Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/3108 E., 2025/4449 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3108 E., 2025/4449 K. (06.03.2025) – 6100 sayılı Kanun

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3108
Karar No
2025/4449
Karar Tarihi
06.03.2025
Konu
6100 sayılı Kanun, 1086 sayılı Kanun

8. Hukuk Dairesi 2024/3108 E. , 2025/4449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/28 E., 2024/6 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibarıyla 27.05.2025 salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davalılar ... ve ... ile davacı ... ve müşterekleri vekili Av. ...'nin katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.06.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu; 102 ada 7, 9, 152 ada 6 ve 166 ada 88 parsel sayılı sırasıyla muhtelif yüzölçümlü taşınmazlardan, 102 ada 7 ve 9 parseller vergi kaydı, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 152 ada 6 parsel vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve 166 ada 88 parsel ise irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 152 ada 1 parsel sayılı 8249.33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal, taksim, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ... ve ..., çekişmeli 102 ada 7, 9, 152 ada 1, 6 ve 166 ada 88 parsel sayılı taşınmazların murisleri ...’ten intikal ettiği iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahil ... aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılar ..., ... ve ... ile müdahil ...' nın davalarının kabulüne, çekişmeli 102 ada 7, 9, 152 ada 1, 6 ve 166 ada 88 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile 48/96 payın ... adına, 12/96’şar payın ..., ... ve ... adına ve 12/96 payın tespit malikleri adına tesciline karar verilmiş; hükmün davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.01.2021 tarihli 2019/4045 Esas, 2021/186 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, çekişmeli taşınmazların muris ...’ten intikal ettiği, sağlığında muris tarafından kullanıldığı ve taksim edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise, de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, gerek davalı asilin ilk celsede alınan beyanı, gerekse mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi anlatımları ile dava konusu taşınmazların evveliyatının muris ...’e ait olduğunun sabit olduğu, nüfus kayıtlarının incelenmesinde, murisin 1986 yılında öldüğü, geriye davacılar ... ve ... ile müdahil ...’nın annesi olan ve 1997 yılında ölen kızı ... ... ve davacı ...’in annesi olan ve murisle hükmen irsi bağı kurulan 2003 yılında ölen kızı ...’ın kaldığı, davalı ... ise, nüfus kayıtlarında murisin 1945 yılında ölen gayri resmi eşi ...’nın, ...’den olma çocuğu olarak görülmekle birlikte, davalı tarafından, gerçek annesinin muris ... olduğu iddiasıyla ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/117 Esas sayılı dosyasında dava açtığı bildirilmiş olmasına rağmen, bu dosyanın sonucunun somut uyuşmazlığı etkileyeceği ve bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 165. maddesi gereğince bekletici mesele yapılması gerektiği düşünülmeden karar verildiği, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmak suretiyle; dava konusu taşınmazları murisin ölümüne kadar murisin kendisinin mi yoksa davalı ...’in mi kullandığı, şayet ... kullanıyorsa bu kullanımının hibe, satış gibi bir hukuki sebebe istinaden kendi adına mı yoksa muris adına mı olduğu, 152 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro tespitinin, 30.12.1983 tarihli senetle ... tarafından ... ...’e yapılan satış, ... ... tarafından da 01.10.1985 tarihli senetle davalı ...’a yapılan satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden 2004 yılında yapıldığı, gerek ... ..., gerekse davalı ...'