8. Hukuk Dairesi 2024/11 E. , 2025/3271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/600 E., 2015/140 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyünde davalı adına kayıtlı bulunan 102 ada 14 parsel nolu taşınmazın, orman vasfında bulunduğunu bu nedenle söz konusu tapunun iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş,
II. CEVAP Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi ile Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.10.2009 tarihli 2009/10626 Esas ve 2009/14354 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanun'u çalışmalarına esas olmak üzere yapılan orman kadastro çalışmaları bulunduğu, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığından bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile bilirkişi heyetinin 16.10.2010 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 4.535 metrekarelik kısmın dava konusu 14 parselden ifraz edilerek davacı Hazine adına tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.11.2013 tarih ve 2013/8873 Esasa 2013/10363 Karar sayılı ilamı ile; Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli 14 parsel sayılı taşınmazın güneyinde yer alan (B) ile işaretli bölümünün 1954 tarihli resmî belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu açıklandığı ve Mahkemece buna göre taşınmazın (B) ile işaretli 4535 metrekare bölümünün nitelik belirtilmeden Hazine adına tesciline karar verildiği, raporda yeşil rengin hangi bitkiyi ifade ettiğinin açıklanmaması ve yeni tarihli resmî belgelerin incelenmemiş olması nedeniyle dosya ek rapor alınmak üzere dairece Mahkemesine iade edildiği; Dairenin 25.09.2012 günlü geri çevirme kararı üzerine hazırlanan 16.08.2013 tarihli ek raporda yeşil rengin meşe ağaçlarını gösterdiği açıklanmış, ancak, bu kez taşınmazın 1954 tarihli belgelerde kuzey bölümünün yeşil renkle işaretlendiği görüldüğü, bu hali ile dosyadaki raporların birbiriyle çeliştiği, hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bilirkişi heyetinin 12.12.2014 tarihli raporunda; "16.08.2013 tarihli 2. Ek rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 1.611,60 metrekarelik alanın gerek 1953-54 tarihli ve gerekse 1973 tarihli hava fotoğraflarında ve de gerekse 1978 yılı memleket haritasında ormanlık alanlar içinde yer aldığı, eylemli durumda kuzey ve doğusundaki orman alanlarının uzantısı olduğu ve devamı niteliğinde bulunduğu, dolayısıyla orman muhafaza karakteri taşıdığı, toprak içerisinde ormanın simgesi olan humus bileşenleri yaprak, dal ve kök kalıntı ve çürüntülerine rastlanması ve toprağının horizon tabakalarının belirginliğini halen muhafaza etmiş olması nedeniyle 3116 sayılı yasaya göre orman sayılan yerlerden olduğu, aynı rapor ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 4.388,40 metrekarelik taşınmazın üzerinde herhangi bir orman bitki örtüsünün bulunmaması, gerek hava fotoğraflarında gerek memleket haritalarında ve gerekse amenajman plan haritasında orman dışı alanlar içinde yer alması, eğilimin ortalama % 7-9 civarında olması dolayısıyla toprak muhafaza karakteri taşımaması, toprağında ormanın simgesi olan humus bileşenleri yaprak, dal ve kök kalıntı ve çürüntülerine rastlanmaması, toprağın sürekli işlenmesi neticesinde toprağın üst horizonlarının doğallığını kaybetmiş olması nedenleriyle 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalarla ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın 6831 sayılı yasa ile de ilgisinin bulunmaması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğu" yönünde görüş bildirildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 6.000 metrekarelik 14 nolu parselin 16.08.2013 tarihli bilirkişi 2. Ek rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 1.611,60 metrekarelik bölümün orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması nedeniyle bu kısmın dava konusu parselden ifrazı ile orman vasfı ile davacı Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 4.388 metrekarelik kısmın ise orman sayılan yerlerden olmadığı, bu kısım üzerinde davalı lehine yasal zilyetlikle kazanma şartlarının oluştuğu, bu nedenlerle bu kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın bozulmasını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, davacı Hazine lehine tapu iptali ve tescil koşullarının oluşup oluşmadığı istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440/III-1 ve 2. maddelerine istinaden karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 86c6a28e19ec0f6f b521427bfb57f6b7 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/11 E. , 2025/3271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/600 E., 2015/140 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyünde davalı adına kayıtlı bulunan 102 ada 14 parsel nolu taşınmazın, orman vasfında bulunduğunu bu nedenle söz konusu tapunun iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş,
II. CEVAP Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi ile Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.10.2009 tarihli 2009/10626 Esas ve 2009/14354 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanun'u çalışmalarına esas olmak üzere yapılan orman kadastro çalışmaları bulunduğu, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığından bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile bilirkişi heyetinin 16.10.2010 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 4.535 metrekarelik kısmın dava konusu 14 parselden ifraz edilerek davacı Hazine adına tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.11.2013 tarih ve 2013/8873 Esasa 2013/10363 Karar sayılı ilamı ile; Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli 14 parsel sayılı taşınmazın güneyinde yer alan (B) ile işaretli bölümünün 1954 tarihli resmî belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu açıklandığı ve Mahkemece buna göre taşınmazın (B) ile işaretli 4535 metrekare bölümünün nitelik belirtilmeden Hazine adına tesciline karar verildiği, raporda yeşil rengin hangi bitkiyi ifade ettiğinin açıklanmaması ve yeni tarihli resmî belgelerin incelenmemiş olması nedeniyle dosya ek rapor alınmak üzere dairece Mahkemesine iade edildiği; Dairenin 25.09.2012 günlü geri çevirme kararı üzerine hazırlanan 16.08.2013 tarihli ek raporda yeşil rengin meşe ağaçlarını gösterdiği açıklanmış, ancak, bu kez taşınmazın 1954 tarihli belgelerde kuzey bölümünün yeşil renkle işaretlendiği görüldüğü, bu hali ile dosyadaki raporların birbiriyle çeliştiği, hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bilirkişi heyetinin 12.12.2014 tarihli raporunda; "16.08.2013 tarihli 2. Ek rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 1.611,60 metrekarelik alanın gerek 1953-54 tarihli ve gerekse 1973 tarihli hava fotoğraflarında ve de gerekse 1978 yılı memleket haritasında ormanlık alanlar içinde yer aldığı, eylemli durumda kuzey ve doğusundaki orman alanlarının uzantısı olduğu ve devamı niteliğinde bulunduğu, dolayısıyla orman muhafaza karakteri taşıdığı, toprak içerisinde ormanın simgesi olan humus bileşenleri yaprak, dal ve kök kalıntı ve çürüntülerine rastlanması ve toprağının horizon tabakalarının belirginliğini halen muhafaza etmiş olması nedeniyle 3116 sayılı yasaya göre orman sayılan yerlerden olduğu, aynı rapor ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 4.388,40 metrekarelik taşınmazın üzerinde herhangi bir orman bitki örtüsünün bulunmaması, gerek hava fotoğraflarında gerek memleket haritalarında ve gerekse amenajman plan haritasında orman dışı alanlar içinde yer alması, eğilimin ortalama % 7-9 civarında olması dolayısıyla toprak muhafaza karakteri taşımaması, toprağında ormanın simgesi olan humus bileşenleri yaprak, dal ve kök kalıntı ve çürüntülerine rastlanmaması, toprağın sürekli işlenmesi neticesinde toprağın üst horizonlarının doğallığını kaybetmiş olması nedenleriyle 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalarla ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın 6831 sayılı yasa ile de ilgisinin bulunmaması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğu" yönünde görüş bildirildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 6.000 metrekarelik 14 nolu parselin 16.08.2013 tarihli bilirkişi 2. Ek rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 1.611,60 metrekarelik bölümün orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması nedeniyle bu kısmın dava konusu parselden ifrazı ile orman vasfı ile davacı Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 4.388 metrekarelik kısmın ise orman sayılan yerlerden olmadığı, bu kısım üzerinde davalı lehine yasal zilyetlikle kazanma şartlarının oluştuğu, bu nedenlerle bu kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın bozulmasını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, davacı Hazine lehine tapu iptali ve tescil koşullarının oluşup oluşmadığı istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440/III-1 ve 2. maddelerine istinaden karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 86c6a28e19ec0f6f b521427bfb57f6b7 ... ...