Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/239 E., 2025/3266 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/239 E., 2025/3266 K. (24.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/239
Karar No
2025/3266
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/239 E. , 2025/3266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2139 E., 2023/423 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ardahan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/406 E., 2022/342 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babasına ait taşınmazların malik olmayan kişiler üzerine kaydedildiğini, 18.06.1968 tarihli, 23 ve 24 sıra sayılı tapu kayıtlarındaki ½ hisse oranındaki yerleri ile yaklaşık 15 dekarlık zilyetliğinde bulunan taşınmazın 101 ada 1 parsel sayısında ... köyü tüzel kişiliği adına tespit ve tescil olunduğunu, müvekkilinin babası adına kayıtlı olan 116 ada 38 parselin yaklaşık 1 dekarlık kısmının yol boşluğu olarak bırakıldığını, muris üzerine kayıtlı 117 ada 105 parselin 9 dekarlık kısmının 117 ada 51 parselde, yine 117 ada 51 parselin 1700,00 metrekarelik kısmının da 117 ada 34 parselde tespit ve tescil edildiğini, yine babası üzerine kayıtlı olan 350,00 metrekarelik alanın 116 ada 29 parselde tespit ve tescil edildiğini, dava konusu bu taşınmazlar üzerinde davalıların zilyetliğinin bulunmadığını, 1968 yılındaki tapu kayıt tarihlerinden günümüze kadar süregelen bir şekilde müvekkili ve kardeşlerinin zilyetliğinin devam ettiğini, Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/263 Esas numaralı davasının süresinde işlemlerin gerçekleştirilememesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, eksik hususların kısmi de olsa eski dosyadan giderilebileceğini iddia ederek 101 ada 1 parselin tapu kaydının iptali ile eski tapu kayıtlarına göre 2/8 hisse oranında ve yaklaşık 15 dekarlık taşınmazın malikleri adına tesciline, 116 ada 38 parsel sayılı taşınmazın yol boşluğu olarak bırakılan 1 dekarlık kısmının malikler adına tesciline, 117 ada 104 parselin yaklaşık 9 dekarlık kısmının tapusunun iptali ile 117 ada 105 parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek tesciline, 117 ada 34 parsel sayılı taşınmazın 1700,00 metrekarelik kısmının 117 ada 51 parsele ilave edilerek tesciline, 116 ada 29 parsel sayılı taşınmazın 350,00 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile malikler adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 117 ada 51 ve 34, 101 ada 1 ve 116 ada 29 parsel yönünden açılan davada, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki hak düşürücü süre dolduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Ardahan ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kanuna g��re yapılan kadastro çalışmalarında;101 ada 1 parsel sayılı 3398307,62 metrekare yüzölçümlü taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, 06.12.2006 ilâ 05.01.2007 tarihleri arasında ilan edilerek itirazsız 08.01.2007 tarihinde kesinleştiği belirtilmiş ise de, Kadastro Mahkemesinin 2007/506 ve 487 Esasında davalı olduğu tutanağın sağ üst köşesine şerh verilmiş, UYAP sisteminden görevsizlik kararı verildiği ve hükmün 25.12.2007 tarihinde kesinleştiği, 2007/487 Esas sayılı dosyanın henüz kesinleşmediği, 116 ada 29 parsel sayılı 1270,42 metrekare yüzölçümlü taşınmaz arsa vasfı ile senetsizden ... adına, 117 ada 104 parsel sayılı 29994,88 maetrekare yüzölçümlü taşınmaz tarla vasfı ile senetsizden ... adına, 117 ada 34 parsel sayılı 8719,24 metrekare yüzölçümlü taşınmaz tarla vasfı ile senetsizden ... adına,117 ada 51 parsel sayılı 5383,15 metrekare yüzölçümlü taşınmaz tarla vasfı ile senetsizden ... adına tespit edilmiş ve 07.05.2007 ilâ 06.06.2007 tarihleri arasında ilan edilerek 07.06.2007 tarihinde itirazsız kesinleşmekle tapu siciline tescil edilmişlerdir. 117 ada 34 ve 104 parseller sayılı taşınmazlar daha sonra satış suretiyle 29.06.2016 tarihinde yapılan satış işlemleri suretiyle ... adına tescil edilmişlerdir. Davacı tarafından 23.06.2022 tarihinde kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasının dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar tarafları, konusu ve sebebi aynı olan Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/972 Esas, 2020/17 Karar (Dairemizin 2021/744 Esas sayılı dosyası olup aynı gün istinaf incelemesi yapılan) sayılı davası derdest nitelikte ise de hak düşürücü süre ve derdestlik dava şartlarının eldeki davada birlikte bulunduğu, eldeki davanın dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin öncelik verilmesi gereken dava şartı olduğu görülmekle, Mahkemece, 117 ada 51, 34, 101 ada 1 ve 116 ada 29 parseller yönünden davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka, kamu düzenine aykırılık bulunmadığından davacının istinaf isteminin esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından; "Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2016/972 Esas sayılı davada, mahkeme tefrik kararı vererek bazı taşınmazlar yönünden 2018/263 yeni esas numarası vermiştir, dava dilekçesi aynı kalmıştır. Bu nedenle talep konusunun hala daha yürürlükte olup dosyanın hak düşürücü süre kapsamında olmadığı anlaşılacaktır. Bununla birlikte ada pafta bilgileri farklı davalarda incelenmiş olmasına rağmen, sistemde aynı dava dilekçesinin görüntülenmesi nedeni ile derdest olarak değerlendirilmesi hatalı ve hukuka aykırıdır, usul ve kanuna aykırı olan verilen kararın bozulması" talebiyle temyiz edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastrodan önceki nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu parseller; 117 ada 51 ve 34, 101 ada 1 ve 116 ada 29 parsellerdir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 64b83d84121f6b26 25865834ec14fcf3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı