Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/1346 E., 2025/4830 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1346 E., 2025/4830 K. (24.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1346
Karar No
2025/4830
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tazminat, Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/1346 E. , 2025/4830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1137 E., 2024/2199 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/14 E., 2023/163 K. Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7. maddesinden kaynaklı terditli olarak tapu iptali ve tescili olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve üzerindeki 1 katlı bina 11 yıldan beri ... oğlu ...'nın fiili kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 23.11.2016 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince ...'a satılarak tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesi 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, bu bölümün tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... taşınmazda tarafların ortak murisi ...'ın kullanıcı olarak tespit edildiği ve 6831 sayılı kanunun 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkartılan davaya konu ... İlçesi ... mahallesinde bulunan 110 ada 1 parsel nolu taşınmazın bilahare 6292 sayılı kanun gereği ... adına satışına istinaden tescil işleminin yapıldığı, ...'ın ölümünü müteakip davacının taşınmazın 400 m² lik kısmının kendisine satıldığını, bedelinin tahsil edildiğini ve devir işlemi için muvafakat düzenlendiğini, ancak devir işleminin yapılmadığını belirterek 400 m² lik kısım için tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel tahsili talebinde bulunduğu görülmekle birlikte davacı ile muris arasındaki alım satımla ilgili herhangi bir delil sunulmadığı gibi, murise taşınmaz bedelinin ödendiğine dair delil de sunulmadığı delil olarak dayanılarak ... 21. Noterliğinde düzenlenen 10/3/2015 tarihli muvafatnamenin içeriğinde alım satıma dair bir belge olmaksızın taşınmazın 400 m² sinin kendi adına alımı için ...'a muvafakat verildiğinin belirtildiği ancak bilahere muvafakatname doğrultusunda işlem yapılmadığı taşınmazın muris adına kaydedildiği anlaşılmakla salt muvafakatnameye dayalı hak iddiasının kabule şayan olmayacağı ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... tapu kaydına göre, dava konusu 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 23/11/2016 tarihli 6292 sayılı Yasa gereği satış işlemi ile tarafların murisi ... adına tapuya kayıtlı olduğu, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, davacının eldeki davayı 6292 sayılı Yasa uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığına, tarafların murisine ait tapu kaydının idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil, tazmin istemli dava açılamayacağına göre, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın sonuç olarak doğru olduğundan isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın, onama harcı olarak mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5321ae217a70f0ad c76cc772a25dad26

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı