8. Hukuk Dairesi 2025/2022 E. , 2025/5920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/199 E., 2024/484 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2007/1336 E., 2021/36 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 3402 sayılı Kadastro Kanun'unun (3402 sayılı Kanun) 7. maddesine göre sınırlandırması yapılan, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 67... parsel sayılı taşınmaz, orta malı vasfı ile 24.01.2007 tarihinde tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 67... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin hatalı yapıldığını, taşınmazı davacının ve murislerinin zilyetlikle 90-100 yıldır malik sıfatıyla kullandıklarını, taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının bulunduğunu beyanla eklemeli zilyetliğe dayalı kadastro tespitine itiraz ile taşınmazın kendi adına tespit ve tescilini talep ve dava etmiştir. Asli müdahil vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 67... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin hatalı yapıldığını, taşınmazı davacının ve murislerinin zilyetlikle 90-100 yıldır malik sıfatıyla kullandıklarını beyanla eklemeli zilyetliğe dayalı kadastro tespitine itiraz ile taşınmazın kendi adına tespit ve tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 53 nolu toprak tevzi komisyonunca mera olarak tespit edilen 1, 2, 14, 19, 21, 22, 23, 24... parsel sayılı taşınmazların kapsamında olduğunu, kadimden beri mera olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerin mülkiyete konu olamayacağını beyanla, davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın köy tüzel kişiliği sorumluluğunda olduğunu, husumetten red gerektiğini, davacıların zilyetlik iddialarını ispatlamaları gerektiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya kapsamında bulunan belirtmelik ve tapu kayıtlarının sınırlarının yerinin gösterilmesi neticesinde davalı Hazine dayanağı olan belirtmelik tutanaklarının dava konusu taşınmaza uymadığı, asli müdahilin üst soyunun malik olduğu tapu kayıtları ve tablendigatif tutanaklarına ait sınırların dava konusu taşınmazı kapsamış olduğu, ziraat bilirkişileri raporunda dava konusu taşınmazın mera vasfında olmadığı, ev ve bahçesi vasfında olduğu rapor edildiği, fen bilirkişileri raporunda dava konusu 1 67... parselin Toprak Tevzi Komisyonunun 20 nolu parseli içerisinde kaldığı tespit edildiği rapor edildiği, jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi raporunda 1988 tarihli hava fotoğrafı için değerlendirmesinde, dava konusu 1 67... parselin kadastro çalışmalarında batı tarafından yol ile ayrıldığının gösterildiği ancak 1988 tarihli hava fotoğrafına göre 1 67... parsel sayılı taşınmazın ve komşu 1 66... parsel sayılı taşınmaz arasında herhangi bir yolun olmadığı, dava konusu 1 67... parsel sayılı taşınmazın doğu sınırında olan 1 66... parsel sayılı taşınmazla bütün halde tarımsal olarak sürülü olduğu, 1 66... parselin ise 1 67... parsel ile beraber tüm sınırlarının sabit olduğu kanaatine varıldığı, 1956 tarihli hava fotoğrafı için değerlendirmesinde dava konusu taşınmazın tüm sınırlarının 1988 tarihli hava fotoğrafındaki sınırlara ve kullanım durumlarına benzer olduğu, 1 67... parsel sayılı taşınmazın ve komşu 1 66... parsel sayılı taşınmaz arasında herhangi bir yolun olmadığını, dava konusu 1 67... parsel sayılı taşınmazın doğu sınırında olan 1 66... parsel sayılı taşınmazla bütün halde tarımsal olarak sürülü olduğu, 1 66... parselin ise 1 67... parsel ile beraber tüm sınırlarının sabit olduğu kanaatine varıldığı rapor edildiği, mahalli bilirkişi beyanlarında da belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın uzun yıllarıdır asli müdahilin ve evveli murisleri tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, taşınmazın hiçbir dönemde köy orta malı veya mera olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak tarla vasfıyla kullanıldığı, davacının davasından feragat ettiği, gerekçesiyle asli müdahil ...'ın davasının kabulü ile, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkisinde bulunan 1 67... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile asli müdahil ... adına aynı yüzölçüm ve ev ve bahçesi vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekili, dahili davalı ... vekili istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahallinde tekrar keşif icra edilmesi gerektiğini, mahalli bilirkişiler, kadastro tespit bilirkişileri, taraf tanıklarının dinlenilmesi gerektiğini, dayanak tapu kaydının yerinde uygulanması gerektiğini, zilyetlik ve imar ihya hususu detaylıca araştırılması gerektiğini, b. Taşınmazın mera vasfında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, mera ise zilyetlikle kazanılamayacağı hususuna dikkat edilmesi gerektiğini, beyan etmiştir. 2.Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, b. Kendileri yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, c. Zilyetlik ve imar ihyanın ispatı gerektiğini, d. Davacıya ilişkin sulu-kuru tarım arazisi araştırması yapılması gerektiğini, e. Davanın reddedilen kısmı yönünden Hazine ve Belediye Başkanlığı lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanun'una (3402 sayılı Kanun) göre yapılan tesis kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Dahili davalının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8342d1b42677eb04 aaa2f09d58c046b6 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2025/2022 E. , 2025/5920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/199 E., 2024/484 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2007/1336 E., 2021/36 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 3402 sayılı Kadastro Kanun'unun (3402 sayılı Kanun) 7. maddesine göre sınırlandırması yapılan, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 67... parsel sayılı taşınmaz, orta malı vasfı ile 24.01.2007 tarihinde tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 67... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin hatalı yapıldığını, taşınmazı davacının ve murislerinin zilyetlikle 90-100 yıldır malik sıfatıyla kullandıklarını, taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının bulunduğunu beyanla eklemeli zilyetliğe dayalı kadastro tespitine itiraz ile taşınmazın kendi adına tespit ve tescilini talep ve dava etmiştir. Asli müdahil vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 67... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin hatalı yapıldığını, taşınmazı davacının ve murislerinin zilyetlikle 90-100 yıldır malik sıfatıyla kullandıklarını beyanla eklemeli zilyetliğe dayalı kadastro tespitine itiraz ile taşınmazın kendi adına tespit ve tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 53 nolu toprak tevzi komisyonunca mera olarak tespit edilen 1, 2, 14, 19, 21, 22, 23, 24... parsel sayılı taşınmazların kapsamında olduğunu, kadimden beri mera olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerin mülkiyete konu olamayacağını beyanla, davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın köy tüzel kişiliği sorumluluğunda olduğunu, husumetten red gerektiğini, davacıların zilyetlik iddialarını ispatlamaları gerektiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya kapsamında bulunan belirtmelik ve tapu kayıtlarının sınırlarının yerinin gösterilmesi neticesinde davalı Hazine dayanağı olan belirtmelik tutanaklarının dava konusu taşınmaza uymadığı, asli müdahilin üst soyunun malik olduğu tapu kayıtları ve tablendigatif tutanaklarına ait sınırların dava konusu taşınmazı kapsamış olduğu, ziraat bilirkişileri raporunda dava konusu taşınmazın mera vasfında olmadığı, ev ve bahçesi vasfında olduğu rapor edildiği, fen bilirkişileri raporunda dava konusu 1 67... parselin Toprak Tevzi Komisyonunun 20 nolu parseli içerisinde kaldığı tespit edildiği rapor edildiği, jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi raporunda 1988 tarihli hava fotoğrafı için değerlendirmesinde, dava konusu 1 67... parselin kadastro çalışmalarında batı tarafından yol ile ayrıldığının gösterildiği ancak 1988 tarihli hava fotoğrafına göre 1 67... parsel sayılı taşınmazın ve komşu 1 66... parsel sayılı taşınmaz arasında herhangi bir yolun olmadığı, dava konusu 1 67... parsel sayılı taşınmazın doğu sınırında olan 1 66... parsel sayılı taşınmazla bütün halde tarımsal olarak sürülü olduğu, 1 66... parselin ise 1 67... parsel ile beraber tüm sınırlarının sabit olduğu kanaatine varıldığı, 1956 tarihli hava fotoğrafı için değerlendirmesinde dava konusu taşınmazın tüm sınırlarının 1988 tarihli hava fotoğrafındaki sınırlara ve kullanım durumlarına benzer olduğu, 1 67... parsel sayılı taşınmazın ve komşu 1 66... parsel sayılı taşınmaz arasında herhangi bir yolun olmadığını, dava konusu 1 67... parsel sayılı taşınmazın doğu sınırında olan 1 66... parsel sayılı taşınmazla bütün halde tarımsal olarak sürülü olduğu, 1 66... parselin ise 1 67... parsel ile beraber tüm sınırlarının sabit olduğu kanaatine varıldığı rapor edildiği, mahalli bilirkişi beyanlarında da belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın uzun yıllarıdır asli müdahilin ve evveli murisleri tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, taşınmazın hiçbir dönemde köy orta malı veya mera olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak tarla vasfıyla kullanıldığı, davacının davasından feragat ettiği, gerekçesiyle asli müdahil ...'ın davasının kabulü ile, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkisinde bulunan 1 67... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile asli müdahil ... adına aynı yüzölçüm ve ev ve bahçesi vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekili, dahili davalı ... vekili istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahallinde tekrar keşif icra edilmesi gerektiğini, mahalli bilirkişiler, kadastro tespit bilirkişileri, taraf tanıklarının dinlenilmesi gerektiğini, dayanak tapu kaydının yerinde uygulanması gerektiğini, zilyetlik ve imar ihya hususu detaylıca araştırılması gerektiğini, b. Taşınmazın mera vasfında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, mera ise zilyetlikle kazanılamayacağı hususuna dikkat edilmesi gerektiğini, beyan etmiştir. 2.Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, b. Kendileri yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, c. Zilyetlik ve imar ihyanın ispatı gerektiğini, d. Davacıya ilişkin sulu-kuru tarım arazisi araştırması yapılması gerektiğini, e. Davanın reddedilen kısmı yönünden Hazine ve Belediye Başkanlığı lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanun'una (3402 sayılı Kanun) göre yapılan tesis kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Dahili davalının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8342d1b42677eb04 aaa2f09d58c046b6 ... ...