Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/842 E., 2025/3273 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/842 E., 2025/3273 K. (24.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/842
Karar No
2025/3273
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/842 E. , 2025/3273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/100 E., 2021/387 K. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının orman tahdit sınırları içinde kalan ... köyü ... mevkiinde 213 nolu parsele doğusu itirazlı 212 nolu parsel, batısı 1030 nolu parsel ve depo yeri güneyi yol ve 1020 nolu parsel (depo) kuzeyi 1031 nolu parsel ve orman ile çevrili 157,5 m²lik alana ev inşaatı yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu, dava konusu yerin orman tahdidi içerisinde kaldığını, dava konusu 213 nolu parsel ile ilgili Devrek Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/444 Esas sayılı davanın da görülmekte olduğunu, bu nedenle davalı hakkında Orman Kanununa muhalefet suçundan 16.11.1983 tarih 24/33 sayılı suç tutanağı düzenlenerek dava açılmak üzere Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirildiğini, davalının dava konusu yere tecavüzünün halen devam ettiğini, bu nedenlerle yüz ölçümü ve hudutları belirlenen taşınmaza vaki tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tapusunun iptali istenilen taşınmazın müvekkili ve müştereklerine kök murislerinden veraset yolu ile intikal ettiğini, iddia edildiği gibi orman olmadığını, tapulama tespiti ve tescili üzerinden fazla zaman geçtiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; 10 yıllık süre içinde açılmayan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği, kararın davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.04.2000 gün 2000/3183 Esas, 2000/3715 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın tapusunun 1969 yılındaki arazi kadastrosu ile Tapulama Komisyonunun 15.05.71 sayılı kararına istinaden oluştuğu, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman tahditinin 1961 yılında yapılıp kesinleştiği, yörede 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile Değişik 2/B maddesi uygulaması yapıldığı, sonuçlarının 20.08.1990 tarihinde ilan edildiği, mevcut dava nedeniyle kesinleşmediği, mahallinde yapılan keşifte orman bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın 3302 sayılı Kanun ile Değişik 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, davanın kesinleşmiş orman tahditi sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali talebine ilişkin olduğu, Orman İdaresinin kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunu iptalini ve orman alanı olarak tescilini isteme yönünden her zaman dava açabilme yeteneği olduğunun yargılamaya devam edilerek davanın Hazineye de yönetilmesi, orman tahdidi ve 2/B maddesinin uygulanmasına itiraza ilişkin kısmının ayrılarak bu yönden görevsizlik kararı verilmesi, tapu iptali ve tescil işlemi yönünden davanın elde tutulması ve Kadastro Mahkemesinde görülecek 2/B madde uygulamasına itiraz davası neticesinde verilerek, kesinleşecek hüküm gözetilerek tapu iptali ve tescil talebi hakkında karar kurulması gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyularak Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; tahdide ve 2/B maddesinin uygulanmasına itiraza ilişkin kısmının işbu dosyadan ayrılarak bu yönden görevsizlik kararı verildikten sonra, davanın kabulüne karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2016/10193 Esas, 2018/7729 Karar sayılı ilamıyla; " Somut olayda, ...'nın dava devam ederken 2006 yılında vefat ettiği anlaşıldığından mahkemece, vefat eden davalıya ait eksik olan veraset ilamı veya mirasçıları gösterir şekilde aile nüfus kayıtlarının celbedilmesi, davada yer almayan mirasçılar varsa davaya dahil edilmeleri veya olurlarının alınması ya da terekeye temsilci tayin edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, taraf teşkili tamamlandıktan sonra kadastro mahkemesinde görülen 2/B çalışmasına itiraz dava dosyası ve 2/B çalışması ile ilgili belge ve tutanaklar dosya arasına getirilerek işin esasına girilmesi" hususunda kararın bozulduğu, bozma kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonunda Mahkemece yukarıda belirtilen tarih ve numaralı kararında;" Devrek Kadastro Mahkemesinin 2015/5 Esas sayılı dosyasında dava konusu yerin niteliğiyle ilgili yargılama yapıldığı, dava konusu 213 parsel sayılı taşınmazın 15.09.1996 tarihli tapulama tutanağı şahıslar adına tespit gördüğü, daha sonradan yapılan orman kadastrosu çalışmaları nedeniyle aynı yere ilişkin taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkartılmasına yönelik olarak mahkememiz 2010/11 Esas sayılı dosya ile birleştirilen 1994/106 Esas sayılı dosya ile yargılamanın yapıldığı, 1997/99 Esas 1998/125 Karar sayılı dosya ile yapılan yargılama sonucunda 21.10.1998 tarihli kararı ile ... Köyü 213 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın kabulüne, taşınmazın ... adına tespit gibi tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.02.2000 tarih 2000/204 esas 2000/844 karar sayılı kararı ile onandığı, söz konusu dosyada Orman İdaresinin de davalı olarak taraf olduğu, eldeki davanın aynı mahiyette ve aynı yere ilişkin olduğu, mahallinde icra edilen keşif ve daha önceden yargılaması yapılan ve kesinleşen mahkememiz 1997/99 Esas 1998/125 Karar sayılı dosya içeriğine göre taşınmazın orman niteliğinde olmadığı, toprağının orman muhafaza karakteri olan humus şeklinde olmadığı, orman içi açıklık vasfında olmadığı, eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarının incelenmesinde tarım arazisi olarak kullanıldığının bilirkişi raporunda belirtildiği, taşınmazın evveliyatının orman olmadığı nedenle 2/B vasfı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığı nedenle aynı mahkememizde daha önceden yapılan yargılama dosyası ve taşınmazın orman vasfı bulunmadığı nedenle davanın reddine karar verildiği, dava konusu yapılan elatma olduğu iddia edilen yerin orman vasfında olmadığı kararı verildiği, kararın 18.06.2019 tarihinde kesinleştiği" belirtilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından; yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca davacı ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı