Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1646 E., 2025/5915 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1646 E., 2025/5915 K. (22.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1646
Karar No
2025/5915
Karar Tarihi
22.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/1646 E. , 2025/5915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/649 E., 2024/1424 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/90 E., 2022/339 K. Davacı ... duruşma talepli temyiz kanun yoluna başvurmuş, yapılan inceleme sonucu miktar itibariyle duruşma talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 7. maddesine göre sınırlandırması yapılan, tapuda ve vergide kaydına rastlanılmayan, ... ili ... ilçesi ... köyü 3 43... parsel sayılı taşınmaz, 20.03.2019 tarihinde, susuz tarla vasfı, 12.805,72 m² yüzölçümü ile davalılar ..., ..., ... adına tespit edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 43... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 10 dönümünün taşlık iken babası tarafından temizlenerek hayvanları için ot yetiştirme amacıyla kullanıldığını daha sonra babasının kendisine devrettiğini beyanla, eklemeli zilyetliğe dayalı kadastro tespitine itiraz ile 3 43... parsel sayılı taşınmazın kendi adına tespit ve tescilini talep ve dava etmiştir. Asli müdahil talebinde bulunan ... müdahale dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 43... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 30 yıldır kendi tasarrufu altında olduğunu beyanla, zilyetliğe dayalı kadastro tespitine itiraz ile 3 43... parsel sayılı taşınmazın kendi adına tespit ve tescilini talep ve dava etmiştir. Asli müdahil talebinde bulunan ... 09.03.2021 tarihli celsede; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 43... parsel sayılı taşınmazı kendisine aitken davacı oğlu ...'a devrettiğini beyanla, taşınmazın davacı oğlu ... adına tespit ve tescilini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; keşifte dinlenen tespit bilirkişileri taşınmazın kim tarafından kullanıldığını bilmediklerini, mahalli bilirkişinin taşınmazın davacının babası ... tarafından ot biçmek suretiyle kullanıldığını beyan ettiği, 3 43... sayılı parselin tespit tarihinden geriye dönük 15- 20... yıllık süre içerisinde mevcut olan hava fotoğraflarında zirai faaliyete konu edilmediği, taşınmazın bitki örtüsü bakımından mera özelliği taşıdığının ziraat bilirkişi raporunda belirtildiği, her ne kadar 2002 tarihli hava fotoğrafı ve sonrasında taşınmazın çevresi, içerisinden toplanan yığma taş duvarla çevrili olduğundan taşınmazda kullanım emarelerinin bulunduğu harita bilirkişisince belirtilip bu durum yerel bilirkişilerin taşınmazın ot biçmek amacıyla kullanıldığına yönelik beyanlarıyla uyumlu olsa da gerek taşınmazın mera bitkilerini içermesi gerekse taşınmazın kullanıldığını destekleyen çevresindeki taş duvarın çevredeki komşu parsellerde otlayan hayvanların girmesini engellemek amacıyla yapılması karşısında taşınmazın evveliyatının mera olduğu ve meradan açıldığı kanaatine varıldığı, evveliyatı mera olan bir yerin içerisindeki taşların toplanması ve otunun biçilmesi vasfında bir değişikliğe yol açmayacağı, taşınmazın mera sayılması gereken alanlardan olması nedeniyle olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanmaya ilişkin 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinin meralar hakkında da uygulanamayacağı, dosyanın genel mahkemeden aktarılan ve malik hanesinin re'sen doldurulması gereken bir dava olmaması ve Hazine veya İlçe Belediyesi tarafından asli müdahale talebi bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 43... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda sayısı belirtilen ek kararında özetle; asli müdahil ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair ibarenin hükme geçirilmediği ancak bu hususa yönelik değerlendirmenin gerekçeli kararda yapıldığı, gerekçesiyle asli müdahil ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair ifadenin hüküm kısmına eklenerek hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.

III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ...'un istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu taşınmazın mera ile ilgisinin olmadığını, babası ve kendisinin taşınmazı taşlardan temizlediğini, hayvanlarına yem yetiştirdiklerini, b. Mera alanlarının tespitinin ve keşfinin yapılmadığını, c. Mera alanlarının özel mülkiyete konu olamayacağının belirtilmesine rağmen davalılar adına tescil kararının çelişkili olduğunu, beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 7. maddesine göre yapılan tesis kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'un temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı