Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2023/6173 E., 2025/4834 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6173 E., 2025/4834 K. (24.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6173
Karar No
2025/4834
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/6173 E. , 2025/4834 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/7 E., 2023/9 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 158 ada 13, 169 ada 1, 170 ada 26 ve 172 ada 21 parsel sayılı sırasıyla 1.094.49, 2.197.83, 3.716,15 ve 395,05 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 3/7 hisse ile iştirak halinde davacılar ... ... mirasçıları ... ve iştirakleri adına, 1/7’şer pay ile ... mirasçılarından ..., ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve müşterekleri dava dilekçelerinde; irsen intikal, satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 158 ada 13, 169 ada 1, 170 ada 26 ve 172 ada 21 parsel sayılı taşınmazlarda davalıların paylarının iptali ile adlarına tescilini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... taraflar arasındaki uyuşmazlığın, çekişmeli taşınmazların müşterek kök muris ...’den mi intikal ettiği, yoksa davacıların murisi ...’nın satın aldığını iddia ettiği üçüncü kişilere ait olup olmadığı noktasında toplanmakta olduğu, ne var ki Mahkemece, uyuşmazlık konusu olan bu hususların yöntemine uygun şekilde araştırılmadığı, çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu konusunda çelişkili ifadeler bulunduğu halde, söz konusu çelişkiler giderilmeksizin ve taşınmazların öncesinin kime ait olduğu konusu belirlenmeksizin hüküm kurulması cihetine gidildiği, bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediği açıklanarak, sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanak kayıtları dosya arasına getirtilmesi, bundan sonra mahallinde mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tümü ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve tanıklara, dava konusu taşınmazların öncesinde kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi hukuki sebebe dayalı olarak kullanıldığı sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, varsa komşu taşınmazların dayanak kayıtları uygulanıp, çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu belirlenmeye çalışılması, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılması; çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılarak açıklanması; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve bilirkişi beyanlarını denetlemeye elverişli krokili rapor alınması ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... Asıl dava yönünden, yargılama aşamasında davacının 30/03/2011 tarihli celsede davadan feragat ettiğinin anlaşıldığı, HMK'nun 307.maddesine göre davadan feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu, aynı Kanun'un 310. maddesine göre feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, yine HMK'nun 311. maddesi hükmüne göre, feragatin kesin bir hükmün sonuçlarını doğuracağı, feragat ile dava son bulacağı, bu sebeplerle asıl davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava dosyasında ise, davacıların 169 ada 1, 170 ada 26 ,171 ada 4, 158 ada13 ,172 ada 21 ,173 ada 15 parsel sayılı taşınmazların babaları olan muris ... ... intikal ettiğinden tespitinin iptali ile tamamı ... mirasçıları adına tapuya tescilini talep etmiş oldukları, mahkemenin 17/10/2014 tarihli önceki kararına karşı davacılar tarafından 169 ada 1, 170 ada 26, 158 ada 13, 172 ada 21 parsel sayılı taşınmazların yönünden temyiz yoluna başvurulduğunun, 173 ada 15 parsel ve 171 ada 4 parsel yönünden ise davacı ve davalı taraflarca temyiz yoluna başvurulmadığının anlaşıldığı, bozma ilamı içeriğinde de temyiz yoluna başvurulan taşınmazlar için inceleme yapılmış olduğu, bu nedenle mahkemenin 17/10/2014 tarihli hükmü ile 173 Ada 15 ve 171 ada 4 parsel sayılı taşınmazların davacıların murisi ... ait olduğu ve bu hususta miras payları oranında davacılar adına tespiti ile tapuya tesciline ilişkin karar verildiği, dava konusu iki parsele ilişkin de temyiz yoluna başvurulmadığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, ancak, davacılar tarafından temyiz yoluna başvurulan 169 ada 1, 170 ada 26, 158 ada 13, 172 ada 21 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan incelemede, keşif mahallinde alınan beyanlardan, tüm dosya kapsamından ve davalı ve davacıların ortak tanığının beyanından taşınmazların evvelinin davalıların babası ve davacıların dedesi olan ... ... intikal ettiğinin anlaşıldığı, davacıların iddialarına ispatlayamadıkları, tüm dosya kapsamından ve keşif mahallinde yapılan incelemede 169 ada 1, 170 ada 26, 158 ada13, 172 ada 21 parsel sayılı taşınmazların evvelinin davacıların murisi ... ait olmadığı , davalıların ortak murisi ...'in olduğu anlaşıldığından bu parseller açısından davanın reddine karar vermek gerektiği ..." gerekçesiyle, dava konusu 169 ada 1 parsel 170 ada 26 parsel 158 ada 13 parsel ve 172 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, 173 ada 15 parsel sayılı taşınmaz ile 171 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında mahkemenin 17.10.2014 tarihli kararı ile taşınmazların tespitinin iptali ile taşınmaz 20 pay kabul edilerek 5 payı ... adına, 3 payı ... adına, 3 payı ... ... adına, 3 payı ... ... adına, 3 payı ... adına, 3 payı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş olup, Mahkememizin iş bu parseller hakkındaki kararına karşı temyiz başvurusunda bulunulmadığından bu parseller yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! adad78a1c129d3bb 648e2dc1efd0f4a4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı