Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1571 E., 2025/5650 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1571 E., 2025/5650 K. (16.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1571
Karar No
2025/5650
Karar Tarihi
16.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/1571 E. , 2025/5650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/49 E., 2024/1474 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/7 50... /301 Karar Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 42... parsel sayılı taşınmaz, susuz tarla vasfında davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kadastro çalışmalarında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 42... parsel no.lu taşınmazın ..., ...ve kendi adına tespit edildiğini ancak ikinci askıda Hazine adına tespit yapıldığını, oysa taşınmazın kendi zilyetliklerinde olduğunu ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin dava konusu parselin mera olduğunu beyan ettikleri, 3 42... sayılı parselin tespit tarihinden geriye dönük 15- 20... yıllık süre içerisinde mevcut olan hava fotoğraflarında ham, bakir vaziyette olup imar ve ihyaya konu edilmediği, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde sayılan şartların yerine gelmediği, her ne kadar ziraat bilirkişi raporu ve yerel bilirkişi beyanlarına göre taşınmaz mera vasfında olsa da dava genel mahkemeden aktarılan ve re'sen araştırmaya tabi malik hanesi boş bir taşınmaza ilişkin olmayıp davacının iddialarının da sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 42... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; davacı tarafından hükme karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebi esastan reddedilmiş; iş bu karar da davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ae32ef140d15ca5f da63f6e584c86592 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2025/1571 E. , 2025/5650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/49 E., 2024/1474 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/7 50... /301 Karar Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 42... parsel sayılı taşınmaz, susuz tarla vasfında davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kadastro çalışmalarında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 42... parsel no.lu taşınmazın ..., ...ve kendi adına tespit edildiğini ancak ikinci askıda Hazine adına tespit yapıldığını, oysa taşınmazın kendi zilyetliklerinde olduğunu ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin dava konusu parselin mera olduğunu beyan ettikleri, 3 42... sayılı parselin tespit tarihinden geriye dönük 15- 20... yıllık süre içerisinde mevcut olan hava fotoğraflarında ham, bakir vaziyette olup imar ve ihyaya konu edilmediği, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde sayılan şartların yerine gelmediği, her ne kadar ziraat bilirkişi raporu ve yerel bilirkişi beyanlarına göre taşınmaz mera vasfında olsa da dava genel mahkemeden aktarılan ve re'sen araştırmaya tabi malik hanesi boş bir taşınmaza ilişkin olmayıp davacının iddialarının da sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 42... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; davacı tarafından hükme karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebi esastan reddedilmiş; iş bu karar da davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ae32ef140d15ca5f da63f6e584c86592 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı