Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1621 E., 2025/3671 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1621 E., 2025/3671 K. (12.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1621
Karar No
2025/3671
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/1621 E. , 2025/3671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1022 E., 2023/1705 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İnebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/746 E., 2023/157 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf başvurusunun reddine dair ek kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ek kararın kaldırılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde; ... köyü 135 ada 3 parsel, 136 ada 2 parsel ve 137 ada 1 parsel sayılı taşınmazların, murisi olan babası ........... oğlu .................adına tespit ve tescil edildiğini, öncesinde bir bütün olan babasına ait taşınmazın, yol geçmesiyle üç parçaya bölündüğünü, bu üç parça taşınmazın kadastro çalışması sırasında eksik olarak tespit edildiğini, bir kısmının .................. adına tespit edilen dava konusu 135 ada 2 ve 136 ada 1 parsellere, kalan kısımların da orman vasfıyla tespit edilen 102 ada 1 parsele dahil edildiğini, taşınmaların üzerinde zeytin ve fındık ağaçlarının mevcut olduğunu, yine Hazineye bırakılan kendi arazileri üzerine 2009 yılında izinsiz su deposu yapıldığını belirterek, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının kısmen iptallerine, iptal edilen kısımların babası muris ................... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı süresi içinde 04.05.2023 tarihinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; kararın kanuna ve usule aykırı olduğunu, süresi içinde istinaf ettiğini, teferruatlı istinaf dilekçesini daha sonra sunacağını, kararın kaldırılmasını, gerekirse yeniden yargılama yapılarak dâvanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş, 08.05.2023 tarihinde ise ek istinaf dilekçesi sunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ek kararı ile; "...Mahkememiz gerekçeli kararının davacıya 20.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 04.05.2023 tarihinde istinaf dilekçesi sunduğu ve bu dilekçenin işleme alınarak kanun yoluna başvuru aşamasının başlatıldığı, davacının tekrardan 08.05.2023 tarihinde istinaf dilekçesi sunduğu, 2. sunduğu 08.05.2023 tarihli dilekçenin 2 haftalık süre içerisinde sunulmadığı, süre geçtikten sonra istinaf başvurusunun yapıldığı anlaşılmakla davacının 08.05.2023 tarihli istinaf başvurusunun reddine..." karar verilmiş, davacı tarafından ek karar da istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, "... 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 352. maddesinde 'istinaf başvurusunun ön incelemesi sırasında başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle gerekli kararın verileceği' düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 355. maddesi ise 'inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir' hükmünü içermektedir. Dosya kapsamında yapılan incelemede; gerekçeli kararın davacıya 20.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacının istinaf süresinin son günü olan 04.05.2023 tarihinde, istinaf sebebi bildirmeksizin istinaf süre tutum dilekçesi sunduğu, 08.05.2023 tarihinde sunduğu ayrıntılı istinaf dilekçesi üzerine Mahkemece 11.05.2023 tarihli ek karar ile davacının 08.05.2023 tarihli istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, davacı yanca ek kararın süresi içinde istinafı üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği görülmüştür. Davacı yanca davanın reddine dair hükmün 04.05.2023 tarihinde süresinde istinafı sonrasında verilen 08.05.2023 tarihli dilekçe, ilk dilekçenin açıklaması mahiyetinde ayrıntılı istinaf dilekçesi olup Mahkemece 08.05.2023 tarihli dilekçenin yeni bir istinaf talebi olarak kabul edilerek 11/05/2023 tarihli ek karar ile davacının 08.05.2023 tarihli istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi yerinde olmadığından ek kararın kaldırılması gerekmiştir. Davacının asıl karara yönelik istinaf talebine gelince; yukarıda da belirtildiği üzere davacının istinaf süresinin son günü olan 04.05.2023 tarihinde, süre tutum dilekçesi sunduğu, istinaf yasal süresi geçirildikten sonra 08.05.2023 tarihinde ise ayrıntılı istinaf dilekçesini ibraz ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda istinaf başvuru süresi içerisinde ibraz edilmeyen gerekçeli istinaf dilekçesinin hukuki değeri bulunmadığından dikkate alınamaz. (Yargıtay 9.HD’nin 2018/661-18107 ile 22.HD’nin 2017/33666-12649 sayılı kararları ve pek çok kararı bu doğrultuda olup Anayasa Mahkemesi 2017/29989 başvuru numaralı kararında, süresinde ibraz edilmeyen istinaf dilekçesinin dikkate alınmaması durumunun hak ihlaline neden olmadığını belirtmiştir.) İstinaf incelemesinin süre tutum dilekçesi esas alınarak yapılması gerekir. Süre tutum dilekçesinde ise sebep ve gerekçe gösterilmemiştir. Kararın esas ve usul bakımından yasaya aykırı olduğu yönündeki ifade ancak bir gerekçeden sonra kullanıldığı zaman neyin hangi sebeple hangi yasaya aykırı olduğunu tamamlayan gerekçeli bir ifade olur. Bu genel ifade yalın halde bir gerekçe yahut sebep ihtiva etmemektedir. Bu sebeplerle istinaf sebep ve gerekçeleri gösterilmeyen eldeki dosyada HMK’nın 355.maddesine göre yapılan incelemede kamu düzenine aykırılık da görülmediği..." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ek karar kaldırılarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e3378a1c2a2092f1 6b44c53595697e28

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı