8. Hukuk Dairesi 2025/1055 E. , 2025/1839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/26 E., 2025/1 K. KARAR : Pasif husumet yokluğundan reddine Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasında İlk Derece Mahkemesince verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında temyize konu Kars ili Merkez ilçesi ... köyü çalışma alanında ve Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1595, 1597, 1598 ve 1600 parsel sayılı 126.000, 48.400, 85.960, 183.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, sırasıyla 171 ada 1, 112, 8 ve 9 parsel numarasıyla tespit edilmiştir. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazların yüzölçümünün eksildiği iddiasına dayanarak Kadastro Müdürlüğü aleyhine dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, davacı ... vekilinin temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.11.2019 tarihli 2019/5155 Esas 2019/7800 Karar sayılı ilamı ile davanın askı ilan süresi içerisinde açılmış olması nedeniyle Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek keşif yapılıp gerektiğinde dava konusu taşınmaz malikleri yöntemince davaya dahil edildikten sonra işin esası hakkında hüküm kurulması gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı uyarınca görevsizlik kararı sonrasında yapılan yargılamada davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... vekilince temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğundan söz edilemez. Şöyle ki; dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olup, bu tür davalarda husumetin, yapılan tespit sonucunda, itiraz edenin taşınmazı aleyhine yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmaz maliklerine yöneltilmesi gerekir. Ancak, uygulama kadastrosu sonucunda lehine sınır değişikliği yapılan veya yüzölçümü artan taşınmaz veya taşınmazların bulunmaması halinde Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilerek de dava açılabilir. Davanın kime yöneltilmesi gerektiğinin açıklığa kavuşturulabilmesi için, öncelikle mahallinde keşif ve uygulama yapılarak davacıya ait taşınmazın yüzölçümünde oluşan azalmaların hangi nedenden kaynaklandığının uzman fen bilirkişi raporuyla yöntemince saptanmalı ve ulaşılacak sonuca göre; davacılara ait taşınmazın yüzölçümünde oluşan eksilmenin hesaplama yönteminden kaynaklandığının anlaşılması halinde, Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilerek davanın açılması yeterli görülmeli, davacıya ait taşınmazın yüzölçümünde oluşan eksilmenin, komşu taşınmazlardan kaynaklandığının belirlenmesi halinde ise, komşu parsel maliklerinin davaya dahil edilmesi için davacıya imkan ve süre verilmeli, bu şekilde davacı tarafça 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124. maddesi uyarınca yöntemince taraf teşkilinin sağlanması halinde, davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği düşünülmelidir. Somut olayda dava, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılmış olup, İlk Derece Mahkemesince keşif yapıldıktan sonra davacının iddia ettiği yüzölçümü azalışının hangi parsellerden kaynaklandığı tespit edilerek davanın niteliği gereği söz konusu komşu parsel malikine/maliklerine yöneltilerek yargılamaya devam edilmesi gerekmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince,davacının komşu parsel numaralarını belirtmesine rağmen sadece kadastro işlemini yapan kuruma yöneltilerek açılmasının makul bir yanılgı olmadığı bu nedenle 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile usulden reddine karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Oysaki, bir davada taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın her aşamasında Mahkemelerce re'sen gözetilmesi gereken dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın usulden reddine dair hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır. Hal böyle olunca; bu husus gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dd4d82fa286ea995 d85e733748bd2b88
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1055 E., 2025/1839 K. (06.03.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1055
- Karar No
- 2025/1839
- Karar Tarihi
- 06.03.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5359 E., 2025/1835 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/266 E., 2025/1856 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/215 E., 2025/1819 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3505 E., 2025/1840 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5198 E., 2025/1828 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7818 E., 2025/1829 K. 06.03.2025