8. Hukuk Dairesi 2025/1591 E. , 2025/5913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2602 E., 2025/67 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/28 E., 2023/59 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 580 parsel sayılı ve 16.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 33... parsel numarasıyla ve 6.016,97 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2.Davacı vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalıya ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava askı ilan süresi içinde açıldıysa ... Kadastro Mahkemelerinin görevli olduğunu, ilk tesis kadastrosunda o zamanki hesaplama tekniğiyle taşınmazın 6.300,00 metrekare olarak hesaplandığını ancak yanlışlıkla başına 1 konularak 16.300,00 metrekare yazıldığını, yenileme çalışmalarının isabetli olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Harita mühendisi bilirkişileri raporu ile dava konusu alanın tesis kadastrosunun 1973 yılında 766 sayılı Kanuna göre prizmatik, fotogrametrik ve takeometrik ölçü yöntemleri birlikte kullanılarak tespit edilip planimetre ile paftasından alan hesabının yapıldığı, yüz ölçüm hassasiyetinin az olması nedeniyle hatalar içerdiği ve teknik olarak yetersiz kalması nedeniyle uygulama kapsamına alınarak güncelleme yapıldığı, parsellerin ilk tesis kadastrosundaki yüzölçümü ile 22/A sonrası yüzölçümü arasında artış ve azalışların yanılma sınırı dışında kaldığı, dava konusu parsele ait folye paftasından oluşturulan sınırın takeometrik ölçü yöntemi ile oluşturulan sınırlar ile paftasının uyumsuz olduğu, 1958 tarihli hava fotoğrafı incelemesinde dava konusu parselin sınırlarının uygulama ile alınan sınırlar ile birebir uyumlu olduğu, kadastral paftasında çizilen sınırın zeminle hiçbir şekilde uyuşmadığı, davacının keşif esnasında gösterdiği sınırın sabit sınır olduğuna dair herhangi bir emare bulunmadığı, 1965, 19 71... tarihli hava fotoğraflarının incelemesinde; parselin sınırlarının uygulama ile alınan sınırlar ile kuzey ve doğu yönünden uyumlu olduğu, batı ve güney yönünden kullanımın genişlemiş olduğu, 2013 tarihli ortofoto haritasının incelemesinde dava konusu parselin güney ve batı yönünde çam ağaçlarının oluştuğu, bu çam ağaçlarının 1973 yılından sonra çevrede bulunan çam ağaçları vasıtası ile kendiliğinden gelişmiş olduğu, 1963 tarihli memleket haritası üzerinde dava konusu parsel sınırları ile ilgili herhangi bir emarenin bulunmadığı, 1979 tarihli memleket haritası üzerinde dava konusu parselin güney kısmının memleket haritası lejantında orman olarak belirtilen alanda kaldığı, dava konusu parselin paftasında net olarak hatalı tersimat yapıldığının tespit edildiği, bunun nedeninin ise dava konusu parsel sınırlarının paftasına kadastral takeometrik ölçü değerlerine aykırı olarak tersim edilmesinden kaynaklandığı, bu hali ile zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği, tespit edilen dava konusu parselin 22/A çalışması ile güncellenerek düzeltildiği" gerekçesiyle, davanın reddine, çekişmeli eski 580 (yeni 1 33... ) parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosunda olduğu gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının tapuya güven ilkesi ile işlem yaptığını, 2. Davacının zarara uğradığını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL davacı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.