8. Hukuk Dairesi 2024/2360 E. , 2025/3676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/96 E., 2023/164 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, ................Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı ... adına kayıtlı 123 ada 327 parsel sayılı 4.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla ve 2.548,52 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde; ................ Mahallesinde bulunan adına kayıtlı 4.100,00 metrekare yüzölçümündeki 123 ada 327 parsel sayılı taşınmazın, uygulama kadastro çalışmaları sırasında 1.551.48 m²lik kısmının orman sınırları içine alındığını, yapılan çalışmanın hatalı olduğunu belirterek, tespitin iptali ile 123 ada 327 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, dava konusu 123 ada 327 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişilerinin 04.01.2016 tarihli raporu ve eki krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.361,14 metrekarelik kısmın 123 ada 327 parsele eklenmesine, 123 ada 327 parsel sayılı taşınmazın 3.909,66 metrekare yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün, davacı adına kayıtlı yeni 123 ada 327 parsel sayılı taşınmazın sınırında bulunan 123 ada 373 sayılı orman parselinde kaldığının anlaşıldığı, her ne kadar davada Orman İdaresi taraf ise de, ormanların mülkiyeti Hazineye ait olduğundan, davada Hazinenin de taraf olmasının zorunlu olduğu, taraf teşkilinin dava şartlarından olup, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemeyeceği, Mahkemece, dava konusu 123 ada 373 parsel sayılı taşınmazın maliki olan Hazineye husumet yöneltilmeden, bir başka ifade ile davada taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, Mahkemece öncelikle davacıya, davasını Hazineye de yöneltmesi için süre ve imkan tanınması, taraf teşkili yöntemince sağlandıktan sonra dahili davalıdan savunma ve delillerinin sorulması, bildirdiği takdirde delillerinin toplanması, bundan sonra davacının iddiasının taşınmazın mülkiyetine mi, uygulama kadastrosu sırasında ortaya çıkan nedenlere mi, yoksa orman tahdidine itiraza ilişkin mi olduğu hususunda davacıdan izahat alınarak davacının iddiasının uygulama kadastrosu sırasında ortaya çıkan nedenlere dayandığının anlaşılması halinde ise 123 ada 373 parsel sayılı taşınmaza ait uygulama kadastrosu (22/a) tutanağının davalı hale getirilmesi ve tesis kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazda sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığının yöntemince araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 2015 yılı içerisinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca uygulama kadastro çalışması ve aynı çalışma alanı içerisinde müşterek olarak 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca düzeltme çalışması yapılarak 22.01.2015 - 20.02.2015 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, davanın süresinde açıldığı, mahallinde icra olunan keşif neticesinde fen ve orman bilirkişilerince hazırlanarak dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile 1949, 1960, 1972 ve 1992 yıllarına ait hava fotoğrafları ile 1956 ve 1983 yıllarına ait memleket haritaları üzerinde dava konusu taşınmazların gösterilerek krokilerin çakıştırıldığı, bilirkişilerce orman kadastro komisyonu tarafından 3116 sayılı Orman Kanunu kapsamında yapılan orman tahdidine ait OTS noktalarının zemine aplikesinin açı ve mesafe değerlerine uymadığının, 7847 no.lu OTS noktası hariç diğer noktalar olan 7840, 7841, 7842, 7843, 7844, 7845 ve 7846 nolu OTS noktalarının yerlerinin komisyon tarafından yanlış aplike edildiğinin, dava konusu 123 ada 327 parsel sayılı taşınmazın tüm sınırları arasında belirgin sınır işareti veya görüntüsü bulunduğunun, sınırların birbirinden kot farkı ile ayrıldığının ve sabit sınır niteliğinde olduğunun, ancak belirtilen orman sınır noktalarındaki hattın gerçeğe uygun olarak düzeltilmediğinin, davaya konu 123 ada 327 parselin güneyinde, orman sınırı ile birleştiği kısımda ve ekteki krokilerde (A) harfi ile gösterilen kısımda en son yapılan 22/a çalışmasında sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklı hatalar olduğu ve aynı zamanda müşterek olarak 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan düzeltme çalışmasında da hata olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, 123 ada 327 parsel ve 123 ada 373 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişilerinin 04.01.2016 tarihli raporu ve eki krokisinde (A) harfiyle ile gösterilen 1.361,14 m²lik kısmın 123 ada 373 parselden çıkartılarak 123 ada 327 parsele eklenmesine, böylece 123 ada 327 parsel sayılı taşınmazın 3.909,66 m², 123 ada 373 parselin ise 23.666,432 m² olarak tapu kaydındaki malikleri adına ve tapu kaydındaki niteliği ile tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Çekişmeli 123 ada 373 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespit tutanağında yüzölçümünün 25.027.572,55 m² olarak belirlendiği, hükme esas alınan 04.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.361,14 m² yüzölçümündeki alanın 373 parsel alanından düşülmesi sonucunda kalan miktarın 25.026.211,41 m² olması gerekirken, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde ve hüküm kısmında infazda tereddüt oluşturacak şekilde 123 ada 373 parselin 23.666,432 m² yüzölçümü ile tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmekte ise de, iş bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde ve hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan "23.666,432 m2" ibaresinin gerekçe ve hüküm yerinden çıkarılarak yerine, "25.026.211,41 m2" ibaresinin yazılmasına, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/7. fıkrası gereğince bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 382c8db7677fa8cb c44102e0e3a56b36
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2360 E., 2025/3676 K. (12.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2360
- Karar No
- 2025/3676
- Karar Tarihi
- 12.05.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1621 E., 2025/3671 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2806 E., 2025/3673 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2296 E., 2025/3675 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1538 E., 2025/3632 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3710 E., 2025/3674 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4384 E., 2025/3634 K. 12.05.2025