Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1976 E., 2025/5637 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1976 E., 2025/5637 K. (15.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1976
Karar No
2025/5637
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/1976 E. , 2025/5637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/992 E., 2025/138 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/71 E., 2023/59 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz / kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski ... parsel numaralı taşınmaz, 5304 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile değişik, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ...... parsel numaralı ve 9.239,02 metrekare yüzölçümü ile tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Hazineye ait ...... parsel sayılı taşınmazın ilk tesis kadastrosunda yüzölçümü 9450 metrekare iken 22/A uygulama sonrası yüzölçümünün 9.239,02 metrekare olduğunu, yapılan uygulama kadastrosu ile taşınmazın sınırlarının değiştiğini ileri sürerek taşınmazın ilk tesis kadastrosundaki yüzölçümü ile kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yanlışlık yapılmış ise bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Davaya konu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesi ile, taşınmazın paylı mülkiyet hükümlerine tabi olduğu ve hisseli maliklerden birinin davacı ... olduğu, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.09.2021 Tarihli ve 2021/116 09... /9846 Karar sayılı ilamı ile değişen içtihatlara göre paylı malikin tek başına dava açabileceği, davalı ...... parsel sayılı taşınmazın tam hisse ile davalı ... adına kayıtlı olduğu ve davada taraf teşkilinin sağlanmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce bozma ilamında belirtilen eksik hususlar tamamlanarak uygulama kadastrosu ile oluşan farkın sebebinin tespiti ve güncelleme çalışmasının denetlenmesi amacıyla mahallinde keşif yapılmış, dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişi beyanları, alınan asıl rapor ve ek raporlar sonucu; parsellerin ilk tesis kadastrosunun günümüz ihtiyaçlarını karşılamadığı, ölçüsü ve paftasının zemine uygulama kabiliyetinin olmadığı dolayısıyla yapılan yenileme kadastro işleminin yerinde olduğu görülmüştür. Zeminde kabul edilen ve ölçümü yapılan sınırların gerek uygulama kadastrosu gerekse de eski hava fotoğrafları ve ortofoto ile uyumlu olduğu, ilk tesis kadastrosunda tersimat, hesap ve sınırlandırma hatasının bulunmadığı, bozma öncesi raporda belirtildiği gibi alanın hatalı tespit edilmediği, alan farkının nedeninin alan hesabının ilk tesis kadastrosu paftası üzerinden planimetre ile hesaplanmasından yani ilk tesis kadastrosunun günümüz teknolojisini karşılamamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, aynı sınırlar günümüz teknolojisi ile hassas olarak ölçüldüğünde teknolojik fark nedeniyle yüzölçümde farkın oluştuğu, sınırların 3402 sayılı kanunun 22/a maddesi, Yönetmelik ve Genelge hükümlerine uygun olduğu ve uygulama kadastrosunun usulüne uygun yapıldığı" gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve yöntemine uygun olarak yapılan inceleme sonucunda, jeodezi ve fotogrametri mühendislerince denetime elverişli olarak hazırlanan rapor ve ek raporlarda; çekişmeli ... parselin keşifte ölçülen sınırlardan, kuzey sınırının kısmen 22/2-a ölçüleri ile uyumlu olduğu, diğer sınırlarının 22/2-a ölçüleri ile uyumlu olmadığı, 22/2-a ölçülerinin eski tarihli hava fotoğrafi ve yeni tarihli renkli orto foto harita ile uyumlu olduğu, ... nolu parselin keşifte ölçülen sınırlardan batı sınırının kısmen 22/2-a ölçüleri ile uyumlu olduğu, diğer sınırlarının 22/2-a ölçüleri ile uyumlu olmadığı, 22/2-a ölçülerinin eski tarihli hava fotoğrafı ve yeni tarihli renkli orto foto harita ile uyumlu olduğunun görüldüğü, çekişmeli 5 00... nolu parsellerin ilk tesis kadastrosu paftası ve 22/2-a ölçülerinin eski tarihli hava fotoğrafı ve orto foto üzerinde çakıştırmasının ana raporlarında yapıldığı, olup, 22/2-a uygulamasında geçerli sınır tipinde ve sabit sınır tipinde sınır tipleri belirlendiği, bu sınırlarda ilk tesis kadastrosu paftasına aynen uyulduğu için, çizimde renklerin üst üste çıkmasından dolayı anlaşılamadığının düşünüldüğü, krokiler de ilk tesis kadastrosunun kırmızı renkte, 22/2-a uygulamasının yeşil renkte gösterildiği, ... no.lu parselin güneyde 502 no.lu parsel ile olan sınırının hava fotoğrafında net belli olmadığı, Ek 3 kroki incelendiğinde, parsel ayrımlarının ve yol ile olan sınırlarının 22/2-a uygulaması sınırları ile uyumlu olduğunun görüldüğü, 22/2-a uygulamasında, ...... (...) no.lu parselin 3,5 no.lu parseller ile olan müşterek sınırının sabit, yol ile olan müşterek sınırının kısmen sabit kısmen geçerli sınır tipinde, ...... nolu (...) parselin 2.4 nolu parseller ile olan müşterek sınırının sabit, yol ile olan müşterek sınırının kısmen sabit kısmen geçerli sınır tipinde olduğunun belirtildiği, bu sınır tiplerinin keşifteki zemin durumu, eski tarihli hava fotoğrafı ve orto-foto daki sınırlar ile uyumlu belirlendiğinin düşünüldüğü, açıklandığından, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı" gerekçeleri ile davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, dava konusu taşınmazın sınırlarının tesis kadastrosu sınırlarına göre sabit kalmadığını, 22/2-a uygulaması sınırlarının mevcut kullanıma göre oluşturulduğunu beyan etmiştir. Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 93a96e55cf9ea3c1 30ee52fb0b47718e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı