8. Hukuk Dairesi 2023/2651 E. , 2025/3277 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/211 E., 2022/286 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/580 E., 2019/329 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı müteveffa mirasçıları dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi, 4528 sayılı parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerde kaldığını, orman vasfı ile Hazine tapuda kayıtlı olduğunu, ancak orman sayılan iş bu yerin tapu kaydı muhdesat bilgileri incelendiğinde "taşınmaz ve üzerindeki bahçe ... oğlu davalı ...'ın kullanımında" olduğuna dair şerh bulunduğunu, iş bu zilyetlik ve muhdesat şerhinin anayasaya, usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, Mersin Kadastro Mahkemesinin 2000/63 Esas ve 2011/14 Karar sayılı dosyasında Mersin ili ... ilçesi 81 no.lu parsele ilişkin açılmış kadastro tespit davasında, 81 no.lu parselin orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, iş bu kararın Yargıtay onaması sonucu 01.05.2001 tarihinde kesinleştiği, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/523 Esas ve 2016/384 karar sayılı dosyasında da yapılan keşif sonucunda davaya konu Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi 4528 parsel numaralı taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen 364,47 m²lik yer olduğu, bu yerin kapanan 81 no.lu parselin içerisinde kaldığı, tapu kaydının beyanlar hanesinde de orman olduğuna dair belirtme bulunduğu, bu yerin 1960 tarihli memleket haritasında, 1990 tarihli kadastro haritasında ve 1969 tarihli havaa fotoğraflarında orman olarak yer aldığı, 2/B uygulamasının ilk şartının 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olduğunu, dava konusu taşınmazın orman olduğuna dair rapor sunulduğunu, orman nitelikli taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı, şahıslar adına tapuya tescil edilemeyeceği Anayasamızın 169. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddeleri ve Kadastro Kanunu'nun ilgili maddeleri ile hüküm altına alındığını, bu sebeple dava konusu taşınmaza ait tapu kaydında davalı lehine zilyetlik ve muhdesat şerhi konulmasının Anayasaya aykırılık teşkil etttiğini belirterek Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi, 4528 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı muhdesat bilgilerinde yazan taşınmaz ve üzerindeki bahçe, ... oğlu davalı ...'ın kullanımında olduğuna dair zilyetlik ve muhdesat şerhinin kaldrılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içinde açılmadığını, hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kadimden bu yana tek kullanıcısının müvekkili olduğunu, taşınmaz üzerinde hiçbir orman örtüsü, humus bakiyesi, orman olduğunu gösteren hiç bir emare mevcut olmadığını, davalı müvekkilinin de bu yeri kendi ziraat arazisi olarak gördüğünü, böyle bildiğini ve bu nedenle ekip biçtiğini, limon ağaçları dikerek uzun yıllardan bu yana nizasız ve fasılasız kullandığını, Orman Kanununa muhalefet suçundan açılan kamu davasında beraat ettiğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddini savunmuştur. 2-Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kullanım şerhinin kaldırılması istemli olarak açılan davada müvekkili idareye husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, söz konusu şerhin müvekkil idare tarafından talep edilerek konulmadığını belirterek husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve numaralı kararı ile özetle; bilirkişi kurulunun 05.07.2018 tarihli kök raporunda ve 16/11/2018 tarihli ek raporunda; "....Mersin ili ... ilçesi ... mevkinde bulunan 4528 parsel no.lu taşınmazın, dava konusu olan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1567,50 m²lik kısmının; Mersin Kadastro Mahkemesinin 21.02.2001 tarih, 2000/63 Esas, 2001/14 Karar sayılı kararının ve Mersin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2013/523 Esas, 2016/384 Karar sayılı kesinleşmiş kararında da 2/B uygulamasının geçersiz olduğunun belirtildiği, bu kararın Yargıtay ilamı ile onandığı belirtildiği görülmekle, yapılan keşif ve gözlemde davaya konu taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin taşınmazın niteliği ile uyumlu olmadığı, taşınmazın tapu kaydından anlaşılacağı üzere orman sınırları içerisindeki Hazine adına kayıtlı taşınmaz olması nedeniyle subut bulan davanın kabulü ile dava konusu Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi (Eski 81 parsel) 4528 parsel sayılı tapuda Hazine adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde, taşınmaz ve üzerindeki bahçenin davalı ... oğlu ...’ın kullanımında olduğuna dair zilyedlik tespitin iptali ile "taşınmaz ve üzerindeki bahçenin davalı ... oğlu ...’ın kullanımındadır" şerhinin tapunun beyanlar hanesinden terkinine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Orman kadastrosu, devlet ormanlarının, kamu tüzel kişiliklerine ait ormanların, özel ormanların ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayin ve tespit edilerek haritaya bağlanması işlemidir. İlk derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait orman tahdit haritası orman kadastro komisyon tutanak örneği getirtilerek dosya arasına konulmuş, refakate alınarak taşınmaz başında keşif yapılmıştır. Alınan bilirkişisi raporunda özetle; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu yönünde kanaatlerini bildirmişlerdir. Öte yandan dava konusu taşınmazın üzerinde dava konusu taşınmazın orman olduğuna dair de şerh bulunduğu anlaşılmış olup, dosyada bulunan aynı yere ilişkin Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/523 esas ve 2016/384 Karar sayılı ilamı ile bu ilamın onanmasına ilişkin Yargıtay 16. Hukuk Dairesi ilam içeriği doğrultusunda da orman niteliğine ait yerlerin zilyetlikle kullanılamayacağı anlaşıldığından, idarenin bu konuda hata yapmasının davalı lehine orman niteliğindeki taşınmazlar yönünden kazanılmış hak oluşturmayacağı anlaşıldığından, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu anlaşılmakla..." davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar vekili tarafından; davanın yasal süresinde açılmadığı, dava konusu taşınmazın davalı müvekkili ..., vefatının ardından da yasal mirasçıları tarafından kadimden bu yana aralıksız olarak kullanıldığı, taşınmazda 35-40 yaşlarında limon, narenciye ağaçları olduğu, İlçe Tarım Müdürlüğü’nde Çiftçi Kayıt Sisteminde de kayıtlı olduğu, 25 yıldır bu yerin emlak vergisinin davalı müvekkili ve mirasçıları tarafından ödendiği, ödeme belgeleri dosya arasında bulunan Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/523 Esas sayılı dosyasında bulunduğu, tarımsal sulama,elektrik ve su abonelikleri bulunduğu, komşu taşınmazlar da tapulu tarım arazileri olduğu, orman sayılan yerlerden olmadığı, üzerinde hiçbir orman örtüsü, humus bakiyesi, orman olduğunu gösterecek hiçbir emare mevcut olmadığı, bu nedenlerle verilen kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmazın orman vasfında olması sebebiyle, kullanıcı zilyetlik şerhinin terkini talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden dahili davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f4879e0704ae13c8 4919b7c83deae33b