8. Hukuk Dairesi 2024/1538 E. , 2025/3632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/96 E., 2023/32 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemebi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ..................... Mahallesi çalışma alanında bulunan 12456 ada 1 parsel sayılı 487,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında davalılar ..., ..., ............, ................... ve ... adına tespit edildiğini, ancak davalılar lehine zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığını öne sürerek, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine dair karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.10.2019 tarihli ve 2016/13358 Esas, 2019/6445 Karar sayılı ilamıyla; "... çekişmeli taşınmazın tutanağı 12.01.2016 tarihinde askıya çıkarılmış olup, 30 günlük askı süresinin 10.02.2016 tarihinde dolmakta olduğu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi hükmüne göre Hazine harçtan muaf olduğundan, dava dilekçesi üzerine Yazı İşleri Müdürü tarafından yapılan 10.02.2016 tarihli havale ile dava süresinde açılmış olmakla uyuşmazlığın çözümünde Kadastro Mahkemesi görevli olduğu açıklanarak, işin esasına girilerek hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın orman sayılmayan arazilerden olduğu, taşınmazın açıklık alan ile çevrili olduğu, ormanların devamı niteliğinde olmadığı, tarım arazisi olarak kullanıldığı, ekonomik amaca uygun zilyetlik şartlarının oluştuğu ..." gerekçesi ile dava konusu taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde, davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; imar-ihya yolu ile iktisap için 3402 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinde belirtilen koşullar altında taşınmazın tasarruf edilmiş olması gerekir. Anılan Kanan maddesine göre, orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen yerin para ve emek sarf edilmek suretiyle kültür arazisi niteliği kazandırılması ve bu olgunun tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıl süreyle aynı Kanun'un 14 üncü maddesindeki koşullar altında tasarruf edilmesi halinde taşınmazın tesciline karar verilebileceği açıklanmış, son fıkrasında da il, ilçe ve kasabaların imar planları içerisinde bulunan yerlerin imar-ihya yoluyla kazanılması yasaklanmıştır. Kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile iktisap ise 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde düzenlenmiş olup ekonomik amaca uygun zilyetlikle özel mülkiyete konu olabilecek taşınmazların kazanılabileceği belirtilmiştir. Terk edilmiş dere yatakları, kayalık ve taşlık gibi taşınmazlar ancak imar - ihya yolu ile 3402 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca iktisap edilebilirken, ham toprak, hali arazi, köy boşluğu gibi basit ameliye ile zilyet edilebilecek yerler ise aynı Kanun'un 14 üncü maddesi gereğince iktisap edilebilir. Somut olayda; dosya arasında yer alan keşif tutanağında yer alan gözlemde, taşınmazın üzerinde doğal otsu bitkileri olduğu, bunun dışında bir adet 40 yaşlarında dut ağacının bulunduğu, başkaca herhangi bir şeyin ekili olmadığı, parselin güneyinde meşe ve gürgen ağaçlarından oluşma orman ağaçlarının bulunduğu gözlemlenmiş; mahalli bilirkişi ve tutanak tanığı, taşınmazın çalılarla dolu şekilde bulunduğunu, ekilip ekilmediğini bilmediklerini beyan etmişler ve ayrıca bu keşfe dayalı olarak alınan harita mühendisi ve orman bilirkişi kurulu raporu ile ziraat bilirkişi raporunun içeriğinden, taşınmazın güneyinin eski hava fotoğraflarında ağaçlarla kaplı olduğu, taşınmazın açık alanın hayvanların otlatılması amacı kullanıldığı ve tarımsal amaçlı kullanılmadığı, eğiminin %30 kadar olduğu, toprak muhafaza karakteri göstermekte olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın niteliği itibariyle, ancak imar - ihya edilmek suretiyle zilyetlikle yoluyla kazanılabilecek yerlerden olduğu ve taşınmaz üzerinde davalılar yararına 3402 sayılı Kanun' un 14 ve 17. maddelerinde imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı gözetilerek, davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a111cc0616f128df ed82e935e1c5e1b7
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1538 E., 2025/3632 K. (12.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1538
- Karar No
- 2025/3632
- Karar Tarihi
- 12.05.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2806 E., 2025/3673 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2296 E., 2025/3675 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2360 E., 2025/3676 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3710 E., 2025/3674 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4384 E., 2025/3634 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6448 E., 2025/3571 K. 08.05.2025