8. Hukuk Dairesi 2023/4211 E. , 2025/3263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/190 E., 2022/87 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sonucunda, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 340 ada 14 parsel sayılı 1932,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 340 ada 14 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi gözetildiğinde taşınmazın orman olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zilyetlikle de kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... dava konusu taşınmazın, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesinde tarif edilen öncesi orman olması nedeniyle sonradan orman bitki örtüsü kaldırılsa bile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabı mümkün olmayan orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak iktisabının mümkün olmadığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı yapılan incelenmesinde, 4785, 5658, 3116, 5653, 6831 ve 4999 sayılı Kanunlarda tanımlanan orman tarifine uyduğu için 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu ve davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın kabulüne ve taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinin isabetli olduğu ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanık beyanları ile taşınmazın 60 - 70 yıldır özel mülkiyete konu olduğunun ve ormanla ilgisinin bulunmadığının ispatlandığını, ancak bu beyanların dikkate alınmadığını, taşınmazın orman olduğundan tapulama harici kaldığı tespitinin yerinde olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde davalı lehine ikkisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.