Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/3179 E., 2025/3323 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3179 E., 2025/3323 K. (24.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3179
Karar No
2025/3323
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/3179 E. , 2025/3323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/39 E., 2023/12 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Denizli ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1701 parsel sayılı 17.400,00 m² yüzölçümü ve tarla niteliğindeki taşınmaz, yörede 1988 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında davalıların murisi ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. 2013 yılında ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca çalışmalar yapılmış ve taşınmaz 136 ada 1 parsel sayısı ve 17.311,19 m² yüzölçümüyle tapuya tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi, ... Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu 19.09.2011 havale tarihli dava dilekçesiyle; çekişmeli taşınmazın bir kısmının orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığını geri kalan kısmının da orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında ... ilçesinde adliye teşkilatının kapatılması üzerine dosya Denizli Sulh Hukuk Mahkemesine devredilmiştir. Denizli Sulh Hukuk Mahkemesince taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2020/1550 Esas -2020/2306 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2020/1550 Esas, 2020/2306 Karar sayılı kararında özetle; "Dosya içeriğinden, yargılamanın devamı sırasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 30 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca orman sınırlarının aplikasyonu, daha önce sınırlandırması yapılmayan ormanların kadastrosu ve tüm bu ormanlarda 2/B uygulamasına başlanıldığı ve taşınmazın 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı belirlenen ve fen bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 5.669,23 m2 bölümü ile (C) harfi ile gösterilen 4.366,72 m2 bölümünün ve orman sınırları dışında kaldığı belirlenen (A) harfi ile gösterilen 7.275,24 m2 bölümünün 2/B uygulamasıyla P.CXXIV poligon olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve işlemin dava sırasında 26.11.2014 tarihinde ilan edildiğinin anlaşıldığı, davanın varlığının 2/B uygulamasının kesinleşmesini önleyeceği, bu durumda; davanın tapu iptal tescil davası yanı sıra, orman kadastrosu ve 2/B işlemine itiraza dönüştüğünün kabul edilmesinin gerektiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun değişik 11. madde hükmü gözetilerek, uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesinin görevli olduğu açıklanarak, mahkemece tapu iptal tescil davası elde tutularak, orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına itiraz davası yönünden kadastro mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına itiraz davası yönünden dosyanın ayrılması ve görevsizlik kararı verilmesi, dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kalan bölümünün orman sınırları içine alıp alınmadığının ve taşınmazın tamamının orman niteliğini yitirip yitirmediğinin saptanması bakımından kadastro mahkemesinin vereceği kesinleşen kararın beklenmesi, ondan sonra doğacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Denizli Sulh Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda; orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına itiraz davası yönünden dosya ayrılarak görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararı üzerine dosya kendisine gönderilen Kadastro Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca 2/B uygulamasının yasa ve yönetmeliğe uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere davada taraf koşulu dava şartı olup, bu şart sağlanmadan işin esası yönünden bir karar verilemez. Yargılamaya konu dava, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulamasına itiraza ilişkin olup 26.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6527 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11/2 ve 3. maddelerinde orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz davalarında hasmın Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda ise, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı ... İdaresi davasını gerçek kişilere yönelterek dava açmış ise de yargılama sırasında yürürlüğe giren kanun değişikliği gereğince davanın Hazineye ve 2/B çalışma tutanaklarında ismi geçen hak sahibi kişilere yöneltilmesi zorunludur. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, davasını Hazineye yöneltmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde, Hazinenin savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı