımı vekilinin istinaf dilekçesinde 6100 sayılı Kanun'un 342/2. maddesine göre bulunması zorunlu olan başvuru sebeplerine ve gerekçesine yer verilmediği, bu durumda; istinaf başvuru dilekçesinde 6100 sayılı Kanun'un 352/1. maddesi gereği başvuru sebepleri ve gerekçesine hiç yer verilmediği, İlk Derece Mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık da bulunmadığından ve 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesi gereğince yapılacak inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olacağından davalılar ... ve arkadaşları kayyımı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm ... ve arkadaşları kayyımı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup kayyım vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 55bb23e4f9c718d7 e34139c5c07c9399
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/855 E., 2025/4405 K. (06.02.2025) – 6100 sayılı Kanun
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/855
- Karar No
- 2025/4405
- Karar Tarihi
- 06.02.2025
- Konu
- 6100 sayılı Kanun
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/319 E., 2025/4400 K. 06.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6815 E., 2025/4402 K. 06.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2400 E., 2025/4403 K. 06.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/558 E., 2025/4407 K. 06.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4513 E., 2025/824 K. 06.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3407 E., 2025/755 K. 05.02.2025