Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/4505 E., 2025/5688 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4505 E., 2025/5688 K. (16.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4505
Karar No
2025/5688
Karar Tarihi
16.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4505 E. , 2025/5688 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2182 E., 2024/265 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/184 E., 2019/134 K. Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesinde 3116 sayılı Kanun'a göre 1945 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdit çalışmaları, 5602 sayılı Kanuna göre 1957 yılında yapılarak 1958 yılında kesinleşen tapulama çalışması, 1991 yılında yapılarak kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ve aplikasyon çalışması bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı ... İdaresi vekili; ... ili ... ilçesi ... mevkiinde davalılar ve murisleri adına tapuda kayıtlı eski 20 64... parsel (yeni 6 23... parsel) sayılı taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, öncesi itibariyle ve eylemli durumu itibariyle de orman niteliğine haiz olduğunu, dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı veya diğer yollar ile özel mülkiyete konu oluşturmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek, taşınmazın davalılar ve murisi adına kayıtlı olan tapu kaydının iptal edilerek tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın tapu kaydı üzerinde üçüncü kişiler yada kurumlar lehine şerh bulunması halinde bu şerhlerin tamamen terkinine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın 22.02.1991 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastro çalışmaları sonucunda orman sınırı içinde kaldığı, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili; bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve tespitte yetersiz kaldığını, mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, ayrıca 24.12.1962 tarihli maki tefrik işleminin iptaline ilişkin raporlarda sahanın orman muhafaza karakteri taşıdığı ve orman rejimi dışına çıkarılmaması gerektiğine yönelik tespitlerin dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın Devlet Ormanı niteliğinde olduğu ileri sürerek, kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki orman tahdidinin ilk olarak 1945 yılında yapılmış olduğu, daha sonra 3302 sayılı Kanun'a göre yapılan 2/B çalışmaları ve aplikasyon işlemlerinin 22.2.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, taşınmazın orman niteliğini kaybetmiş olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili; bilirkişi raporunda taşınmazın üzerinde maki bitki örtüsünün bulunduğunun belirtildiğini, ... 2. Asliye Hukuku Mahkemesinin 2010/87 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda taşınmazın üzerinde zirai muhtesat bulunmadığını, orman bitki örtüsü ile kapalı olduğunun belirtildiğini, taşınmazın eylemli durum itibariyle de orman olduğunu, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, 24.12.1962 tarihli maki tefrik işleminin iptaline ilişkin raporlarda sahanın orman muhafaza karakteri taşıdığını, taşınmazın orman rejimi dışına çıkarılmaması gerektiği açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2b712a1d9725ef44 cff6f97b1f9cf645

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı