8. Hukuk Dairesi 2025/1306 E. , 2025/5683 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/594 E., 2024/1607 K. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 41. maddesi uyarınca resen yapılan düzeltme işlemi sonucunda, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda 1/3'er hisse olarak ..., ..., ... adına kayıtlı bulunan 1018 parsel sayılı 8.604, 00... yüzölçümündeki taşınmaz, 8.347, 97... yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan 1019 parsel sayılı 2.288, 00... yüzölçümündeki taşınmaz, 2.276, 67... yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan 1020 parsel sayılı 2.291, 00... yüzölçümündeki taşınmaz, 2.417, 42... yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiştir. 2. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; düzeltme işlemi sırasında kendilerine ait ... ilçesi ... köyü 1018 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve sınırının yanlış belirlendiğini, hatanın davalı ... Müdürlüğünün işleminden kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazın yüzölçümü ve sınırının düzeltilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında hatanın 10 19... parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını beyan etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesi vermemiştir, 2. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; Kadastro Müdürlüğü tarafından belirlenen sınırların doğru olduğunu, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli ve 2013/632 Esas, 2015/1190 Karar sayılı önceki kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 31.12.2015 tarihli ve 2013/632 Esas, 2015/1190 Karar sayılı önceki kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.02.2021 tarihli ve 2020/1434 Esas, 2021/1117 Karar sayılı ilamıyla; "... dava konusu taşınmazların tapu maliklerinin tamamının davaya dahil edilmediği açıklanarak, aktif ve pasif taraf teşkili sağlanmaksızın esas hakkında hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun düşmediği ..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; "... tüm dosya kapsamı ve aldırılan 15/05/2024 tarihli teknik bilirkişi raporları doğrultusunda, dava konusu parsellerde, kadastro paftasının üretimi sırasında paftadaki poligon noktasının hatalı çizim yapılmasından kaynaklı ölçü ve tersimat hatasının Kadastro Müdürlüğü tarafından 2013 yılında fark edilerek düzeltme işleminin yapıldığı, 3402 sayılı Kanun' un 41. Maddesi düzeltmesi sonrası sınırların da hem kadastro çalışmaları öncesi, hem de kadastro çalışmaları sonrasındaki 1994 yılına ait hava fotoğrafları ile uyumlu olduğunun tespit edildiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi gereği Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan düzeltme işlemi sırasında davacıların taşınmazının yüzölçümünün eksildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun gözetilmediğini, yapılan düzeltme işleminin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, bu nedenler ve resen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, söz konusu düzeltme işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA, Davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6e63f28ddce84218 28666b70554baed5