ın davacıların murisi ...’in terekesine göre 3. kişi durumunda olduğu, beyanlardan dava konusu taşınmazın evveliyatının davacıların murisi ...’e ait olduğu, halen taşınmazın davalının zilyetliğinde bulunduğu, tanık ... ...’in beyanına göre de taşınmazın kendisi tarafından hiç kullanılmadığı anlaşılmakla birlikte, davalının taşınmazdaki zilyetliğinin tam olarak ne zaman başladığı, davalının taşınmaza 1983 yılından itibaren mi, 1985 yılından itibaren mi yoksa daha sonraki bir tarihten itibaren mi zilyet olduğu net olarak anlaşılamdığı, bu haliyle davalı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi" gereğine değinilerek araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava ve temyize konu 102 ada 7 ve 9, 152 ada 1 ve 6, 166 ada 88 numaralı parsellerin tarafların müşterek murisleri ...'ten intikalen geldiği, bu parsel yerlerinin ''... karı'' tarlaları olarak bilindiği ve sağlığında kök muris ... tarafından kullanıldığı, keşif mahallinde dinlenen bilirkişi beyanları nazara alındığında kök muris mirasçıları arasında kök murisin sağlığında ya da ölümünden sonra usulüne uygun bir fili taksimin söz konusu olmadığı, kök muristen intikal eden taşınmazların bazı mirasçılar tarafından kullanıldığı bazı mirasçılara hiç pay verilmediği yine dava konusu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının edinme sebebinde yazılı bilgilerin gerçeği yansıtmadığı, nizalı parsellerin tarafların kök murisine ait olduğu ve tespit maliklerine mirasen intikal ettiği hususunda mahalli bilirkişilerin ittifakla beyanda bulunduğu, muris ...’in nüfus kayıtlarının incelenmesinde, murisin 1986 yılında öldüğü, geriye davacılar ... ve ... ile müdahil ...’nın annesi olan ve 1997 yılında ölen kızı ... ... ve davacı ...’in annesi olan ve murisle hükmen irsi bağı kurulan 2003 yılında ölen kızı ...’ın kaldığı, davalı ... ise, nüfus kayıtlarında murisin 1945 yılında ölen gayri resmi eşi ...’nın, ...’den olma çocuğu olarak görülmekle birlikte, davalı tarafından, gerçek annesinin muris ... olduğu iddiasıyla ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/117 Esas sayılı dosyasında davasının kabulüne dair karar verilmiş olup davalı ... ...'ın muris ... olduğunun kesinleştiği, gerekçesiyle; müdahil ... ile davacılar ... oğlu ..., ... evlatları ... ve ...'in davalarının kabulüne, 102 ada 9, 152 ada 1 ve 6, 166 ada 88 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptaline, muris ...'e ait veraset ilamı ve nüfus kayıtları da dikkate alınarak tamamı 40320 hisse itibariyle ... mirasçıları adına, 102 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 96 pay kabul edilerek 48 payın ..., 12'şer payın ..., ..., ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalılardan ... ve müşterekleri vekili tararından temyiz edilmiştir. 1. 102 ada 9, 152 ada 1 ve 6, 166 ada 88 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazları yönüyle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. 102 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere; muris ...'in 1986 yılında öldüğü, geriye davacılar ... ve ... ile müdahil ...’nın annesi olan ve 1997 yılında ölen kızı ... ... ve davacı ...’in annesi olan ve murisle hükmen irsi bağı kurulan 2003 yılında ölen kızı ...’ın kaldığı, davalı ... ise, nüfus kayıtlarında murisin 1945 yılında ölen gayri resmi eşi ...’nın, ...’den olma çocuğu olarak görülmekle birlikte, davalı tarafından, gerçek annesinin muris ... olduğu iddiasıyla ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/117 Esas sayılı dosyasında davasının kabulüne dair karar verildiği ve davalı ... ...'ın muris ... olduğunun kesinleştiği, böylece (1.) bentte yazılan hükmün onanmasına karar verilen diğer taşınmazlarda olduğu şekilde pay/payda oranlarına göre mirasçıları adına teciline karar verilmesi gerekirken, bozma öncesinde verilen kararda olduğu şekilde davalı ...'ın mirasçı kabul edilmeyerek ancak dava açmayan mirasçının payının davalı ... üzerinde bırakılmak suretiyle hüküm kurulması isabetsiz ve bozma nedeni ise de, hükmün gerekçesine ve diğer taşınmazlar hakkında kurulan hüküm karşısında bu yanlışlığın açık maddi hataya dayandığı ve giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. S O N U Ç: 1.Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, 102 ada 9, 152 ada 1 ve 6, 166 ada 88 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA, 2.Yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle nedenlerle 102 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının (6) numaralı bendinin tamamının hükümden çıkarılmasına, (7) numaralı bendinin ilk satırında yer alan (.... 102 ada 9 numaralı parselin) ibaresinden sonra gelmek üzere "ve 102 ada 7 parselin" ibaresinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. fıkrası gereğince 102 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın iadesine, Vekalet ücretinin verilmesine yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f8e854e38fbadfaf 3ef6ce74c88fe707

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı