Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/19 E., 2025/3326 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/19 E., 2025/3326 K. (24.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19
Karar No
2025/3326
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/19 E. , 2025/3326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/269 E., 2023/438 K. Taraflar arasındaki mera tahsis kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ilçesinde 4342 sayılı Mera Kanunu (4342 sayılı Kanun) uyarınca yapılan mera tespit ve tahdit çalışmaları sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 2632, 2639 ve 2758 parsel sayılı sırasıyla 1.300,400, 2.200 ve 9.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, mera vasfıyla tespit ve tahdit edilmişlerdir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı ... İdaresi, taşınmazların Devlet ormanına bitişik olup eylemli orman niteliğinde bulunduğunu, memleket haritası ve hava fotoğraflarına bakıldığında da taşınmazların orman görünümünde olduğunu ileri sürerek söz konusu taşınmazlara ilişkin mera tahsis kararının iptali ile mera sicilindeki kayıtların silinerek taşınmazların orman olan kısımlarının orman vasfıyla tescili istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince davacı ... İdaresinin Hazine ve köy tüzel kişiliği aleyhine açtığı davanın kabulüne, 2632, 2639 ve 2758 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi raporuna göre orman olduğu belirtildiğinden mera tahsis kararının iptali ile mera özel sicilindeki kayıtların silinerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, Tarım İl Müdürlüğü Mera Komisyon Başkanlığı hakkında açılan davanın husumet noktasından reddine karar verilmiş; hüküm davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2017 tarihli ve 2015/16373 Esas, 2017/4226 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2017 tarihli ve 2015/16373 Esas, 2017/4226 Karar sayılı kararında özetle; "6360 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, köy tüzel kişiliklerinin tüzel kişilikleri sona erdiğinden ve açılan davalarda temsil sıfatları bulunmadığından il Belediye Başkanlıklarının davalı sıfatı ile davaya dahil edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, bu nedenle dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına tebliğ edilerek husumetin yaygınlaştırılması, açılan davaya karşı diyeceklerinin sorulması, kendilerine savunma hakkı verilerek ileri sürecekleri yazılı delillerinin toplanması bundan sonra işin esası hakkında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda; Mera Komisyon Başkanlığına karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazlara ilişkin mera tahsis kararının iptaline, mera sicilindeki kayıtların silinerek orman vasfı ile Hazine adına tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 14.02.2022 tarihli ve 2021/8677 Esas, 2022/1183 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir. Dairenin 14.02.2022 tarihli ve 2021/8677 Esas, 2022/1183 sayılı kararında özetle; "... vekilinin temyizi yönünden; Mahkemenin çekişmeli taşınmazlara ilişkin davanın kabulüne dair verdiği önceki tarihli hükmün, ... vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşen hususların yeniden temyizen incelenmesinin mümkün olmadığı gibi son hükümle de aleyhe yeni bir husus yaratılmamış olması nedeniyle davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, bilirkişi raporunda yörede 1941 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre orman kadastrosunun ve daha sonrasında aplikasyon işleminin yapıldığının bildirildiği, ancak mahkemece tüm tahdit evraklarının getirtilmediği, öte yandan hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların orman sınırları içinde kaldığı belirtilmiş ise de tahdit haritasıyla yapılan çakıştırmanın yetersiz olduğu gibi OS noktalarının silik durumda olması nedeniyle raporun denetime elverişli olduğundan da söz edilemeyeceği, ayrıca; çekişmeli taşınmazların evveliyatındaki durumunun tespiti açısından 1963 tarihli memleket haritası incelenmişse de bu haritanın dayanağı olan hava fotoğrafı üzerinde bir inceleme yapılmadığı, yine fen ve orman bilirkişileri çekişmeli taşınmazların eylemli orman niteliğinde olduğunu belirtmelerine rağmen ziraatçi bilirkişi tarafından bu belirlemeye şerh düşüldüğü ve taşınmazların mera olarak kullanılmasında kamu yararı bulunduğunu ifade ettiği, bu durumda mahkemece hangi gerekçeyle fen ve orman bilirkişilerinin tespitine değer verildiği ve üstünlük tanındığı yönünde bir açıklama yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin de isabetli olmadığı açıklanarak, doğru sonuca ulaşabilmesi için mahkemece öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan tüm orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği getirtildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif ve inceleme yapılması" gereğine değinilerek, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre Orman İdaresinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu 2632 parsel sayılı 1.300.400,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın kadastro yenileme çalışmalarından sonra 174 ada 583 parsel sayısını aldığı, 2639 parsel sayılı taşınmazın 12200 metrekarelik yüzölçümü ile 174 ada 588 parsel sayısını aldığı, 2758 parselin 9400 metrekare yüzölçümü ile 174 ada 597 parsel sayısını aldığı, 174 ada 583 parselin A=112704.25 m², C=37172.53 m² ve D=498955.37 m² gösterilen bölümlerinin 4785 sayılı Kanun kapsamına girmediği, 5658 sayılı Kanuna göre iadeye tabi ormanlarla ilgisinin bulunmadığı ve 3116, 5653, 6831 ve 4999 sayılı Kanunlardaki orman tarifine girdiği için 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu, dava konusu 174 ada 597 nolu parsel ve 174 ada 588 no.lu parsellerin tamamı ile 174 ada 583 no.lu parselin B=458632.26 m², E=178196.67 m², F=4519.15 m² ve G= 9840.34 m² ile gösterilen bölümlerinin 4785 sayılı Kanun kapsamına girmediği, 5658 sayılı Kanun'a göre iadeye tabi ormanlarla ilgisinin bulunmadığı ve 3116, 5653, 6831, 4999 sayılı Kanunların orman tanımlarına girmemesi nedenlerinden ötürü; 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile davalı Tarım İl Müdürlüğü Mera Komisyon Başkanlığı hakkında açılan davanın husumet noktasından reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, 174 ada 583 parselin (eski 2632 parsel sayılı taşınmaz) fen bilirkişi ... ve harita mühendisi bilirkişi... tarafından düzenlen raporda (A) harfi ve 112704.25 m² yüzölçümü ile gösterilen kısmın, (C) harfi ve 37172.53 m² yüzölçümü ile gösterilen kısmın ve (D) harfi ile 498955.37 m² yüzölçümü ile gösterilen kısmın orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti ile bu yönüyle mera tahsis kararının iptali ile, mera özel sicilindeki kayıtların silinerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis kararının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 3116 sayılı Kanuna göre 1941 yılında yapılmıştır. Taşınmazlar 2013 yılında mera komisyonunca 4342 sayılı Kanun'a göre yapılan çalışmalarda mera vasfıyla orta malı olarak tespit görmüş olup mera tespit ve tahdit çalışmaları 28.10.2013 - 26.11.2013 tarihleri arasında ilan edilmiş, Orman İdaresinin itirazı reddedilmiştir. 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden, İlk Derece Mahkemesinin çekişmeli taşınmazlara ilişkin davanın kabulüne dair verdiği 12.05.2015 tarihli ve 2014/59 Esas, 2015/266 Karar sayılı hüküm, ... vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, kesinleşen hususların yeniden temyizen incelenmesi mümkün olmadığı gibi son hükümle de aleyhe yeni bir husus yaratılmamış olması nedeniyle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin 2632 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yönünden, a) Hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, mahkemece bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklanmasına rağmen, yörede 1941 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan orman kadastrosu ve daha sonrasında 1959 yılında aplikasyon işlemine ilişkin tüm tahdit evrakları, bilirkişilerce dava devam ederken 2018 yılında yapıldığı bildirilen 22/a çalışmasına ilişkin tutanak ve krokiler, dava konusu taşınmazlara ilişkin mera sicil kayıtları, kadastro tespit tutanakları, dava konusu taşınmazlar ile komşu taşınmazları birlikte gösterir şekilde geniş ölçekli kroki ve komşu taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları getirtilmemiştir. Bu hali ile İlk Derece Mahkemesince hükme dayanak alınan bilirkişi raporları taşınmazların niteliğini belirlemede yetersiz olup, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan tüm orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, 2018 yılında yapıldığı bildirilen 22/a çalışmasına ilişkin tüm belgeler, dava konusu taşınmazlara ilişkin mera sicil kayıtları ile kadastro tespit tutanakları, dava konusu taşınmazlar ile komşu taşınmazları birlikte gösterir şekilde geniş ölçekli krokisi ve komşu taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları getirtildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif ve inceleme yapılmalıdır. Keşif sırasında söz konusu belgelerin çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanması suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu, 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanun'un Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu belirlenmeli; taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı açıklattırılmalı; ayrıca orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli; orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunması halinde çekişmeli parseller yönünden, tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak ve yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, bilimsel verileri dayanan, krokili rapor alınmalı; toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. b) Davalı Hazine vekilini 2639 ve 2758 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yönünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26/1. maddesinde ''hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince dava konusu 2639 ve 2758 parsel sayılı taşınmazlar yönünden olumlu-olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı