Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/3341 E., 2025/3324 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3341 E., 2025/3324 K. (24.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3341
Karar No
2025/3324
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/3341 E. , 2025/3324 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/45 E., 2023/32 K. KARAR : Davanın reddine TEMYİZ EDENLER : Davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan 121 ada 18 parsel sayılı 3.209,73 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, bahçe olarak 10 yıldan beri ...'nin kullanımında olduğu ve Kanlıca Orman İdaresi'nin 21.06.2010 tarihli ve 5667 yazısına istinaden tamamı eylemli orman vasfında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi, taşınmazın eylemli orman vasfında olduğu iddiasına dayanarak, davalı adına verilen zilyetlik şerhinin kaldırılması ve taşınmazın “bahçe” olan vasfının “ağaçlık” olarak değiştirilmesi istemli dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, çekişmeli 121 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tespit ve tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesinin aynen bırakılmasına, karar verilmiş; hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2017 tarihli ve 2017/510 Esas, 2017/450 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2017 tarihli ve 2017/510 Esas, 2017/450 Karar sayılı kararında özetle; "Dosya içerisinde bulunan belgelerden aynı taşınmaz hakkında ... tarafından 2/B çalışmaları sırasında hatalı uygulama yapılarak halen orman niteliğini taşıyan yerlerin orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle taşınmazlara ait 2/B çalışmalarının yok hükmünde sayılması, taşınmazların vasfının orman olarak düzeltilmesi istemi ile açılan ve Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/401 Esasında kayıtlı iken tefrik edilerek 2014/747 Esas sayılı dosyada derdest olan dava bulunduğunun anlaşıldığı, kullanım kadastrosuna ilişkin davanın görülebilmesi için, taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun, başka bir ifade ile mülkiyet durumunun kesinleşmesinin zorunlu olduğu açıklanarak, mülkiyete ilişkin sözü edilen bu davanın, eldeki dava yönünden bekletici mesele kabul edilmesi ve mülkiyete ilişkin davanın sonucuna göre davaya devamla deliller değerlendirilip hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, Orman İdaresi tarafından 2/B çalışmaları sırasında hatalı uygulama yapılarak halen orman niteliğini taşıyan yerlerin orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle taşınmazlara ait 2/B çalışmalarının yok hükmünde sayılması, taşınmazların vasfının orman olarak düzeltilmesi istemi ile açılan ve Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/747 Esas sayılı dosyasında verilen ret kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca eylemli orman niteliğinde de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek 4. madde gereğince yapılan kullanım kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 1. Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yönünden; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 332. maddesi gereğince yargılama giderlerine İlk Derece Mahkemesince re'sen hükmedilir. Yargılama gideri tutarının hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. Öte yandan, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti de 6100 sayılı Kanun'un 323/1-ğ maddesi gereği yargılama giderlerinden olup aynı Kanun'un 326/1. maddesi gereği kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine yararına karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücreti takdir edilmemiş olması isabetsiz ise de, bu eksikliğin giderilmesi yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış ve hükmün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hüküm fıkrasına 7. bent olarak “Karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazineye verilmesine” ibaresinin eklenmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı