8. Hukuk Dairesi 2023/5198 E. , 2025/1828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1098 E., 2023/654 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/41 E., 2021/57 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının reddine, asli müdahilin talebinin kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının davasının reddine, asli müdahilin talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının maliki olduğu ... ilçesi ... Konağı mevkinde bulunan 3998 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit gördüğünü, taşınmazın kadastro tespit tutanağında da davacının kullanımında olduğunun belirtildiğini, davacının bu taşınmazı 02.03.2015 tarihli tapusuz zilyetlik satış devri ile eski zilyet ......'dan satın aldığını, önceki zilyet .. tarafından Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/337 Esas dosyası üzerinde kazandırıcı zamanaşımına dayalı tescil istemi ile dava ikame edildiğini, fakat davanın dava açılış tarihi itibarıyla 20 yıllık sürenin dolmamasından dolayı reddedildiğini, buna ilişkin yargılamanın yenilenmesi davası açtıklarını, taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki yerlerden olmadığını, taşınmazın hiçbir zaman orman sayılan yerlerden olmadığını beyanla, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında davacı vekili 05.10.2020 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Müdahil ... vekili 14.11.2019 tarihli dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı Banka adına açılan İstanbul 14. İcra Müdürlüğü 2014/35786 Esas sayılı dosyasından talimat ile Kocaeli 4. İcra Dairesi 2014/492 talimat sayılı dosyası ile satışa çıkarıldığını, satış sonunda davalı Banka tarafından alacağa mahsuben alındığını, satışın yapıldığı ihalenin 14.11.2016 tarihinde kesinleştiğini, Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2014/492 talimat dosyasında da bu hususun tasdik edildiğini, ilgili yazı gereği tapusuz taşınmazın malikinin artık davalı banka olduğunu, hatta ilgili taşınmaza yönelik gerçekleştirilen saldırılardan dolayı Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığında 2019/16590 soruşturma numaralı dosya ile suç duyurusunda bulunulduğunu beyan ederek, dava konusu taşınmazın davalı banka adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu 3998 parsel sayılı taşınmazın 1986 yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan alanda kaldığı, taşınmazın malik hanesinin boş bırakıldığı, 2016 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesine göre yapılan yenileme çalışmalarında parsel üzerindeki muhtesatların davacı ...'nin kullanımında olduğu belirtilerek bahçe vasfı ile hazine adına tespit yapıldığı, taşınmaz malik hanesi boş bırakıldığından 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesine göre resen araştırmaya tabi bir dava olduğu, bu nedenle feragatin bu tür davalarda hüküm ve sonuç doğurmamasından dolayı davacının feragatine rağmen davaya devam edildiği, alınan bilirkişi raporlarına göre taşınmazın orman vasfında olan yerlerden olmadığı ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun anlaşıldığı, tanık anlatımlarının taşınmazın en son maliki hakkında herhangi bir kanaat oluşturmadığı, asıl davacının taşınmaza ilişkin talebinden vazgeçmesi ve müdahil banka tarafından dayanılan İstanbul 14. İcra Müdürlüğü 2014/35786 Esas sayılı ve Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2014/492 talimat dosyalarına göre taşınmazın hali hazır malikinin müdahil ... olduğu ..." gerekçesiyle, davacı ...'nin davasının reddine, müdahil ...'nin talebinin kabulü ile dava konusu Kocaeli ili Kartepe ilçesi ... Mahallesi ... Konağı mevkinde bulunan 3998 parsel sayılı taşınmazın müdahil ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... İlk Derece Mahkemesince, somut olayda malik hanesinin boş olduğundan bahisle yanılgılı değerlendirme ile 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca davacının feragati olsa da davalı olması nedeni ile resen araştırma ilkesi gereğince yargılamaya devam ederek asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiş ise de 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca resen araştırma kapsamında bir uyuşmazlığın olmadığı, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları söz konusu olup davanın da yapılan bu çalışmalara itiraz davası olduğundan malik hanesinin davalı olduğundan bahsedilemeyeceği, Mahkemece taşınmaz davalı hale getirilmiş ise de davalı şerhinin geçerliliği bulunmadığı, dosya kapsamından, asli müdahilin önceki zilyedin borçlarına karşılık yürütülen cebri icra ile menkul mal hükmünde olan taşınmazın üzerinde bulunan binalar için haciz talebinde bulunduğu, binaların kıymet takdirinin yapıldığı, satışın gerçekleştirildiği anlaşılmakla birlikte, asli müdahilin, taşınmazın arzı üzerinde nitelendirme olarak, önceki zilyedin bayisi vasfında olmadığı, kaldı ki, asıl dosyada bekletici mesele yapılan yargılamanın yenilenmesi davası ve bu davanın kaynağı olan tapu iptal ve tescil davasında 3402 sayılı Kanun ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddeleri kapsamında kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmadığından açılan davaların reddedilerek kesinleştiği, bu durumda asli müdahil yönünden de gerek nizasız, fasılasız, 20 yıl malik sıfatı ile eklemeli zilyetlikle edinme şartları gerçekleşmediği gibi gerekse banka bayi olmadığından önceki zilyede eklemeli zilyet olarak da kabul edilemeyeceği, zilyetliğin fiili kullanım ve sahiplenme iradesi yönünden, alacaklı Banka adına 3402 sayılı Kanun ve 4721 sayılı Kanun'un 713. maddeleri kapsamında yasal koşulların gerçekleşmediği, ancak taşınmaz üzerinde bulunan binaları asli müdahilin cebri icra ile satın aldığı gözetildiğinde beyanlar hanesine asli müdahilin kullanımında olduğuna dair şerhin yazılması gerektiği, davanın kabulüne dair verilen kararda İlk Derece Mahkemesince, hatalı nitelendirme ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü, ancak yargılamada eksiklik bulunmadığı ve yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı ...'nin davasının reddine, müdahil ...'nin davasının kısmen kabulüne, dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 3998 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "iş bu taşınmazın üzerindeki bir adet bir katlı betonarme ev, bir adet üç katlı betonarme bina ve bir adet bir katlı yığma samanlığın ... Bankası A.Ş.'nin kullanımında olduğu" şerhinin yazılmasına, önceki şerhin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve iş bu karar, asli müdahil vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekili ile asli müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; dava konusu 3998 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yargılama devam ederken, 14.11.2016 tarihinde yapılan ihale yoluyla taşınmazın ... Bankası A.Ş. tarafından satın alındığı iddiasıyla davaya müdahil olduğu anlaşıldığına göre, 3402 sayılı Kanun'un 25/son maddesi uyarınca 18.01.2016 tarihli kadastro tespitinden sonraki iddiaya ilişkin genel mahkemenin görevli olduğu düşünülerek, asli müdahilin talebi yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, müdahil vekilinin talebine ilişkin olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekili ve asli müdahil Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Davalı Hazine vekili ve asli müdahil ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden asli müdahil Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.' ye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5198 E., 2025/1828 K. (06.03.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5198
- Karar No
- 2025/1828
- Karar Tarihi
- 06.03.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/215 E., 2025/1819 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1055 E., 2025/1839 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3505 E., 2025/1840 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7818 E., 2025/1829 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2136 E., 2025/1850 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3108 E., 2025/4449 K. 06.03.2025