8. Hukuk Dairesi 2025/2296 E. , 2025/3675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1379 E., 2025/155 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/192 E., 2023/922 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde; .............................. mevkinde yer alan, doğusu 271 parsel sayılı ... taşınmazı, batısı 280 parsel sayılı... taşınmazı, kuzeyi 281 parsel sayılı ... taşınmazı, güneyi 261 parsel sayılı ... taşınmazı ile çevrili, tahmini 4000 m² yüzölçümündeki taşınmazın 50 yıldan fazla bir süredir zilyedi bulunduğunu belirterek, adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın orman kadastro çalışmalarında orman olarak sınırlandırıldığı, tescil davasına konu edilebilecek yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmaz bölümünün ...Mahallesi 991 ada 1 sayılı orman parsel içinde kaldığının anlaşıldığı, ancak orman idaresinin taraf yapılarak husumetin yaygınlaştırılmadığı, taşınmazın orman kadastrosu sonucunda oluştuğu anlaşılmasına rağmen buna ilişkin belgeler getirtilerek davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının değerlendirilmediği, UYAP'tan alınan tapu kaydında tesis kadastrosunun 07.08.2020 tarihinde kesinleştiğinin belirtildiği ancak bu hususun kadastronun gerçek kesinleşme tarihi mi daha önce kesinleşen orman kadastrosunun aktarım tarihi mi olup olmadığının araştırılmadığı gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu 991 ada 1 sayılı orman parseli ile ilgili orman kadastro çalışmalarının 2007 yılında yapıldığı, bu çalışmalar sırasında çekişmeli taşınmazın ...Devlet Ormanı olarak bırakıldığı, taşınmazın orman tahdit sınırları içine alınmasına ilişkin orman kadastrosu ve aplikasyon işleminin kesinleşmesinden itibaren, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı, tapu kaydında her ne kadar tesis kadastro tarihi 07.08.2020 olarak yazılı ise de bu durumun orman kadastrosunun gerçek kesinleşme tarihi olmadığı gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmaz bölümünün 31.05.2007 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında ...Devlet Orman sınırları içinde bırakıldığı, orman kadastrosunun itiraz edilmeden kesinleştiği, 2020 yılında kadastro sırasında orman kadastrosunun tapuya aktarıldığı ve taşınmazın 991 ada 1 parsel numarasını aldığı, 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra 24.07.2019 tarihinde dava açıldığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki;...Merkez beldesi sınırları içerisinde bulunan ormanların 6831 sayılı Kanun'a göre orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 2/B maddesi uygulama çalışmalarını yapmak üzere 16 no.lu komisyon görevlendirilmiş, 08.03.2005 tarihinde işe başlanmış, 10.11.2006 tarihinde sonuçlandırma tutanağı ile çalışmalar bitirilip 31.05.2007 tarihinde ...ilçe merkezinde ilân edilerek kesinleştirilmiştir. Dava konusu taşınmaz 991 ada 1 sayılı orman parseli içinde kalmakta olup, bu taşınmaz da... Mahallesi mülki sınırları içindedir. 6831 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, sınırlaması bitirilen kadastro tutanak ve haritalar, ilgili köy, belde veya mahallelerin uygun yerlerine asılmak suretiyle ilân edilir. Ancak dosya kapsamında yapılan incelemede bu çalışma sonuçlarının... Mahallesinde ilan edildiğine ilişkin askı mazbatasına rastlanmamıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince öncelikle orman kadastrosunun yapıldığı tarihte taşınmazın hangi köy/mahalle idari sınırları içinde kaldığı tespit edilmeli, taşınmazın bulunduğu tespit edilen köy/mahallede çalışma sonuçlarının ilan edilip edilmediği araştırılmalı, ilan edilmiş ise davanın hakdüşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin değerlendirmenin doğru olduğu gözetilmeli, ilan edilmemiş ise kesinleşmiş orman kadastrosundan bahsedilemeyeceği için yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dbd6aecc173df56f cfb8c09635f55891
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2296 E., 2025/3675 K. (12.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2296
- Karar No
- 2025/3675
- Karar Tarihi
- 12.05.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3444 E., 2025/3670 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1621 E., 2025/3671 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2806 E., 2025/3673 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2360 E., 2025/3676 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1538 E., 2025/3632 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3710 E., 2025/3674 K. 12.05.2025