8. Hukuk Dairesi 2023/4272 E. , 2025/3262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/995 E., 2023/814 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/179 E., 2022/84 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sonucunda, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 390 ada 2 parsel sayılı 12.970,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik vasfıyla 19.08.2020 tarihinde davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 390 ada 2 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi gözetildiğinde taşınmazın orman olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zilyetlikle kazanma koşullarının da davalı lehine oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın, bilirkişi rapor ve krokileri ile kadastro paftasındaki konumuna göre komşuları olan 390 ada 1, 3 ve 4 parsellerle birlikte dört tarafının aynı mevkide yer alan 120 ada 1 parsel sayılı devlet ormanı ile çevrili olup 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın, komşusu olan 390 ada 1 ve 3 parseller ile birlikte, dört yönden Devlet ormanı ile çevrili olup 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesinde tanımlanan orman içi açıklığı vasfında olduğu, ayrıca öncesi itibarıyla, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesinde tanımlanan orman sayılan yerlerden olduğu, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği ..." gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın 60 yıldır dikili tarım arazisi olduğunun ve zeytinlik olduğunun kabul edildiğini, taşınmazın orman olmadığı 15.10.1996 tarihli orman kadastro çalışması ile kesinleştiği halde orman olarak tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanık beyanları ile taşınmazın 60 - 70 yıldır özel mülkiyete konu olduğunun, ormanla ilgisinin olmadığının ispatlandığını, ancak bu beyanların dikkate alınmadığını, orman olduğundan tapulama harici kaldığı tespitinin yerinde olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde davalı lehine iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c67cea2327219cc4 d55e4b5159a975a6