Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/18 E., 2025/3327 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/18 E., 2025/3327 K. (24.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18
Karar No
2025/3327
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/18 E. , 2025/3327 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/261 E., 2023/441 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki mera tahsis kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R ... ilçesinde 4342 sayılı Mera Kanunu (4342 sayılı Kanun) uyarınca yapılan mera tespit ve tahdit çalışmaları sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 219 parsel sayılı 73.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla tespit ve tahdit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı ... İdaresi, taşınmazın Devlet ormanına bitişik olup eylemli orman niteliğinde olduğunu, memleket haritası ve hava fotoğraflarına bakıldığında taşınmazın orman görünümünde olduğunu ileri sürerek, söz konusu taşınmaza ilişkin mera tahsis kaydının iptali ile mera sicilindeki kaydının silinerek taşınmazın orman olan kısmının orman vasfıyla tescili istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince; Tarım İl Müdürlüğü Mera Komisyon Başkanlığı hakkında açılan davanın husumetten reddine, Hazine ve köy (devren belediye) tüzelkişiliğine karşı davanın kabulüne, 219 parsel sayılı taşınmazın mera tahsis kararının iptaline, mera özel sicilindeki kaydının silinerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2017 tarihli ve 2015/16373 Esas, 2017/4226 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2017 tarihli ve 2015/16331 Esas, 2017/4160 Karar Karar sayılı ilamında özetle; "davalı köyün 6360 sayılı Kanunun ilgili hükümleri gereğince tüzel kişiliğinin kaldırılarak mahalle olarak ... ilçesinin belediyesine katılması nedeniyle görülmekte olan davada taraf sıfatı kalmadığı açıklanarak, mahkemece; 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, davalı köyün bağlı bulunduğu İlçe Belediye Başkanlığının yanısıra Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davaya katılımlarının sağlanarak taraf teşkilinin oluşturulması, delillerinin toplanması, ondan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda; Mera Komisyon Başkanlığına karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile çekişmeli 219 sayılı parsele ilişkin mera tahsis kararının iptaline, mera sicilindeki kaydın silinerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 14.02.2022 tarihli ve 2021/8675 Esas, 2022/1193 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir. Dairenin 14.02.2022 tarihli ve 2021/8675 Esas, 2022/1193 sayılı kararında özetle; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, bilirkişi raporunda bilirkişi raporunda, yörede 1944 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre orman kadastrosunun yapıldığı, 1972 yılında aplikasyon ve 2. madde uygulama çalışmalarının yapıldığı ve halen henüz sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 2/B uygulama çalışmalarının devam ettiği bildirildiği halde, Mahkemece tüm tahdit evraklarının getirtilmediği, dava sırasında yapılan çalışmanın akıbeti ve çekişmeli taşınmazın bu çalışmadaki konumunun incelenmediği; hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın güneydoğu ucunun orman sınırları içinde kaldığı belirtilmiş ise de, tahdit haritasıyla yapılan çakıştırmanın yetersiz olduğu gibi; OS noktalarının silik durumda olması nedeniyle raporun denetlenmesinin de mümkün olmadığı, ayrıca; fen ve orman bilirkişilerinin, çekişmeli taşınmazın eylemli orman niteliğinde olduğunu belirtmelerine rağmen, ziraatçi bilirkişi tarafından bu belirlemeye şerh düşüldüğü ve taşınmazın mera olarak kullanılmasında kamu yararı bulunduğu belirtildiği halde, hangi gerekçeyle fen ve orman bilirkişilerinin tespitine değer verilerek kabul edildiği açıklanmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin de isabetsiz olduğu açıklanarak, doğru sonuca ulaşabilmesi için mahkemece öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1944 ve 1972 yıllarında yapıldığı anlaşılan ve dava sırasında devam ettiği bildirilen tüm orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği getirtildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden inceleme ve keşif yapılması" gereğine değinilerek, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre Orman İdaresinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın kadastro yenileme çalışmalarından sonra 140 ada 1 parsel sayısını aldığı, 73.200 olan yüzölçümünün 91.556,01 m² olduğu, fen bilirkişi ... ve harita mühendisi bilirkişi ... ... tarafından düzenlen raporda (A) harfi ile gösterilen 55247.55 m²lik bölümünün 4785 sayılı Kanun kapsamına girdiği, 5658 sayılı Kanuna göre iadeye tabi ormanlarla ilgisinin bulunmadığı ve 3116, 5653, 6831, 4999 sayılı Kanunlardaki orman tanımına girdiği gerekçesi ile davalı Tarım İl Müdürlüğü Mera Komisyon Başkanlığı hakkında açılan davanın husumet noktasından reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, 140 ada 1 parselin (eski 219 parsel sayılı taşınmaz) fen bilirkişi ... ve harita mühendisi bilirkişi .. ... tarafından düzenlen raporda (A) harfi ve 55.247,55 m²lik yüzölçümü ile gösterilen kısmın orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti ile bu yönüyle mera tahsis kararının iptali ile, mera özel sicilindeki kayıtların silinerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis kararının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 3116 sayılı Kanuna göre 1944 yılında yapılmıştır. Taşınmazlar 2013 yılında mera komisyonunca 4342 sayılı Kanuna göre yapılan çalışmalarda mera vasfıyla orta malı olarak tespit görmüş olup mera tespit ve tahdit çalışmaları 28.10.2013- 26.11.2013 tarihleri arasında ilân edilmiş, Orman İdaresinin itirazı reddedilmiştir. 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden, İlk Derece Mahkemesinin çekişmeli taşınmazlara ilişkin davanın kabulüne dair verdiği 12.05.2015 tarihli, 2014/57 Esas, 2015/265 Karar sayılı hüküm, ... vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, kesinleşen hususların yeniden temyizen incelenmesi mümkün olmadığı gibi son hükümle de aleyhe yeni bir husus yaratılmamış olması nedeniyle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden, Hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, mahkemece bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklanmasına rağmen, yörede 1941 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan orman kadastrosu ve daha sonrasında 1972 yılında aplikasyon işlemi ile dava devam ederken 2020 yılında yapıldığı bildirilen henüz sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 2/B uygulama çalışmalarının ilişkin tüm tahdit evrakları, yine bilirkişilerce dava devam ederken 2018 yılında yapıldığı bildirilen 22/a çalışmasına ilişkin tutanak ve krokiler, dava konusu taşınmaza ilişkin mera sicil kayıtları, kadastro tespit tutanakları, dava konusu taşınmaz ile komşu taşınmazları birlikte gösterir şekilde geniş ölçekli kroki ve komşu taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları getirtilmemiştir. Bu hali ile İlk Derece Mahkemesince hükme dayanak alınan bilirkişi raporları taşınmazların niteliğini belirlemede yetersiz olup, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan tüm orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, 2018 yılında yapıldığı bildirilen 22/a çalışmasına ilişkin tüm belgeler, dava konusu taşınmazlara ilişkin mera sicil kayıtları ile kadastro tespit tutanakları, dava konusu taşınmazlar ile komşu taşınmazları birlikte gösterir şekilde geniş ölçekli krokisi ve komşu taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları getirtildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif ve inceleme yapılmalıdır. Keşif sırasında söz konusu belgelerin çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanması suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu belirlenmeli; taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı açıklattırılmalı; ayrıca orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli; orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunması halinde çekişmeli parseller yönünden, tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak ve yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, bilimsel verileri dayanan, krokili rapor alınmalı; toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığın iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 04b3e4f4669ec703 6527e5053199a9ce

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı